0

İstanbul Film Festivali kapsamında izleme şansına eriştiğimiz Alanis; Toronto Film Festivali’nde gösterilmiş bir Anahi Berneri filmi. 5. uzun metraj filmi olan Alanis, kendisinin izlediğim ilk filmi. Bir film üzerinden genelle yapmak doğru olmayacaktır tabii ki ama kendisinin zorlayıcı bir üslubu var. Alanis; estetik durmayan, kirli algısı oluşturan mekanlara karşı sorun yaşayanları izlerken oldukça zorlayacak bir film. Nereden biliyorum? Çünkü bu sıkıntıyı yaşayan benim.

Kısaca konusun değinelim… Alanis, Arjantin’in Buenos Aires şehrinde, bakmakta hükümlü olduğu bebeği ile annesinin evinde yaşamaktadır. Oldukça zorlu bir hayatı olan Alanis, para kazanmakta zorlanan biridir. Evinin kirasını bile ödemekte zorlanan Alanis; parasızlık, evsizlik hatta yataksızlık gibi herhangi bir insanın aklına geldikçe çıldıracağı zorlukları bebeği için hiç sızlanmadan çözmeye çalışıyor. Bunun için gerekirse bedenini bile satıyor. Zaten kendisi bir hayat kadını ve biz de onun hayatının sadece 3 gününe konuk oluyoruz.

Alanis; mekanlarından içindeki karakterlerine kadar oldukça zorlayıcı bir film. Estetik değerlerin yerle bir olduğu, popüler medyanın oluşturduğu mükemmel kadın bedeninin yerle yeksan edildiği, insanın en temel ihtiyacı olan barınma ve hayatta kalma dürtülerinin metropolde nasıl işlediğini anlatan; izlerken şükürler edeceğiniz bir film. Instagram’ın bize verdiği renkli dünya, Alanis’in sokaklarında geçerli değil. Alanis; ne hayatlar var filmlerinin başarılır örneklerinden biri.

Ağırlıklı olarak görsel yolla bize Arjantin’de yaşamın zorluğunu anlatan filmin en vurucu sahneleri Alanis’in polis tarafından sorguya çekildiği, yani uzun uzun konuşulan ilk sekanstır. Maria; geliş hikayesini ve hayatta kalma hikayesini polise anlattığı zaman aslında durumun göründüğünden daha vahim olduğunu anlıyoruz. Ama bu durumu da kabullendiğini; buna göre bir yaşam seçtiğini de görebiliyoruz.

Üzerine uzun uzun konuşulacak bir film değil Alanis. Yaşam bizi bir tarafa itebiliyor ama nerede olacağımızı tercihlerimiz belirliyor. Alanis; kim ve ne olduğunu filmin son dakikasında bize tekrar gösteriyor. Neysem oyum öyle de devam edeceğim diyor. İçinde bulunduğu zorlu yaşama uyum sağlamış, Yunan kökenli bir isim olan “kendine yetebilen” anlamına gelen Alanis adını almış. Arada değişim adımları atsa da içinde olduğu hayattan kopması zordur. Haliyle, final sahnesinde, olduğu hayata devam etme kararı alıyor ve 3 gün uğrayıp zorlandığımız hayatı bir ömür boyu devam ettiriyor.

5

Valerii Ege Deshevykh
Ukrainian Creative Director | Motion Picture Writer | Horror Freak

Dışsal Reddedilme: Mug

Previous article

Karşılıklı Şiddet: Piercing

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.