0

William Wyler çok önemli bir yönetmendi. Kariyerinde yönetmenliğini yaptığı en prodüksiyonlu film, 1959 yapımı Ben-Hur’dur. Lew Wallace’ın kitabından uyarladığı film tam tamına 3 saat 32 dakikaydı ve dönemine göre gerçekten de muhteşem bir filmdi. Yeni Ben-Hur’un orjinal film gibi olmasını kimse beklemiyordu ki yeni film 2 saat 5 dakika. Günümüzde Yüzüklerin Efendisi gibi bir film çekmediğiniz sürece 3 saat aksiyon filmine kimse katlanmaz. Timur Bekmambetov, sırtındaki büyük yükün farkında olarak bu işe girmiş ve bana göre alnının akıyla çıkmış. Orjinal film ile kıyaslama yapmazsanız şayet, Ben-Hur kesinlikle izlenilesi bir film.

Kısaca konusuna değinelim… Judah ve Messala kardeştir fakat Messala üveydir. Hur ailesi olarak mutlu mesut yaşarlarken Messala, üvey olmanın baskısı altında ezilir ve kendini kanıtlamak için evden yıllarca uzaklaşır. Geri döndüğünde ise Judah hala aynı yerdeyken, Messala artık bir Roma komutanıdır. Şehirdeki isyancıları bastırmaya çalışan, sözde adalet getirdiğini söyleyen Romalılar, çıkan kargaşada Judah ve ailesini sürgüne gönderir. Kardeşine kıyan Messala, Judah’ı gemilere kürekçi olarak yollar. Yıllarca kürekçilik yapan Judah, Roma’da git gide namını arttıran kardeşi Messala’dan ne yapıp edip intikamını alacaktır.

Başrollerinde Jack Hudson(Judah) ve Toby Kebbell’ın(Messala) yer aldığı filmde oyunculuklar gayet başarılı. Filmde, Judah’ın yıllar yıla değişimi, harika olmasa da iyi bir şekilde anlatılmış. Filmde bir de Haluk Bilginer var fakat kendisine fazla söz vermemişler, öyle ortada dolanıyor. Dolu dolu Haluk Bilginer yok maalesef. Bir yerden sonra da Morgan Freeman çıkı veriyor. Oyunculukların çok sırıtmadığı filmde, aksiyon sahneleri çok kaliteli bir şekilde çekilmiş. IMAX sinemada izlemenizi önerdiğim filmdeki bazı sahneler gerçekten şapka çıkarmalık. Gemilerin savaşı, Roma ordusunun şehre girişi ve Arena sahneleri kesinlikle izlemeye değer. Roma ordusunun görkemini harika yansıtan yönetmen, Arena sahnesinde de muazzam bir iş çıkarmış.

Senaryonun tek sıkıntılı yanı: Din. Dini yönün ağır bastığı filmde inanılmaz bir tanrı çatışması var. Benim tanrım senin tanrını döver misali diyalogların olduğu filmin sonunda imana gelmek olmasaydı gerçekten mutlu olurdum. Dini yönün ağırlığı yerine intikam hırsına yüklenselerdi daha güçlü bir film olabilirdi. Filmin, sayabileceğim tek gerçekten kötü yanı ise, bitiminde çalan müzik. Film bitmeden salondan çıkarsanız iyi, çıkamazsanız gülmeye hazır olun. Film içinde yer alan onca başarılı, gaza getirici müzikten sonra sonra çalan müzik gerçekten komik olmuş, yakışmamış.

Sözün özü… Ben-Hur, tabii ki orjinal film ile kıyaslanabilecek bir film değil. Fakat haftasonu bir gününüzü ayırıp IMAX sinemaya gidip keyifli vakit geçirebilirsiniz. Özellikle aksiyon sahnelerinde gerçekten eğleneceksiniz, çok başarılı olmuşlar. Yazılarımı okuyorsanız, filmleri 3’e ayırdığımı bilirsiniz. Ben-Hur, kesinlikle bir sinema filmi. Hem de IMAX filmi. Küçük ekranda izlenilecek türden bir film değil, tadı kaçar.

Dipnot: Nazanin Boniadi’yi tüm film boyunca Rachel Weisz sandım, siz sanmayın.

7

Valerii Ege Deshevykh
Ukrainian Creative Director | Motion Picture Writer | Horror Freak

Nefes Aldırmayan Gerilim: Don’t Breathe

Previous article

Pedro Almodóvar Ve Kadınları: Julieta

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.