0

Kaptan Amerika ile başlayan ve iyici iç içe geçen hikayeleri ile Marvel’ın eğlenceli süper kahramanları Galaksinin Koruyucuları’nın yeni macerası ile karşımızda. 2014’te James Gunn’ın yönetmenliğini yaptığı film biraz çocuksu olsa da herkesin gönlünde taht kurmayı başarmıştı. Bunun sebebi Avengers vari içinde birçok kahraman barındırması ve absürdlüğünü uzay boşluğunda barındırdığı binbir gezegenden alması idi. İkinci filmi ile de absürdlüğe tam gaz devam eden film bizi yepyeni gezegenler ve belalar ile tanıştırıyor. İlkine nazaran daha derin hikayesi ve hem eğlenceli hem de dramatik yapısıyla film son zamanlarda izleyebileceğiniz en keyifli çalışmalardan bir tanesi.

İlk filmde tesadüfen birleşip evreni kurtaran grup bu sefer ekip bilincinde hareket ederek kendilerinden istenen görevleri tek tek yerine getiriyorlar. Sovereign’in altın tenli kraliçesinin ricası üzerine bataryaları korumaya gelen ekip bataryaları çalınca bütün Sovereign peşlerine düşer. Onlar kaçarken bir taraftan da yağmacılar peşlerine düşer. Bunca tantana arasında melek gibi çıka gelen Ego, ekibimizi kurtarır fakat ekip aslında hiç tahmin edemeyecekleri daha büyük bir belanın içine çekilmiş olurlar.

İlk film, daha hızlı ilerleyen bir hikayeye sahipti ve karakterlerimize yüzeysel olarak değiniyordu ama ikinci film hepsinin tek tek -biraz da olsa- geçmişine değiniyor. Özellikle ilk Guardians of the Galaxy’de tam olarak bir başrol yokken bu sefer hikaye Chris Pratt ve Kurt Russell etrafında şekilleniyor. Fragmanda çok az gördüğümüz ve gezegen olarak karşımıza çıkacağı söylenen Kurt Russell, resmen filmin odak noktası olmuş. Çok ciddi bir role sahip olan Kurt Russell, Chris Pratt ile filmin başını çekiyor fakat dediğim gibi film bütün karakterlere, onların iç dünyalarına ve karakterler arası çatışmalara tek tek uğruyor.

İlk filme nazaran çok daha eğlenceli olan film bir o kadar da dramatik. Üzücü sahnelerin de bol bol olduğu filmde yer yer kahkaha atmamak elde değil. Son zamanların eğlence bakımından Marvel’ın en başarılı filmlerinden biri diyebiliriz. Keza filmin yönetmenliği ve görselliği ilk filmi ikiye katlamış ve belkide CGI bakımından yapılmış en kaliteli ve renkli filmlerden biri olmuş diyebiliriz. Sonuç itibariyle galaksiler oluşturmak zorunda olan ekip bunu harika bir şekilde yapmış. Ego’nun gezegeni için yapılan CGI şu ana kadar yapılmış en büyük CGI çalışması olarak geçiyor…. Bu görsel şölene 80’leri yerleştirmesi ile de film harika bir çalışmaya dönüşmüş. Sovereign gezegeninin savaş gemilerinin atari salonları ile birleştirilmesi son dönemlerde gördüğüm en zekice şeydi. Keza Michelangelo’nun Adem’i ile Pacman’i karşı karşıya getirebilme absürdlüğü ancak Galaksinin Koruyucu’larında olabilirdi.

Filmde Sovereign’in kraliçesi Ayesha rolü ile karşımıza çıkan Elizabeth Debicki ve yağmacıların lideri olduğunu öğrendiğimiz Sylvester Stallone anlaşılan o ki 3. filmde de yer alacak. Bu gidişle zaten neredeyse tüm Hollywood bir Marvel filminde yer alacak gibi… En başta 3. filmde olmayacağını söyleyen James Gunn ardından 4. filme kadar gideceğini fakat 4. filmde karakterleri değiştireceğini söyledi. Anlıyoruz ki izlemeler devam ettiği sürece galaksiler arası karmaşa da devam edecek.

İlk filmi izlemediyseniz dahi gidebileceğiniz bir film olan Guardians of the Galaxy 2, karakterlerin geçmişine tek tek odaklandığı için yabancılık çekmemenizi sağlıyor. Keza eğlenmek, gülmek istiyorum ve çılgın bir evrenden 2 saat keyif almak istiyorum diyorsanız kesinlikle gitmenizi öneriyorum. Hayatın anlamını aramıyor ve uzaylılarla aranız bozuk değilse, buyrun sinemaya.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Ruhunu Kaybetmiş Bir Seri: Fast 8

Previous article

Yeni İran Tanrıçası: Sevdaliza

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *