0

Wandavision ve The Falcon and the Winter Soldier dizilerinin ne kadar önemli olduğunu belirtmiştim. Phase 4 artık sadece filmlerden değil dizilerden de oluşuyor. Filmler başlamadan önce dizilerle anladığım kadarıyla Doctor Strange in the Multiverse of Madness’ın hazırlıkları yapılıyor. İlk iki dizi, geleceğe dair çok önemli temeller atmasa da Loki, her şeyi baştan aşağı değiştirecek kaosun başlangıcını yaptı. Hem uzun süredir izlemek istediğimiz solo Loki projesine eriştik hem de bu proje ile Phase 4’ün fitilini ateşledik.

Kısaca konusuna değinelim… Avengers ekibi, Thanos’u yenmek için zamanda geriye gidip New York savaşına yani ilk Avengers filmine dönmüşlerdi. Tesseract’i bulma amacıyla gittikleri bu tehlikeli yolculukta Loki’yi ellerinden kaçırmışlardı. Dizi, Loki’nin Tesseract’i kullanarak nereye gittiğini ve orada yaşadıklarını anlatıyor. Kendini zamanı kontrol eden TVA bürokrasisi içerisinde bulan Loki, ileride kendisiyle karşılaşacağı boyutlar arası bir kargaşanın parçası olur.

Loki, ilk iki dizinin aksine Phase 4’ün kaosa doğru giden yollarının taşlarını döşüyor. Aynı zamanda geçmiş Marvel yaşantılarıyla da diğerlerine göre daha içli dışlı olan Loki, kısa da olsa etkileyici bir dizi. Dizinin boyutlar arası hikayesine değinmeden önce konuşmamız gereken ilk şey, Loki’nin duygularına sonunda derinlemesine inebilmiş olmamız. Zamanla yumuşadığını gördüğümüz kurnaz tanrının iyiden iyiye Dark Side’dan koptuğunu ve duygusal bir ponçiğe dönüştüğünü görüyoruz. Hala oyunbaz, yalancı ve çifte oynasa da artık bu “kötü” alışkanlıklarını bırakmaya doğru gidiyor. Hele ki Sylvie ile karşılaşması içindeki tüm iyiliği dışarı çıkarmayı başardı.

Thanos sonrası Marvel’ın yeni kötüsü kim olacak diye bekliyorduk. Loki, final bölümüyle beraber bize geleceğe dair güzel bir önizleme verdi. İlk bölümlerde Loki’nin TVA’in sahte dünyasından kurtulmaya çalışmasını izledik. Fakat bölümler ilerledikçe TVA’in de göründüğü gibi olmadığını ve Marvel evreninin temellerini baştan aşağı sarsacak yeni bir gerçeği öğrendik. Özellikle final bölümüyle Phase 4’de paralel evrenler arası devasa bir savaşa tanık olacağımızı ve bu savaşın ateşini yakanın Sylvie sayesinde Kang the Conqueror olduğunu resmen öğrenmiş olduk. Sıradaki kötümüz, evrenleri ele geçiren bir manyak olacak. Thanos gibi düzen ve gelecek kaygısı taşımayan, her şeyi yok etme gayesindeki ruh hastası bir manyak.

Dizinin 6 bölümünün 6’sı da harika diyemem. Özellikle Loki ve Sylvie’nin gezegenden kurtulmaya çalıştığı bölüm, Loki’nin duygusal tarafını ortaya çıkarttığı için önemli olsa da tempoyu düşüren bir bölümdü. Genel itibariyle dizi, gizemini sonuna kadar koruyan, merak uyandıran ve keyifli bir yapıya sahip. Loki çeşitlemeleri, Slyvie karakteri, TVA’in varlığı, Loki’nin değişken ruh hali, paralel evrenler ve daha fazlasıyla Loki, egzantirik bir yolculuk; kesinlikle izleyenini üzmeyecek bir macera.

Sözün özü… Loki, tahminimce Phase 4 boyunca izleyeceğimiz kaosun fitilini ateşledi. Marvel çizgi romanlarına hakim olmadığım için izlediğim ve okuduğum kadarıyla tahminlerde bulunuyorum. Anladığım kadarıyla izlediğimiz 3 dizinin de, sıradaki filmlerin ve dizilerin de kapısı Doctor Strange in the Multiverse of Madness’a açılıyor. Marvel evreni dediğimiz “evrenin” tam olarak isminin hakkını vereceği devasa bir evrenler arası bir savaşa doğru yol alıyoruz. Loki ve Sylvie de bu savaşın meşale taşıyanları olacaklar gibi.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Aynı zamanda sinema yazarı.

Ruh Ortaklığı: Shaman King

Previous article

An Interrupted Fairy-Tale: The Green Knight

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

More in Televizyon