0

21. yüzyılda özellikle bizim gibi resmi çalışma saatlerine riayet edilmediği ülkelerde insanların kendilerine vakit ayırması çok zor oluyor. Günün 10 saatini çalışarak belirli bir saatini de yolda geçiren insanlar, boş zamanlarını haliyle dinlenmeye ayırıyor. Bunlardan biri de tabii ki benim. Kalan zamanlarımı hobilere ayırmak istesem de bunu becerecek gücü kendimde bazen bulamıyorum. Dünyanın birçok noktasında kitap okuma oranları oldukça yüksek. Fakat bizim ülkemizde maalesef bu rakam oldukça düşük. Sadece istekle de alakalı değil; insanlar, kitap okumak istese dahi belirli sebeplerden ötürü bunu yapamıyorlar. Sıkış tıkış seyahat edilen toplu taşımalar, ev işleri, hafta sonu dahi çalışma gereksinimi maalesef kitaba zaman ayırılacak zamanı lüks kılıyor.

Çalışan kesimin sıkıntıları ortadayken çalışmayan öğrenci kesimin ise durumu görece daha iyi. Türkiye’de okuma oranı yaş arttıkça maalesef azalıyor. Best Seller kitaplar okumayı tercih eden genç yaş, iş dünyasına atıldıktan sonra kendini daha çok kişisel gelişim kitaplarına adıyor ya da hiç okumamayı tercih ediyor. 2019 araştırmasına göre ülkede kitap okuyanların oranı %42. Bu %42 de genelde genç yaştan oluşuyor ve metropolde yaşıyorlar.

Bu oranların en kötüsü ise son okuduğu kitabı hatırlayamayanlara ait. Araştırmaya katılanların %47’si son okuduğu kitabın adını söyleyememiş. Bu rakamları vermemin sebebi, birazdan anlatmaya çalışacağım konuya zemin hazırlamak. Araştırmaya katılanların sadece %2’si E-Kitap okurken, %40’ı kitap dahi satın almıyorken okuma oranını yükseltmemiz maalesef çok ama çok zor. Fakat ben de burada şu soruyu sormak istiyorum: Okuma oranını arttırmak zorunda mıyız? Dinleme oranını arttırsak hatta teşvik etsek ne olur?

Teknoloji ilerledikçe birçok konuda pratik çözümler üretilmeye başlandı. Kitap okumak da bu pratik çözümlerden hakkını alanlardan. Ülkemizde pek yaygın olmasa da sesli kitap yapılan son araştırmalara göre dünya genelinde %1000 artış sağlayarak yavaşça popülerleşmeye başladı. Uzmanlar, sesli kitabı henüz yeni doğmuş bir bebek olarak tanımlasa da azımsanamayacak seviyede bir kitap dinleme oranı söz konusu. Dikkat ederseniz, büyük ihtimal siz de onlardan birisiniz, eve ya da işe doğru giden insanlaın koca bir bölümünün kulaklığı kulağındadır. Hepimiz işe giderken müzik dinlemeyi ve telefonda sosyal medyayı karıştırmayı seviyoruz. Araştırmaya göre zevk alınan aktiviteler arasında %85 ile internette gezinmek bir numaradayken %82 ile müzik ikinci sırada. Ama zamanla yolda müzik dinleme alışkanlığımızın yerini sesli kitap alacak. İlginç bir istatistik daha vereyim: 2020 yılında Amerika’da sesi kitap dinleme oranı %20 artmış, daha da iyisi, sesli kitaba harcanan para, e-Kitap’a harcanan parayı geçmiş. Bu, sesli kitabın, modern ülkelerde ciddiye alınmaya başlandığını hatta en doğru yöntemlerden biri olarak algılanmaya başlandığını gösterir.

Sesli kitap henüz bir bebek. Çoğu insan da sesli kitaba ön yargılı yaklaşıyor. Özellikle kitabın kokusu romantizmi sebebiyle insanlar hardcover dediğimiz kapaklı kitaplara yönelmeyi tercih ediyor. Eline almaz ise kitap okumamış hissedecek çok büyük bir kalabalık var. Fakat ben, özellikle bizim gibi yoğun ve karmaşık toplumlar için romantizimden çok okuma alışkanlığına ya da bir diğer deyişle dinleme alışkanlığına odaklanmamız gerektiğini düşünüyorum. Seçeneğimiz çok fazla olmadığı için, sesli kitaba yönelmek, bunun teşvik edilmesi çok ciddi bir etkileşim alacaktır.

Gelin şimdi size sesli kitapla alakalı bazı rakamlar ve neden sesli kitaba yönelmemiz gerektiğine dair bazı bilgiler vereyim.

Kağıt İsrafının Önüne Geçmek

Öncelikle çoğu okuyucu sesli kitabın, elde okuma ile aynı verime ulaşmayacağını iddia etse de ilginçtir yapılan araştırmaya göre sesli kitap, e-kitap ve hardcover okuma arasında hiçbir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Evet, kitabın elinizde olması not alabilmek üzerini çizmek adına imkan tanıyor. Hele ki Kindle kullanıyorsanız, üzerini çizdiğiniz cümleler yeni bir not içerisine aktarılıyor; not ettiğiniz, üzerini çizdiğiniz tüm cümleleri tek bir dosya içerisinde görebiliyorsunuz. Sesli kitapta böyle bir şansınız yok. Ama zaten yukarıda dediğim gibi not almak, kitap romantizmini köşeye bırakıp sadece okumaya odaklanmamız gerek. Hem böylece kağıt tüketimini de ciddi bir şekilde azaltabilir, doğaya bir katkımız olabilir.

Zamandan Kazanmak

Sesli kitaplar; elde tutulması gerekmeyen telefonunuza sığabilecek yüklemesi oldukça basit kitaplardır. Taşıma derdiniz yok. Okumak için ortam bulmanıza da gerek yok. Kalabalık bir toplu taşımada bile 15 liralık bir kulaklık ile dinleyebilirsiniz. Gününüzün belirli bir kısmını yolda geçiriyorsanız, mesela ben günün 3 saatini yolda geçiren biriyim, sesli kitap bu 3 saatlik süreci doldurmak adına harika bir seçenek oluyor. Sesli kitabı sadece yolda da dinlemek zorunda değilsiniz. Elinizde tutmak zorunda olmadığınız için bulaşık yıkarken, yürüyüş yaparken, spor yaparken de dinleyebilirsiniz. Gece yatağınıza uzandığınızda, bir kuple kitap dinleyerek uykuya dalabilirsiniz. Yine burada zaman kullanımı ile beraber aslında “odaklanma” aralığınızı da genişletmiş oluyorsunuz. Çoğumuz, zamanımızı odaklanma sorunları yüzünden doğru değerlendiremiyoruz. Sesli kitaplar, zamanı doğru kullanmanızı sağlarken aynı zamanda odaklanma sürenizi de genişletebilir.

Kısa ve Öz

Araştırmaya göre sesli kitap özellikle erkeklerde ciddi bir şekilde tercih ediliyormuş. Lakin bu eğrinin özellikle modern ülkelerde daha çok kadınlara kaydığı da yazılıyor. Kitap okumaya vakit bulamayan ya da kitap okumayı değerli görmeyen erkekler kitabı dinlemeyi tercih ediyor. Ve bu tercihler de ağırlık olarak klasikler oluyorlar. Şahsen ben de onlardan biriyim. Her daim kitap okuyan biriydim lakin klasikleri okumak yerine daha çok genel kültür kitaplarını tercih ediyordum. Şimdi sesli kitap sayesinde kendime belirlediğim, 1 sene içerisinde okumayı düşündüğüm 30 kitabın 10 tanesini çok kısa bir sürede okudum; ya da dinledim dersek daha doğru olur. Hayvan Çiftliği gibi kitaplar oldukça kısa kitaplar oldukları için de sadece bir günlük toplu taşıma yolculuğunda bile bitebiliyorlar. Özellikle kısa kitaplar, bir günlük git gellerde bitirilebilir.

Tanıdık Sesler

Yine araştırmaya göre sesli kitapların dinleyicisini hikayenin daha çok içine sokabildiği da ortaya çıkıyor. Seslendiren kişinin anlatımının akıcı olması ya da seslendiren kişinin tanınır biri olması dinleyicinin konuya daha çok bağlanmasını sağlıyor. Bu sebeple de Elisabeth Moss, Benedict Cumberbatch gibi birçok isim kitap seslendirmeye yöneliyor. Sevdiğiniz bir kişinin okuması ile kitap okuma şansına erişmek de tabii ki kitabı daha çok sevmenizi ve odaklanmanızı sağlıyor.

Sesin Etkisi

Sesli kitaplarla alakalı en önemli yanılgılardan biri de, kitapların düz bir şekilde okunup geçtiğidir. Evet, birçok kitap sadece okunuyor olsa da artık sesli kitaplara estetik ve kurgusal olarak çok daha fazla önem veriliyor. Birçok önemli ses sanatçısı, kitapları seslendirip, karakterden karaktere farklı ses tonlamaları kullanarak karakterlere renk katıyor. Size ekte bıraktığım Lord of the Rings’in sesli kitabı, çok ciddi bir stüdyo çalışması ile kaydedilmiş bir kitaptır. Kitaptaki her karakteri farklı biri seslendirirken aynı zamanda hikaye anlık sahnelere göre müzikler ile destekleniyor, ses efektleri sayesinde de okunan anın birebir yaşanması sağlanıyor. Normalde, elinizdeki kitabı okuduğunuzda bütün tasarım sizin hayal gücünüze kalıyor. Karakterlerin boyundan sesine, bulundukları konuma kadar her şey sizin hayal etmenize bağlı. Fakat sesli kitap, tasarımı masada yaparak sizi hazır bir dünyaya sokuyor ve sizi sadece yaşamaya davet ediyor. Hayal etmek zorunda kalmadan, bir film gibi, kitabı resmen yaşayabiliyorsunuz.

Dil Öğrenmek

Sesli kitapları tercih etmeniz için daha birçok sebep mevcut. Onlardan biri de, dil öğreniyorsanız size oldukça yararlı olacağı gerçeğidir. Eğer ki yabancı bir dil öğreniyorsanız, sesli kitaplar, dinleme yeteneklerinizi, özellikle de bana göre en önemlisi olan telafuz sorununuza çözüm olacaktır. Ha keza kitabı dinlediğiniz için de eleştirel düşünme yetenekleriniz de gelişecektir. Sadece dinlediğinizi anlamakla kalmayacak aynı zamanda ölçüp tartabilme ve bir mantığa oturtabilme şansını da yakalayacaksınız. Zaten dil öğrenen birinin yapması gereken en önemli şeylerden biri, en başta karşısındaki insanı anlayabilmesidir. Anlayamadığınız sürece cevap veremezsiniz çünkü.

Son Not…

Sesli kitaplar, birçok ülkede yaygınlaşmaya başladı. Sesli kitaplar yaygınlaştıkça da sesli kitaplara odaklanan siteler çoğalmaya başladı. Ülkemizde, Storytel sesli kitap tercih edenler için ilk öncelik. Maalesef kütüphanesi çok geniş olmasa da birçok klasiğin var olması, hem de birbirinden güzel insanın seslendirmesiyle yer alıyor olması Storytel’i bence başarılı kılar. İngilizce kitap dinlemek isteyenler için de Audible adlı programı gönül rahatlığıyla önerebilirim. Tabii ki Türkiye’den katılacaklar için dolar bazlı olmasından mütevellit biraz pahalı kaçabilir. Lakin kütüphanesi ve seslendirme kalitesi, parasına değiyor.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Klondike – Film Review

Previous article

Kararsızlıklarla Yaşamak: The Worst Person in the World

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.

More in Edebiyat