0

28 temmuz 2017’de Ozark’ın ilk sezonu için yayınladığım eleştirimde diziyi övebildiğim kadar övmüş ama sonuna da devamı gelir mi bilmiyorum yazmıştım. Mini dizi olarak başlayan Ozark, ne mutlu ki istenilen ilgiyi gördü ve 4 sezonluk koca bir maceraya dönüştü. Bu süreçte de her sezon üzerine katarak ilerledi, ağır ilerleyen bir hayatta kalma mücadelesinden her dakikası aksiyon dolu bir Suç 101 dizisine dönüştü. Ölen, diziye yeni katılan, hayatta kalan, kendini geliştiren ve gözümüzün önünde büyüyen karakterleri ile Ozark, dört sezonunu da dolu dolu geçirdi. Finaline üzüldüğümü söylemem. Bu maceranın bir yerde bitmesi lazımdı. 4 sezona iyi bile yaydıklarını söylemem gerek.

Dördüncü sezon, git gide çarpıklaşmış bir hikayenin tezahürüydü. Marty, ilk sezonda kartele 8 milyon dolar aklama sözü vererek ailesini de yanına alıp Ozark’a taşınmıştı. Ölmüş arkadaşının redneck cenneti olarak adlandırdığı Ozark’a giderken sorun yaşayacağını hiç düşünmemişti. Ama Ozark da hiç masum bir yer değilmiş. Marty’nin tek yapması gereken para aklamakken kendini bir anda uyuşturucu ticaretinin içinde bulmuştu. Ve aslında sözünü de tutabilecekken, Snell ailesi yüzünden kendini hiç çıkamayacağı bir bataklıkta buldu. Çarpıklaşma da buradan itibaren başladı. Kendisini ve ailesini kurtarmak için nereye adım atarsa atsın yeni bir sorun doğuyordu; bir sorunu çözerken öbür sorunlar patlak veriyordu.

Yine Ozark, sadece Marty üzerinden ilerleyen bir dizi olarak başlamıştı. Lakin hikayeye Wendy’nin de dahil olması ile dizi ciddi bir ivme kazandı. İlk sezon kağnı gibi yavaş ama öz ilerleyen dizi ikinci sezonda resmen Ferrari gibi hızlandı, para aklama hikayesinden çıkıp “suç nasıl işlenir” temalı bir diziye dönüştü. Şakası bir yana, bir gün para aklama ya da şantaj yapma ihtiyacı duyarsanız 4 sezon Ozark izlemeniz yeterli. Dizide, her türlü suça dair ders niteliğinde sahneler, detaylar var. Bu ivme artışı da tamamen Wendy ile başlıyor. Onun ortaya çıkan uslanmaz hırsı, Marty’yi de peşinden sürüklüyor, Snell’lerin batırdığı kartel sorunu da işin içine girince, problemler dağ gibi büyüyordu.

İkinci sezon hikayeye katılan tek kişi Wendy değil. İkinci bir hırslı kadın karakter olan Ruth Langmore’un da hikayeye iyice oturtulmasıyla dizi her saniyesinde bir heyecan tufanına dönüştü. Julia Garner’ın canlandırdığı Ruth, Jason Bateman sonrası bu dizideki en enfes karakter diyebiliriz. O da Ozark’ın cahil kalabalığından sadece biri olsa da durduğu yerleri doğru seçmesi ve Byrde ailesi olan iletişimi sayesinde dört sezon boyunca hayatta kalmayı başardı. Lakin ne zaman Byrde ailesinden uzaklaşmayı tercih etti, sonunu hazırlamış oldu. Dizinin en can sıkıcı noktalarından biri de, tabii ki biz seyirciler için, Byrde ailesi dışında hiçbir karakterin sonuçları hesaplayamıyor olması. Cahillikten aldıkları cesaret ile attıkları adımları Byrde ailesi toparlamaya çalışmasa, çoğu ikinci sezonun sonunu bile göremezdi. Ekran başında bizlerin bu gibi cahil, dediğim dedik insanların aldıkları yanlış kararları izlemek de çıldırmak için birebir.

Ozark’ın yaptığı en doğru şeylerden biri de her sezon dahil ettikleri karakterlerin kalıcı olabilmesi oldu. Ben Davis, Roy Petty, Helen Pierce, Omar Navarro, Javi Elizonndro ve daha birçok karakter ekleyen dizi, tek bir karakterinde bile sorun yaşamadı. Tek bir karakterin bile gereksiz olmadığı dizide amaçsız bir popülizm de olmamasından ötürü dizi, dört sezon boyunca hikayesinde hiç sarkma yaşamadan finale kadar geldi. Finali ne kadar beğenmesem de aslında oldukça mantıklı bittiğini söylemem gerek. Hatta biraz ironik bulduğumu da söylemem gerek. Temize çıkmak için koca bir sezon boyunca mücadele veren ailenin kurtuluşu herkesin ölmesi ile oldu.

Sözün özü… Ozark, benim için bir “keşif” dizisi idi. İzler izlemez üzerine yazmış, övgülerimle paylaşmıştım. İkinci sezon için de pek ümitli değildim. Lakin, iyi ki, beklediğim gibi olmadı ve dizi 5 sene boyunca hayatımızın bir parçası olarak kaldı. Netflix’in yukarıda da bahsettiğim gibi, popülizm karıştırmadığı nadir işlerden biri olan Ozark, şahsıma soracak olursanız kataloğundaki en iyi 10 projeden biridir. Özellikle ikinci sezonla beraber kazandığı ivme, Marty’nin yanına eklenen –sevin ya da sevmeyin- Wendy ve Ruth karakteri sayesinde oldu. Ekranların en şirret kadınlarından birine dönüşen Wendy, cahilliğine rağmen boyundan büyük işlere kalkışan Ruth ve soğukkanlılığın kitabını yazan Marty ile Ozark, 31 yıllık hayatımda izlediğim en özel şovlardan biri oldu. Yapımda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Valerii Ege Deshevykh
Ukrainian Creative Director | Motion Picture Writer | Horror Freak

The Northman – Film Review

Previous article

Uzaklarda Bir Ukraynalı: Olga

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.

More in Televizyon