0

Not: Bu yazı, filmi izleyen kişilere ithafen yazılmıştır. Filmi izlemeyenler de bittabii yazıyı okuyup, filmi izleyip izlememe kararında kullanabilirler. Fakat yazı, çok açık olmasa da ufak tefek spoiler bilgiler içeriyor olabilir, olmayabilir de.

Quentin Tarantino’nun ilk uzun metrajı olan Reservoir Dogs, birçok sinemacı için ilham kaynağıdır. Yönetmenin sinema dilininin yenilikçi yaklaşımı ve yönetmenin teknik anlamda hiçbir şey bilmeden böylesine özel bir film çekebilme başarısı, benim gibi binlerce kişiye ilham kaynağı oldu. Böylesine özel bir filmden yola çıkarak, referans alarak, hatta isminin benzer bir halini kullanarak yapılmış olan bir projenin ilgi çekmemesi mümkün değildi. En azından benim gibi Tarantino hayranı birini yakalamayı başardı. Gel gelelim, oluşturulan hava ile izlediğimiz şey aynı değil. Bir beklenti içerisinde izlediğim dizinin sonunda kendime “ne alaka” sorusunu sorarken buldum.

Kısaca konusuna değinelim… Oklahoma’nın sessiz kasabalarında bir grup genç, California’ya kaçabilmek için para toplamaktadır. Parayı kazanabilmek için de legal-illegal her şeyi kovalamaktadırlar. Öyle ya da böyle artık yaşamaktan bunaldıkları kasabadan kurtulmalılardır. Gelecekte onları neyin beklediğini bilmeseler de, tek bildikleri şey California’ya gitmektir.

Reservation Dogs; son yıllarda artan ümitsiz ve heyecansız gençlik dizilerinden sadece biri. Sadece bu sefer hikaye Amerika’nın kalabalık şehirlerinde değil, Oklahoma’nın “suburb” olarak adlandırdığımız semtlerinde geçiyor. Şık giyinip, sosyal medyada mücadele veren gençler de barındırmıyor. Ağırlıklı olarak native denilen Amerikanların başrolünde olduğu dizi, günlerini sokakta, yaramazlık yaparak geçiren aylak ruhların hikayesi. Ne yapmak ya da ne olmak istediğine dair hiçbir fikri olmayan bu gençler, 8 bölümlük süreçte geleceklerine dair kararları alıyorlar.

Referansın Tarantino olmasından ötürü tabii ki beklentim farklıydı. Fakat ne hikayenin ne de karakterlerin, Tarantino evreni ile herhangi bir benzerliği yok. Kullanılan dil için belki benzerlik taşıyor diyebiliriz fakat bu da tabii ki yeterli değil. Hikaye bakımından bir benzerlik beklesem de bu konuda da hayal kırıklığına uğradım. Zaten birkaç bölümden sonra da diziyi Tarantino’dan soyutlayıp, sanki hiç bir alakaları yokmuş gibi izlemeye çalıştım. Sonucunda da biraz da olsa keyif almayı başardım.

Amerika’nın kalabalık bölgelerinde gününü gün eden gençler varken bir tarafta da sıkıcı kasabalarında ne yapacağını bilmeyen gençler de var. Yaşadığım ülke sebepli ne kadar bu gençlerle bağdaş kuramasam da anlamaya çalışıyorum. Gençlerin ne yapacağını bilmemesi, savrulması da güzel bir konu. Karakterlerimizin hepsi, pek de parlak olmayan geçmişlere sahipler ve geleceklerinin de çok parlak olduğunu iddia edemeyiz. Şayet, sıkıcı kasabalarında kalırlarsa belirli mesleklerde hayat boyu çalışıp günlerini gün edecekler. Buna artı olarak aileleriyle beraber de yaşlanacaklar. Dediğim gibi, yaşadığım ülkede genç olmak tam bir zulm iken Amerika’da genç olan birinin umutsuz ve geleceği iüpheli olması bana biraz garip geliyor. Bu gençlerin böylesine kayıp olması ve daha ne aradığını dahi bilmemesi bana ilginç geliyor.

Dizinin, Tarantino dilini kullanmaya çalışması ve karmaşasını da Tarantino filmlerinden referans almaya çalışması ne kadar hoş olursa olsun, hikayeyi ölü arkadaş/kardeş üzerinden ilerletmesi maalesef izlenirliği düşürüyor ve bir yerden sonra da sıkıcı yapıyor. Diziye eklenen mistik detaylar, sürekli eskiye dönüşler, amacın değişmesi gibi tercihler maalesef dizinin benim gözümde tutmamasının ana sebepleri. Hikayenin karma karışık olması, neyi ne için izlediğimizi bilmememiz gibi bir sürü sorun var. Karakterlerin komik olması ve dilin güldüren yönü harici diziden keyif almak için benim gibi oldukça optimist bir insan olmanız gerek.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Yaparsan Suçlusun… Yapmazsan da: BAC Nord

Previous article

Stephen King, Jeepers Creepers’ı Yazsaydı: Midnight Mass

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

More in Televizyon