0

Sosyal medyanın yükselişi ve photoshop/kurgu denen görsel manüpilasyon programlarının çoğalması ile efsane olarak nitelendirilen “şeyler” iyice hayatımızın bir parçası oldu. Slender Man bizim bir kültürümüz olmasa da Amerika’da epey bir tanınan, bilinen ve birçok insanın gerçekten de korktuğu bir figür. Montaj yapmayı bilen herkesin korku videosu yapıp Youtube’a koyduğu, photoshop yapmayı bilen herkesin görsel manüpilasyon yaptığı şu devirde iyi bir titizlikle yepyeni canavarları günümüz literatürüne sokabilirsiniz. Slender Man de bu görsel kurgulamanın en sevilen örneklerinden biri. Fakat Slender Man’i diğerlerinden ayıran ana özellik, gerçekten inananlarının olup bunun dava konusu dahi olması. Belgeselini izlemenizi önerebilirim.

Hal böyle olunca iyi bir Slender Man filmi çekmek, başarılı bir gişe stratejisi olurdu. Ama dikkat edin ne dedim: İyi bir film. Efsaneleşmiş, herkesin kanıksadığı şeyleri insanların önüne ucuz ve basit bir şekilde sunarsanız başarı elde etmeni mümkün değil. Seyirci, Youtube’da izlediğini sinemadakinden daha korkunç buluyorsa burada bir başarısızlık vardır. 2018 model Slender Man filmi de tam olarak böyle bir gaflet içinde. Korkutmak için yapılmış ama hiç korkutamayan bir korku filmi.

Yeni scream queen Joey King, geleceğin yıldızlarından Annalise Basso gibi isimleri oyuncu kadrosunda bulunduran ve Ramin Djawadi gibi üst düzey bir müzisyeni filmin kadrosuna alan Slender Man, maalesef herkesin emeklerini boşa harcamış. Slender Man efsanesinin efsaneliğini hiçe sayan, senaryo olarak zayıf, görsel dizayn olarak başarısızı bir film izliyoruz. Senaryo konusu burada ağır basıyor; senaryo kötü değil. Senaryo yok. Korku filminde korku sahnelerinin bu kadar az olması, hele ki böylesine önemli bir tercihte bu kadar az ve başarısız olması seyirciyi üzecektir ki IMDB puanına bakarsanız 3 olduğunu görürsünüz.

Yönetmen Sylvain White’ın kişisel şovunu yaptığı ama bunu biraz boşa yaptığı film, klişeleriyle de can sıkıyor. Halbuki senaryosunu David Birke gibi bir adamın yazdığı filmin böylesine kötü olması gerçekten şaşırtıcı. Daha da kötüsü, filmde, Slender Man hakkında sürekli “he” yani erkek şahıs olarak bahsedilmesi de filmin bütün gerilimini mahvetmiş. Suratı belli olmayan bir figür için sırf takım elbise giyiyor diye erkek olarak bahsedilmesi çok yanlış bir tercih. Bu gibi filmlerde belirsiz olmasından ötürü “it” yani “şey” kullanılması gerilim adına ve Slender Man adına en iyisi olurdu.

Çok fazla uzatmadan… Korku kültürünün en soru işareti olan karakterlerinden biri olan Slender Man, iyi bir işlenişle korku klasiği haline gelebilirdi. Bunu değil yakalamak, ucundan kaçırmak için bile bir şey yapmamışlar. Fragmandan etkilenerek “olacak galiba” dediğim sahnelerin de hiçbiri filmde yoktu. Yönetmenin Stomp the Yard filmini ne kadar sevsem de buradaki başarısızlık maalesef Sylvain White’ın. En güzel örneği Conjuring serisinden verebiliriz: James Wan kamera başına oturunca harika yorumlar alan filmler, onun evreninden bir filme başkası üstlenince maalesef güzel tepkiler alamıyor. Slender Man ya da onun gibi bütün kültür figürleri, bana göre, iyi yönetmenler tarafından çekilmeli. Yoksa hepsi, bu film gibi harcanacaktır.

3

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Ne Hayatlar Var: 3 Faces

Previous article

Hangi Taraftasın: Bad Times at El Royale

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *