0

Bir Spider-Man filminden daha güzel olan bir şey var ise, o da muhtemelen aynı film içinde bulunan Spider-Man sayısının bir elin parmaklarından daha fazla olmasıdır.

14 aralık cuma günü vizyona girecek olan Spider-Man: Into the Spider-Verse filmi, seyircisini her manada fazlasıyla tatmin etmeyi başarıyor. Hatta, film sonunda yaşınız fark etmeksizin çocuklar gibi şen bir şekilde salondan ayrılmanızı garanti bile edebilirim.

Senaristlik ve yapımcılık görevlerini The Lego Movie ve 21 Jump Street filmlerinden tanıdığımız Phil Lord ve Christopher Miller’ın üstlediği film; yakın çevresinden yaşadığı tipik baskılar ve ergenliğin getirisi olan garip davranışlar gibi bir takım problemlerle kafası meşgul olan Brooklyn’li genç Miles Morales’in, bir anda kendisini başka paralel evrenlerden gelen Spider-Person’lar ile birlikte kendi evrenini yok olmaktan kurtarmak gibi büyük bir görev ile karşı karşıya kalmasını konu ediniyor.

Bence film, içinde bulundurduğu kusursuz bütünlüğünü 117 dakika boyunca bir an bile izleyicisi ile arasında oluşturduğu bağı koparmadan korumayı başarmış durumda. Ve bu başarıya ulaşırken geçtiği süzgeç ise, son 16 yılda çıkan 7. Spider-Man filmi olmasına rağmen, barındırdığı performans dolayısı ile insanı dinç ve ışıl ışıl hissettiriyor. Sahip olduğu espriler, görsel efektler ve ilmik ilmik işlenen senaryosu ile mükemmel bir işçilik göstergesi olarak adeta seyircinin zihnine kazınıyor diyebilirim.

İçerdiği detaylar ve hissettirdiği duygular filmle izleyicisi arasında köprü görevi görüyor. Ve inanın bu köprü klasik tabirle yediden yetmişe herkese hitap ediyor. Tam içinizden “Artık başka bir Spider-Man yapımı kaldıracak mecalim kalmadı,” dediğiniz anda, resmen yüreğinize umut saçan bir filmin ortaya konulduğunu fark ediyorsunuz. Spider-Man’den nefret etmiyorsanız  veya süper kahraman filmlerine ekstra bir kin beslemiyorsanız bu filmin tam seyir zevkinize uygun olduğunu söyleyebilirim.

Eğer filmi tek bir kelime ile özetleseydim, muhtemelen bu kelime “benzersiz” olurdu. Buna ek olarak son zamanlarda izlediğim en iyi süper kahraman konulu film olduğuna da değinmeden geçemeyeceğim. Böyle dememin sebebi, film bittiğinde, Spider-Man olma ideolojisi ve süper kahraman olmanın getirdiği sorumluluklar gibi konuların, özverili bir çalışma ile buluşması sonucu ortaya çok kaliteli bir projenin çıkmasına tanıklık etmiş olduğumdan kaynaklanıyor.

Hafta sonu eğlenceli bir filme gitmek isteyenler için şiddetle tavsiye edebileceğim filmin sonunda bir adet de post-credits sahnesi mevcut. Vaktinizi ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim!

9

Siyahın Her Tonu: The Girl in the Spider’s Web

Previous article

Büyük Açlık Çeken Ruhlar: Burning

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.