0

Marvel ile başlayan ve DC ile devam son 20 yıllık süper kahraman furyası, başlarda karakterlerin özel hayatlarına önem verse de özellikle Iron Man sonrası karakterlerin duyguları iyice geri plana atıldı ve sadece aksiyona odaklanıldı. Phase 4’ün ilk filmi olan Black Widow ile beraber belki ufak bir değişiklik yapmış olsalar da genel itibariyle süper kahraman filmler iyilerin kötülerle dövüşmesinden ibaret. Halbu ki hepimiz Captain America’nın Peggy’ye verdiği dans sözünü görmek istemiştik. Hepimiz Tobby’nin Spider-Man’in de günlük hayatındaki çalkantılarını önemsemiştik. Çünkü ne kadar süper güçlü olsalar da hepsinin duyguları ve ihtirasları olduğunu biliyoruz. Bunları da görmek, izlemek istemiştik. Superman and Lois, işte bu arayışı sonunda bize veren, evrenin en güçlü karakterinin bir baba ve mesaili çalışan olarak neler yaşadığını gösteren örnek bir dizi.

Kısaca konusuna değineyim… Her defasında süper kötüler ile dövüştüğünü gördüğümüz Superman yani Clark Kent’i bu sefer bir baba olarak görüyoruz. Lois ve 2 oğlu ile beraber Smallville’e geri dönen Clark Kent, bir taraftan dünyadaki sorunlarla Superman olarak uğraşırken bir taraftan da oğullarına baba, Lois’e de iyi bir eş olmaya çalışmaktadır. Fakat hangisinde daha çok zorlandığını soracak olursanız: Kesinlikle aile babası olmakta.

Henry Cavill’in canlandırdığı Superman’a tam anlamıyla alışmış olsak da Tyler Hoechlin’in de kostümü iyi taşıdığını söylememiz gerek. Henry Cavill’e göre daha az yakışıklı olduğunu açıkça söyleyebileceğimiz Tyler Hoechlin, çok daha aramızdan biri. Hatta Clark Kent’e bence en yakışan kişi olmuş da diyebiliriz. Lois’i canlandıran Bitsie Tulloch’un da hırslı gazeteci profiline Amy Adams’dan çok daha uygun olduğunu söylemek gerek. En kaba şekilde yazacak olursam, filmleri ile karşılaştırdığımızda dizinin oyuncuları, kurmaca dünyanın karakterlerine çok daha uygunlar.

Süper kahraman filmleri hakkında yazarken Watchmen’dan sıklıkla bahsederim. Çünkü herhangi bir süper kahraman filminde başarılı olduğunu kabul ettiğimiz her şeyi Watchmen zaten vaktinde yapmıştı. Watchmen, karakterlerin duygularına derinlemesine girerek özünde hepsinin insan olduğunu göstermişti. Superman and Lois de bunu olabilecek en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Gündüzleri taytı ile kötülerle dövüşen Clark Kent’in akşamları gittiği bir yer olsa gerek değil mi? Bir ev ya da aile. Dizi bize asla görme imkanına erişemediğimiz Superman’in süper olmadığı zaman nasıl biri olduğunu harika bir şekilde gösteriyor.

Tabii ki dizi birçok aksiyon sahnesi içeriyor. Tabii ki hikaye yine bir süper kötüye bağlanıyor ve Superman bu kötüyü durdurmaya çalışıyor. Fakat bu kısımları benim çok fazla ilgimi çekmedi. Sonuç itibariyle Superman günün sonunda bir şekilde kazanacak. Finalde ne olacağını biliyoruz. Fakat Superman’in bir baba ve eş olarak nasıl biri olduğunu bilmiyoruz. İşte bu bölümleri izlemek oldukça ilgi çekiciydi. Clark Kent’in ilk defa nasıl bir karakter olduğunu, günlük hayatında neler yaptığını, ailesini ve geçmişini görüyoruz. En kısa özetle, Superman’i ilk defa başında super olmadan, bir insan olarak izliyoruz. Bu, benim için oldukça değerliydi.

Diziyi izlerken bir ara şunu düşündüm: Bir Superman filmi ya da dizisi yapılsa ama içine hiç super villian eklenmese, Superman günlük görevlerini yaparken baba ve mesaili çalışan olmaya çalışsa sanırım çok daha etkileyici olabilirdi; hatta biraz da devrim niteliğinde olurdu. Kreşendosu olmayan, bi süper kahramanın duygularına odaklandığımız, alışveriş listesini nasıl yazdığını, oğluna hangi öğütleri verdiğini, 9-5 çalışmaktan zevk alıp almadığını gördüğümüz bir proje. Gezegenleri ittirebilen bir adamın oğlundan trip yemesi ve sorunu çözememesi kesinlikle izlemeye değer bir proje. Bu sebeple yukarıda söylediğimi yineliyorum: Superman and Lois oldukça değerli bir yapım.

Sözün özü… Superman and Lois, yılllardır merak ettiğim süper kahramanın özel hayatı projesinin hayata geçtiği başarılı bir örnek. Evrenin en ölümcül varlıklarıyla göğüs göğüse mücadele eden kahramanların, dövüşmedikleri zaman ne yaptıklarını hep merak etmiştim. Dizi, Clark Kent üzerinden bu soruma güzel bir cevap verdi. Çünkü ne kadar süper olsanız da hayattaki sorunları yumruklar ile ya da lazer gözlerle çözemiyorsunuz. O zaman da kostümü köşeye bırakır, sorunları karakterinizle çözmeye çalışırsınız. Dizi boyunca Clark Kent’i yakından tanırken Lois Lane’i de ilk defa “gerçekten” bir gazeteci olarak görme fırsatına erişiyoruz. Bu sefer karşımıza Superman’in “tehlikeye düşecek sevgilisi” olarak değil; bir gazeteci, bir anne, bir birey olarak karşımıza çıkıyor.

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Aynı zamanda sinema yazarı.

80 Model Korku Görünümlü Aksiyon: Malignant

Previous article

Trajik Görsel Karmaşa: Annette

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

More in Televizyon