0

Bazı seriler çok uzadığı zaman sarpa sarabiliyor. Çok nadir film serileri uzamasına rağmen tadını korumayı başardı. Mesela Testere serisinin ilk 7 filmi gerçekten iyiydi ki, 7 filmlik bir seri yapıp bozmamak büyük başarıdır. Eğer ki seri uzuyor ve bozmaya devam ediyorsa, dur demek gerekir. Fakat yapımcılar da bizi iyi tanıyor. Bir filmin 4-5 filmini izledikten sonra oturur altıncısını da izleriz. O kadar izlemişiz, yenisini de izlemeden duramayız. Hele ki Wrong Turn gibi niş bir kitlesi olan filmlerin seyircileri en sadık olanlarıdır. Gel gelelim ne kadar niş olursanız olun, gereksiz uzamış seriler artık rahatsız eder. Wrong Turn de onlardan biri maalesef. Hatta şöyle ilginç bir şey var: İzlediğimiz filmin Wrong Turn olduğuna emin miyiz?

Kısaca konusuna değinelim… Diğer filmlerle bir bağlantısının olmadığı iddia edilen bu Wrong Turn, ormanda kaybolan gençlerin bir kabile tarafından kaçırılmasını ve ardından bu kabilenin parçasına dönüşmesini anlatıyor. Kaçırılan gençler kabileden kurtulmak isteseler de teşebbüsün bile ölümle sonuçlanacağını biliyorlar. Onlar da en doğru zamanı beklemeye başlarlar.

Öncelikle sorumuza yanıt verelim: Hayır, bu Wrong Turn değil. Olamaz. Wrong Turn serisi, Amerika’nın uçsuz bucaksız ormanlarınde ve bitmek bilmeyen otobanlarında kaybolan insanların şekilsiz suratlara sahip insanlar tarafından öldürülmesini anlatır. Hill Billy dediğimiz bu acımasız yaratıklar, geçimlerini yolda kalan insanları öldürerek sağlıyorlar. Onları yakalıyor, pişiriyor ve yiyorlar. En basit tabirle Hobbes’ın State of Nature’ındaki vahşi canavarlar. Düzenin parçası değiller ve hayvanlar gibi sadece öldürmeye ve çoğalmaya odaklı birer predatör olarak hayatlarını yaşayıp, geçiriyorlar.

Bu adı Wrong Turn olan film ise tek bir Hill Billy bile içermiyor. Hatta aksine filmdeki kabile tam bir mükemmel kömün örneği. Günümüz hayatından, sosyal medyadan, mesaili çalışmaktan sıkılan tüm anti-kapitalistlerin katılabileceği kadar süper bir örgüt hatta. Sabahları avlanıyor, akşamları ateş başında sohbetten sonra geceleri sevişiyorsunuz. Mis gibi hayat. Eğer onların düzenini bozarsanız da canınızı alır, kaldıkları yerden devam ederler.

Açıkçası Wrong Turn benim için Hill Billy hikayesidir. Yanlış bir dönüş ölümünüze sebep olur. Bu filmde ise sizi öldürmeyip entelektüel bir kalabalığın içine alıyorlar. O sebeple filmin adının Wrong Turn olması, filmi beğenmemem için ana sebep oldu. İzlemek istediğim ile izlediğim aynı şey değil. Ha keza WT, her anı gerilim dolu bir vahşet serisidir. Bu filmde vahşet ve gerilim oldukça düşük. Sonlara doğru biraz heyecan artsa da genel itibariyle izlemesi sıkıcı bir film. Finalde Chuck Norris’e bağlayan karakterimizi de göz ardı edemiyorum, oldukça komikti.

Sözün özü… Wrong Turn olarak çıkan bu yeni filmin maalesef seri ile gerçekten hiçbir alakası yok. Ortada yanlış bir dönüş de yok. Hatta çoğu insanın dönmeyi özellikle seçebileceği bir yol bu. Ortada sizi ölümüne kovalayan çirkin adam ve kadınlar olmayınca izlediğim şeyden zevk alamadım. Gerilimin eksikliği, saçma sapan aksiyon sahneleri ile film maalesef tam bir başarısızlık örneği. Bu sebeple film için diyebileceğim en doğru şey, çok yanlış bir dönüş yapmış olmaları.

2

Valerii Ege Deshevykh
Ukraynalı videographer ve fotoğrafçı. Korku Filmi Delisi. Aynı zamanda sinema yazarı.

Garip Bir Elma Hikayesi: Mila

Previous article

Visions: Hak Etmediğimiz Ama İhtiyaç Duyduğumuz Star Wars

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *