0

Layer Cake, Stardust, Kick-Ass, X: First Class ve Kingsman gibi filmlerle son 20 yılın kendinden en çok söz ettiren yönetmenlerinden biri olan Matthew Vaughn, yeni filmi Argylle ile geri döndü. Oyuncu kadrosu ile tam bir yıldız geçidi olan Argylle, yayınlanan fragmanların ardından oldukça heyecan yaratmıştı. Fakat filmin kendisi için bunu söylemek zor, çünkü ilk izlenimler pek iyi olmadı. Film, gerek eleştirmenlerden, gerekse de izleyicilerden olumlu geri dönüşler almakta zorlandı. Fakat sevmeyen insanların yanıldığı noktalar olduğu da aşikar. Çünkü bu filmi “çok ciddiye” alarak büyük yanılgı yaşadıklarını düşünüyorum.

Bir Ajan / Casus Parodisi

Şimdiye dek izlediğiniz tüm casusluk serilerini düşünün. İçinde yer alan tüm klişeleri ve temaları aklınıza getirin. Matthew Vaughn hepsini alıyor ve olabilecek en absürt biçimde masaya yatırıyor. Hatta Vaughn bunu yaparken kendi stiliyle bile dalga geçiyor. Kendisinin filmografisine hakimseniz, bilirsiniz ki zaten her zaman o absürtlüğü kullanan bir insan fakat bu film her noktada “Benden yeni bir Kingsman beklemeyin.” ya da “Yeni bir modern klasik beklentisine girmeyin.” diye bağırıyor. Çünkü ortada kesinlikle böyle bir amaç yok ve filmi eğlenceli kılan da bu zaten. Çünkü Argylle‘da meta bir anlatım ve parodi hakim.

Filmin hikayesinden de söz edeyim. Argylle, çok satan casus romanlarının münzevi yazarı olan Elly Conway’i (Bryce Dallas Howard) merkezine alıyor. Elly için mutluluk evde bilgisayarı ve kedisi Alfie ile geçirdiği sessiz akşamlardır. Elly’nin kitaplarının başkahramanı ise gizli ajan Argyll’dır (Henry Cavill). Elly’nin kaleminden çıkan Argyll’ın kitapta yaşadığı kurgusal olaylar gerçek hayattaki bir örgütün eylemlerine yansımaya başladığında ise Elly’nin huzurlu akşamları son bulur. Kitabındaki kurgusal dünya ile gerçekler arasındaki çizgi bulanıklaştıkça Elly, katillerden önde olabilmek için Aidan Wilde (Sam Rockwell) ile birlikte dünyanın dört bir yanına giderek zamana karşı yarışır.

Jason Fuchs‘un bu senaryosu genel hatlarıyla istenileni de veriyor. Kendisi çok başarılı da bir senarist sayılmaz fakat sanki bu filmi özel olarak Vaughn için yazmış gibi. Vaughn da zaten elindeki malzemeyi en iyi şekilde, ustalıkla kullanıyor. Eğer potansiyel açısından bakarsak, hikayenin fantastik açıdan çok farklı yerlere uzanması da bir seçenek olabilirmiş fakat yazımda söylediğim gibi, bu film kendisini ciddiye almıyor. Bu yüzden beklenti, beklenen ve alınan arasındaki köprüde Argylle‘ın nasıl bir kafada olduğunu göz önünde tutmak gerekiyor.

Argylle Harika Bir Film Değil, Zaten Olmaya da İhtiyacı Yok

Bazen insanların sadece eğlenip filmi unutabileceğine dair bir hakka sahip olduğunu unuttuğunu hissediyorum. Argylle‘ı bir casusluk parodisi olarak düşünürsek, bu sizin arkaya yaslanıp keyfinize bakmanız gerektiğini gösteriyor. Filmde aksiyon, romantizm ve ters köşeler bitmek bilmiyor, türün her klişesi olabilecek en komik şekilde kullanılıyor ve benim için bundan keyif almamak imkansız gibi bir şeydi.

Evet aptalca, mantık desen tamamen kapı dışında, çoğu sahne anlamsız, diyaloglar da alaycılıkla dolu fakat olay da bu zaten. Her şey öngörülemez olaylar silsilesinden ibaret. Bunu iyi yapabilmek ise marifet ister. Film harika değil fakat bazı filmlerin harika olmaya da ihtiyacı yoktur. Argylle onlardan biri. Vaughn, izleyicisine tam olarak bunu vaat ediyor.

Hiç Beklenmedik Şekilde Fazlasıyla Tatlı Bir Hikaye

Filmdeki ana karakterler olan Elly ve Aidan dışında kimseyi umursamazsanız şaşırmayın. Çünkü Argylle size dolu bir oyuncu kadrosu ve karakterler yumağı verse de onlar hakkında pek bilgi verdiği söylenemez. İzleyicileri sadece Elly ve Aidan’a odaklıyor, bunu yaparken de inanılmaz tatlı bir yolculuk sunuyor. Hatta bu filmi bir romantik komedi olarak bile ele alabilirsiniz. Olay örgüsü Elly ve Aidan’a odaklı ve onlar arasındaki dinamik / kimya her şeyi sürükleyici hale getiriyor. Bu yüzden Argylle‘ı sevgilinizle bir film gecesinde dahi izleyebilirsiniz.

Görsel efektlerin bazı anlarda göze batması dışında pek bir şikayetimin olmadığı Argylle, sinemada bolca gülmek ve eğlenmek için iyi bir fırsat. Filmi ciddiye almak gibi bir hataya düşmediğiniz sürece Argylle sizi pişman etmeyecektir. Eğer ustaca yazılmış, gizemli bir yolculuk sunacak casusluk filmi arıyorsanız da, burası sizin için yanlış yer olacaktır.

Ferit Doğan‘ın diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bizi TwitterInstagramDiscord ve Letterboxd aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Beekeeper: Bölüm Sonu Canavarı Mağdurun Yanında

Rebel Moon: A Child of Fire: Bir Star Wars Parodisi

Ferit Doğan
Yüksek Lisans öğrencisi (Radyo, Televizyon ve Sinema). Film eleştirmeni. Senaryo yazarı. Yönetmen.

Night Swim: Lanetli Ev Teması Havuza Taşınıyor

Previous article

Vinland Saga: Acımasız ve Karanlık

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

More in Apple+