0

Yükselen Film Türü: Blaxploitation

Son zamanların yükselen film türlerinden biri olan ‘’blaxploitation’’ sinemasına eklenen son halkalardan biri de bir bilimkurgu filmi olan They Clonned Tyrone. Juel Taylor’un ilk uzun metraj yönetmenliğini yaptığı film, suç – komedi türünde başlamasına rağmen birkaç kez tür değiştirerek bilimkurgu olarak noktalanıyor. Başrollerde, bir suçlu ve uyuşturucu satıcısı olan Fontaine (John Boyega), bir kadın satıcısı olan Slick Charles (Jamie Foxx) ve hayat kadını olan Yo-Yo (Teyonah Parris) var.

Bir uyuşturucu satıcısı olan Fontaine, annesi ile beraber eski ve harabe bir evde yaşamaktadır. Annesi ile de arası pek iyi olmayan Fontaine, küçük yaşta öldürülen kardeşinin yasını sürekli tutarken, alkol ve vücut geliştirme ile zamanını tüketmektedir. Müşterilerinden biri olan kadın satıcısı Slick Charles’dan tahsilatını yaptıktan sonra bir pusuya kurban giden Fontaine hayatını kaybeder. Uyandığında hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etse de tekrar Slick Charles ile karşılaşınca Fontaine öldüğünü hatırlar. Bir uyuşturucu satıcısı, bir kadın satıcısı ve bir fahişe olarak 3’lü ekip Nancy Drew romanlarından çıkmış gibi, arkasında gizli güçlerin olduğu bu esrarengiz olayları araştırmaya başlar.

They Cloned Tyrone Arakat Mag

Ghetto Ruhunda Komedi, Bilimkurgu ve Dram

Ghetto ruhunu yansıtan gri ve kasvetli görüntüler ile başlayan film uzun süre de bu başarılı tonda devam ediyor. Fontaine’nin kişisel ve suç hayatını izlediğimiz dakikalar, ağır drama filmi edası ile geçiyor. İşin içine Slick Charles ve Yo-Yo’nun girmesi ile beraber 70’lerden fırlamış bir siyahi komedi filmini izlemeye başlıyoruz. Bu tonda da gayet başarılı giden film, karakterlerimizin klonlama olayını öğrenmesinden itibaren aksamaya başlıyor. Bu andan sonra komediyi azaltan, daha çok dram ve bilimkurgu ağırlıklı giden film son yarım saate doğru tamamen bilimkurgu ve dram kısmına odaklanınca iyice düşüyor. Filmin komedi dozajı ne kadar başarılı ise bilimkurgu kısmı da bir o kadar başarısız kalıyor.

Bir ghetto filmi için mekan, oyuncu ve kostüm seçimleri şahane iken bilimkurgu kısımları için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. Gri ve karanlık bir tonda başlayan film doğal olarak bu tonu bozamıyor. Puslu havadan çıkması mümkün olmayınca bilimkurgu kısmı da en azından görsel olarak hiç etkileyici olamıyor. Masum Amerikan redneck’i gizeme karşı çok sevilen bir tema olmasına rağmen masum uyuşturucu satıcısı gizeme karşı pek kullanılan bir tema değil. Son zamanlarda Jordan Peele’nin çektiği Nope ve yine John Boyega’nın oynadığı İngiliz yapımı Attack on the Block bu türe iyi örnekler.

They Clonned Tyrone uzaylılar ile alakası olan bir film değil tabi ki ama konsept olarak benzer filmler. Nope’u çoğu kişinin aksine bir başyapıt olarak görmesem de, They Clonned Tyrone ile karşılaştırılamayacak kadar iyi bir film. Yönetmenin ilk uzun metrajı için acımasız olmak pek hakkaniyetli olmaz ama oyunculuk performansları hariç filmin pek parlak bir tarafı yok. Geri dönüp bakınca, aklınızda herhangi bir film karesinin kalmayacağı bir film, They Clonned Tyrone.

They Cloned Tyrone Arakat Mag

Jamie Foxx, Teyonah Parris ve John Boyega

Oyunculuklar açısından filmin bulunduğu düzey ve kalite ise gerçekten takdire şayan. Jamie Foxx, kadın satıcısı (pezevenk) rolünde blaxploitation türünün en iyi örneklerinden birini vermiş. Black Dynamite (animasyon dizisi) gibi blaxploitation parodisinde bile bölüm başı 2-3 tane kadın satıcısının olması, pezevenklerin blaxploitation için ne kadar önemli bir mihenk taşı olduğunu göstermekte. Jamie Foxx, değeri yeteri kadar verilmeyen bir aktör. İyi bir aksiyon yıldızı olmasına rağmen çok daha iyi bir komedi oyuncusu. Şu ara sağlığı açısından çok zor günler geçiren yıldızın, son zamanlardaki en iyi performanslarından biri.

Yo-Yo rolündeki Teyonah Parris’i ise WandaVision dizisindeki Monica Rambeau rolü ile hatırlarsanız. Marvel’in belki de en iyi TV yapımı olan WandaVision’ın karakter ve oyunculuk olarak en zayıf ismiydi Parris. Burada ise bir o kadar eğlenceli ve yetenekli bir performans ile karşımıza çıkıyor. Sürekli olarak Jamie Foxx ile karşılıklı rolleri olmasına rağmen, onun yanında hiç ezilmeden veya eksik kalmadan rolünün hakkını vermiş.

John Boyega ise filmimizin, travmatik geçmişe sahip, sessiz ve sert başrolü. Drive’daki sürücüden John Wick’e kadar bol bol örneği olan benim de çok sevdiğim bir karakter arketipi. Tabi ki Fontaine onlar kadar ikonik bir karakter değil maalesef. Aynı zamanda filmin diğer iki başrolü ile karşılaştırınca en zayıf karakteri. John Boyega belki de kariyerinin en iyi oyunculuk işlerinden birini ortaya çıkarmış. Star Wars ile çoğumuzun hayatına giren Boyega, belki de filmlerin kötülüğünden olsa gerek pek sevilen bir aktör olamadı. Zayıf da bir filmografisi olduğu düşünülünce kendini kanıtlamak için pek şansı da olmadı açıkçası. Bu film ile kariyeri için temiz bir sayfa açtığını varsayabiliriz.

They Cloned Tyrone Arakat Mag

Netflix’te Yayında

They Clonned Tyrone, blaxploitation* türünü severler için kaçırılmaması gereken bir film. Onun haricinde Jamie Foxx ve Teyonah Parris’in performansları için belki izlenebilir. Sadece iki oyuncu için 120 dk film izlenir mi diye sorarsanız, orası size kalmış. Asıl soru ise şu, Tyrone kim ve onu kim klonladı ?

NOT: Film bittikten sonraki jenerik kısmını kaçırmayın.

*blaxploitation: siyahi sömürü sineması.

Batuhan Oğuz’un bütün yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Varoluşun İçin Kabuğundan Çık: Silo 1. Sezon İncelemesi

Aynı Hikayeye Farklı Bir Bakış: Bird Box Barcelona

DAHA FAZLASI:

WANDAVISION | I LOST MY BODY | BLONDE

Batuhan Oğuz

Varoluşun İçin Kabuğundan Çık: Silo 1. Sezon İncelemesi

Previous article

Daha Genç Daha Orijinal: Ninja Kaplumbağalar : Mutant Kargaşası

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.