Eddington: Pandemide Politik Kaos

Ari Aster hiçbir zaman güvenli sularda yüzmeyi seçen bir sinemacı olmadı. Hereditary’nin nefes almayı bile zorlaştıran yoğun yas atmosferinden, Midsommar’ın güneş ışıkları altında serpilen dehşetine ve Beau Is Afraid’in uçsuz bucaksız gerçeküstü kâbusuna kadar uzanan filmografisinde onun işi daima sinemasal sınırları zorlamak oldu. Aster, Eddington ile bir kez daha keşfedilmemiş topraklara adım atıyor; huzursuzluğu ve Amerikan mitolojisini, kara mizah ve küçük kasaba çürümesi üzerinden portreliyor. Ortaya çıkan film, aynı anda hem tanıdık hem de yabancı hissettiren bir yapıya sahip. Gotik bir masaldan absürt bir trajediye doğru ağır ağır ateşlenen olay örgüsünün arasında gücü, inancı ve toplulukları ayakta tutan grotesk yanılsamaları sorgulayan … Eddington: Pandemide Politik Kaos okumayı sürdür