0

20 Ocak’ta Sundance Film Festivali‘nde prömiyerini gerçekleştiren Fremont, ülkemizde de Filmekimi kapsamında vizyona girdi. Kesin olmamakla beraber 3 milyon dolar gibi ufak bir bütçe ile yapılan film, çoğu kişinin The Bearın yıldızı Jeremy Allen White‘ın rol alması sebebiyle radarındaydı.

Limandaki Gemi Güvendedir Ama…

İranlı yönetmen Babak Jalali‘nin dördüncü filmi olan Fremont, ABD’de Afgan bir göçmenin hikayesini konu alıyor. Adını San Francisco Körfez Bölgesi’nin güney kıyılarındaki şehirden alan filmin burada geçmesi de tesadüf değil. Fremont, ya da diğer adıyla Küçük Kabil, “ABD’de Afgan göçmenlerin en yoğunlukta olduğu yerleşim bölgesidir.” Hikayenin burada kurulmaya başlanması ve öneminin başlığa verilecek kadar büyük olmasının vurgulanması harika bir detay. 

Bu vurgu, Anaita Wali Zada‘nın canlandırdığı Donya üzerinden de veriliyor. Oyuncunun kendisinin de bir Afgan göçmen olmasının yanı sıra, benzerlikler bununla bitmiyor. Donya karakteri hiçbir noktada mevcudiyetinden mutlu değil. 

Fremont Film İncelemesi.

Diyalog Ağırlıklı Bir Anlatım

Her ne kadar Donya sorunlarından bahsetmekten hoşlanmayan bir karakter olsa da, sürekli bir etkileşim halinde olduğu söylenebilir. Film görsel bir anlatımdan çok, diyaloglarına sırtını yaslayan bir anlatımı tercih etmiş. Bu noktada görsel anlatımı ön planda tutmayan bir filmin neden siyah beyaz tercih edildiğini sorguladım. Konuyla ilgili bulduğum tek açıklama görüntü yönetmeni Laura Valladao’dan gelmiş: 

Siyah-beyazı renklerin yokluğu olarak değil, yüksek bir doku ve mekan duygusu olarak düşündük. Bu da bize aradığımız doğal görünümü kazandırdı.

Hiç kuşkusuz ki, filmde konuşulan dillerin büyük bir önemi var. Bu da bu anlatımın bağlamında, filmi güçlendiriyor. Filmde, ana karakter diğer göçmenler ile Darice konuşurken iş arkadaşlarıyla İngilizce konuşuyor. Bunun yanı sıra, Chinatown’da sahibinin Kantonca konuştuğu bir kurabiye fabrikasında çalışıyor.

Fremont Film İncelemesi.

…Gemiler Bunun İçin Yapılmamıştır.

Neticede, Donya çıktığı yolculukta Jeremy Allen White‘n hayat verdiği oto tamircisi ile tanışır. Rolünün gerçekten çok ufak olmasına rağmen, White‘n rolün hakkını verdiğini söyleyebilirim. Maalesef filmin süresinin kısalığı sebebiyle karakterine yeterince odaklanamıyoruz ve Donya ile ilişkileri açık kapı olarak kalıyor.  

Bu noktada, Gregg Turkington‘ın canlandırdığı Dr. Anthony’den de bahsetmek gerekir. Dr. Anthony gerçekten uzun zamandır izlediğim en tuhaf karakterlerden biri. Olumlu ya da olumsuz bir yorum bağlamında değil üstelik, sadece tuhaf! Bu karakter, oldukça kibar ve gülümsetmesinin yanı sıra, yapılan seanslarda Donya’nın aksine kendi takıntılarını ortaya çıkartıyor. Karakterin Jack London‘ın Beyaz Diş romanı ile Donya’nın durumu arasında bağlantı kurmasının nedenini bir yere bağlayamadım ama belki bu durum benimle alakalıdır. 

Genel manada Fremont, bulduğunuz yerde bir şans vermek isteyeceğiniz bir film. Bütçesi gereği eksiklikleri var, lakin doğru beklenti ile size güzel vakit geçirteceğinden şüphe yok!

Uğurcan Çağlayan‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Bizi TwitterInstagramDiscord ve Letterboxd aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Anormal Deneyimlere Normal Bir Tepki: Society of the Snow

Kader Yazdıysa Bozsun: Hayat

 

 

6

Uğurcan Çağlayan

Anormal Deneyimlere Normal Bir Tepki: Society of the Snow

Previous article

Ölüm, Yaşam ve Değişim: The Boy and the Heron

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.