0

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından N Kolay sponsorluğunda düzenlenen 43. İstanbul Uluslararası Film Festivali 20 Nisan Cumartesi itibariyle, dördüncü günüyle devam ediyor.

Bu yazıda sinema yazarı Haktan Kaan İçel, 43. İstanbul Film Festivali kapsamında izlediği The Strangers’ Case, Sayara, From Hilde, With Love, Crossing ve Unicorns‘u değerlendirdi. İyi okumalar.


The Strangers’ Case

İstanbul Uluslararası Film Festivali The Strangers' Case | Arakat Mag

The Strangers’ Case sadece film yapma hevesi ve konusunun mülteci meselesi olmasıyla film yapılamayacağının kanıtı gibi gözüküyor. Müsamereyi andıran oyunculuklar, abartılı kurgu geçişleri ve klişe ötesi bir senaryo.

Avrupa’yı kahramanlaştırmaktan sıkılmadık mı? Hala mı Suriyeliler kötü, Afrikalılar kötü, Türkler kötü ama Avrupa kahraman! Mültecilere hakaret niteliğinde çekildiğini düşündüğüm film, prodüksiyon anlamında yoğun para harcanmış bir film olmasına rağmen ne hikaye anlamında, ne de inandırıcılık boyutunda işlemeyen bir denkleme sahip görünüyor.


Sayara

İstanbul Uluslararası Film Festivali Sayara | Arakat Mag

VHS kaset kiralanan dönemde çekilse eminim filmi izlemek için epey kişi sıraya girerdi. Sayara sinemasını dövüş filmleriyle birleştirerek karşımıza bol cringe‘li bir şiddet pornosu çıkarıyor. Klasik sinemanın unsurları olarak bolca sorun sayabilirim ama meraklılarına özel yapılmış gibi duran yapı zaten bu sistematiğe uygun olmayı reddediyor. Bilhassa oyunculuklar, seçilen mizansenler b movie tipine uygun hamlelerle dolu diyebiliriz. Kötü adamların ağzı dolu kahkahalar atması, küfürbaz ve gri tarafı olmayan karakterler olmaları, bu dediklerimi besleyen unsurlar oluyor. İstismar sinemasının 90’larda televizyonlarda üst üste gösterilen örneklerine benziyor.

Filmin ikinci bölümündeki bol kanlı katarsis sahneleri adalet sisteminin yozlaşmasına karşı duruş olarak yorumlanabilir. Bu sebeple politik diyebiliriz. Ama maalesef filmin politik olmak için çok donesi olsa da, bu mevzuyu boyutlandıramayarak sözde politik bir noktada konumlanıyor. Ne yazık ki filmin oyuncu performansları, seçilen mizansenler, senaryo ve teknik anlamda iyi puan verebileceğim unsurları içermiyor. Can‘ın kimono reklamında çektiği dövüş sahneleri bence daha başarılıydı. Bu filmi suçlu zevk olarak kabul ederseniz, filmden daha çok keyif alabilirsiniz.


From Hilde, With Love

İstanbul Uluslararası Film Festivali From Hilde, With Love | Arakat Mag

From Hilde, With Love Naziler’in sadece Yahudiler’i katletmeyip kendi öz evlatlarını nasıl telef ettiğinin resmini çiziyor. Ancak ana karakterini anlatmak yerine, pek umurumuzda olmayan aradaki sürece odaklanıyor.

Bir aşk uğruna mahvedilen bir hayatı anlatırken, buz gibi katı gardiyanın bile duygularının harekete geçtiği sırada Hilde’nin bu konuda çekimser kalıp, çocuğunu düşünmemesi de esas katı olanın ana karakterimiz olduğunu anlamamızı sağlıyor. Bir sıkışmışlık hikayesi olarak süresini hissettiren yapım, açıkçası daha iyi donelerle zenginleştirilebilecek bir hikayeyi harcamış görünüyor.


Crossing

Levan Akın yine kalpleri ısıtan, toplum dışına atılan insanların hikayesini anlatırken; Gece, Melek ve Bizim Çocuklar ve Yusuf ile Kenan‘ı andıran bir film ortaya koyuyor.

Trans bireylerin dünyasına bir yolculuğa çıkarıyor. Onların yaşayışları, aşkları ve endişelerini bize gösteriyor. Son dönemde İstanbul bizi boğsa da, pek çok insanın yaşam kaynağı olduğunu hatırlatıyor. İstanbul filmin başrollerinden biri desek yalan söylemeyiz. Akıcı, duygusal ve cesaret veren bir filme imza atılmış diyebiliriz.


Unicorns

Unicorns İnceleme | Arakat Mag

Klasik beyaz atlı prens rüyasını drug queen dünyasıyla birleştirerek karşımıza formülize olsa da başarılı bir LGBT romantik draması çıkıyor. Unicorns son viraja kadar fazla mı tozpembe gidiyor derken, bir manevra yaparak gerçek dünyaya adım atmamızı sağlamış.

Asit saldırılı pavyon olaylarının sadece ülkemizde cereyan etmediğini kanıtlayan yapımın, Pakistan-Hint kültürünün muhafazakar ezgilerini eşcinsellik üzerinden zayıf da olsa sorguladığı anlar oluyor. Filmin transların acılarından çok, onların da mutlu olmayı hak eden insanlar olduğunu göstermesi en büyük başarısı diyebiliriz.

Haktan Kaan İçel’in, diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Twitter, Instagram, Discord ve Letterboxd aracılığıyla takip edebilirsiniz.

İstanbul Uluslararası Film Festivali Günlükleri: 3. Gün

Woman of… : Ben Olabilme Mücadelesi Üzerine

Haktan Kaan İçel
2008'den beri sinema yazarlığını sürdürüyor.

    İstanbul Uluslararası Film Festivali Günlükleri: 3. Gün

    önceki yazı

    Civil War: Göstermesi Bizden Yorumlaması Sizden

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir