Maggie Gyllenhaal, kült korku klasiği Bride of Frankenstein’ı 1930’ların Chicago’sunda geçen punk bir aşk hikâyesine dönüştürüyor. Christian Bale, Jessie Buckley, Penélope Cruz, Annette Bening ve Peter Sarsgaard gibi yıldızların başrolde yer aldığı The Bride, Warner Bros. Pictures’ın 2026 için en iddialı projelerinden biri.
Filmden ilk görüntüler, Las Vegas’ta düzenlenen CinemaCon etkinliğinde izleyiciyle buluştu. Fragmanda, Buckley’nin canlandırdığı karakterin bir merdivenden düşerek öldüğü ve ardından Frankenstein’ın onu kablolarla hayata döndürdüğü sahne dikkat çekti. Bale, karakterine şu sözlerle sesleniyor: “Bu bir kaza değildi. Her şeyi bilerek yaptılar. Artık yapacak tek bir şey kaldı: yaşamak.”
Punk, Gotik ve Patlamaya Hazır Bir Aşk
Fragmanın karanlık ve endüstriyel bir rock müzikle bezenmiş kurgusu, Buckley ile Bale’in karakterlerini Bonnie ve Clyde tarzında silahlarla ve intikam duygusuyla hareket ederken gösteriyor. Görsellerin sonunda Buckley’nin başı cam bir kavanozun içinde “canavarca” derken görülüyor. Fragman, cesurca şu sözlerle bitiyor: “The Mother Fucking Bride.”
Maggie Gyllenhaal ve Jessie Buckley etkinlikte sahneye çıkarak film hakkında konuştu. Gyllenhaal, ilk uzun metrajlı filmi The Lost Daughter‘dan sonra daha “büyük ve popüler” bir şey yapmak istediğini, ama aynı zamanda radikal ve kişisel bir dokunuş da eklemeyi amaçladığını söyledi. İlhamını ise bir adamın kolundaki Bride of Frankenstein dövmesinden aldığını belirtti.
“Orijinal filmde Gelin sadece üç dakika görünür ve hiç konuşmaz. Peki ya bu kez o gelin, Frankenstein’ın hayal edebileceğinden çok daha öte biri olarak geri dönerse?” diye sordu Gyllenhaal. “Hepimizin içinde bir miktar canavarlık var. Bu yüzden canavarları seviyoruz. Çünkü korkunç şeyler yapsalar da aynı zamanda kahramanlarımızdır.”
Buckley, senaryoyu ilk okuduğunda “elektrik akımına kapılmış gibi hissettiğini” söyledi ve Gyllenhaal’a olan sevgisini, “bir koyun rolü bile verse oynardım” diyerek ifade etti.
“Bu, sinema tarihinin en punk aşk hikâyesi,” dedi Buckley. “Bonnie and Clyde, Wild at Heart gibiler ama bizimkilerin teninde benzin var ve ellerinde kibrit.”
IMAX Kamerayla Çekildi, Sosyal Bir Ayaklanmayı Tetikliyor
Gyllenhaal, filmin IMAX kameralarla çekildiğini ve farklı en-boy oranlarının hikâyeye hizmet edecek şekilde kullanıldığını belirtti.
Filmin resmi konusu şöyle: “Yalnız bir Frankenstein, kendisine bir eş yaratmak için Dr. Euphronius’un yardımını istemek üzere 1930’ların Chicago’suna gider. Birlikte öldürülmüş genç bir kadını hayata döndürürler ve Gelin doğar. Ancak ortaya çıkan varlık, onların beklentilerinin çok ötesindedir. Bu aşk hem polisi, hem de toplumu sarsacak radikal bir sosyal hareketin fitilini ateşler.”
Warner Bros.’un en büyük bütçeli yapımlarından biri olarak tanıtılan The Bride, Gyllenhaal’un ikinci uzun metrajlı yönetmenlik denemesi. İlk filmi The Lost Daughter ile eleştirmenlerden tam not alan yönetmen, bu kez Hollywood’un gotik mirasını yeniden yazmaya hazırlanıyor.
The Bride, 6 Mart 2026 tarihinde Warner Bros. Pictures dağıtımıyla sinemalarda gösterime girecek.
Haber kategorisindeki yazılarımıza ulaşmak için buraya tıklayın.
Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
Yeni Guy Ritchie Filmi Fountain of Youth 23 Mayıs’ta Apple TV+’da!










Yorumlar