Bir kuşak için aşkı, zamanı ve konuşmayı yeniden tanımlayan Before üçlemesi, sinema tarihinin en içten hikâyelerinden biri olarak hatırlanıyor. Before Sunrise (1995), Before Sunset (2004) ve Before Midnight (2013)… Aradan on iki yıl geçti ama Richard Linklater hâlâ Jesse ve Céline’in hikâyesinin tamamen bittiğine inanmıyor.
Yönetmen, Ethan Hawke ile birlikte katıldığı The Discourse podcast’inde, üçlemeye dair düşüncelerini paylaştı. Dördüncü bir filmin aktif olarak geliştirilmediğini doğrulasa da, olasılığın hâlâ var olduğunu söylüyor:
“Yeniden dönmeyi düşünmüyor muyum? Zor olurdu ama imkânsız değil,” diyor Linklater. “Jesse hayatımızın on sekiz yılı boyunca bir parçasıydı. O hep bir yerlerde, zihnimizin arka planında var.”
Before serisi, yıllar boyunca her dokuz yılda bir yeni bölümüyle izleyiciyle buluşmuştu. Ancak yönetmen, o ritmi kaybettiklerini belirtiyor:
Dokuz yıllık döngüyü kaçırdık. Ama sebebi basit, yeni bir fikir bulamadık. Jesse ve Céline’in o yaşta hangi evrede olduklarını samimi bir şekilde anlatacak bir fikir gerekiyordu. Son film zaten yaş alma süreciyle ilgiliydi. Ama kim bilir? Hepimiz hâlâ buradayız. Bizi gözden çıkarmayın.
Ethan Hawke ise üçlemeyi şimdilik tamamlanmış görüyor, ama tamamen kapatılmış değil: “Bence bu üç film kendi içinde mükemmel bir bütün oluşturuyor.” diyor. “Ama eğer geri dönersek, o başka bir başlangıç olur. Bambaşka bir hikâye olurdu.”
Belki de bu yüzden Before filmleri hâlâ bu kadar derin bir yankı buluyor. Onlar, aşkı romantik bir sabitlik değil, zamana ve değişime açık bir diyalog olarak anlatıyor. Jesse ve Céline yaşlanıyor olabilir, ama onların hikâyesi -tıpkı bizimkiler gibi- bitmiş değil. Linklater’ın dediği gibi: “Biz hâlâ buradayız.” Ve belki de bu, dördüncü filmin en iyi başlangıç cümlesi olabilir.
Haber kategorisindeki yazılarımıza ulaşmak için buraya tıklayın.
Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
Austin Butler ve Michael B. Jordan, yeni Miami Vice’ta buluşuyor!










Yorumlar