Marvel’ın güncel dönemdeki işleri hayranları maalesef tatmin edemiyor, hatta görünen o ki Avengers: Doomsday ile bütün evreni sıfırlayacaklar. Wonder Man ise daha önce duyurulan projelerden arada kalanlardan sadece biri. Tüm sezonu 27 Ocak’ta yayınlanan Wonder Man, Marvel evreninin içinde bulunduğu kargaşada en “süper kahraman olmayan” yapım olabilir. Zira dizi, sezonun büyük bir çoğunluğunda genel olarak normal bir insanın hikayesini anlatıyor.
Hollywood’da tutunmaya çalışan ve yer yer obsesif bir kişiliğe sahip olan Simon Williams, tesadüfen karşılaştığını sandığı Trevor Slattery’den çocukluk kahramanı Wonder Man’in, usta yönetmen Von Kovak tarafından yeniden uyarlanacağını öğrenince büyük bir heyecan yaşar. Seçmelere katılan Simon, bu sürecin aslında kendi origin hikâyesi olduğunu henüz fark etmeden bu yolculuğun içine çekilir.

Normalin Dışında Bir Süper Kahraman Hikayesi
Wonder Man, biraz farklı bir süper kahraman hikayesi anlatıyor. Bir adamın güçleri ile yeni tanışması veya yeni bir süper güç elde etmesinden ziyade bu güçler ile yaşamayı öğrenen birini izliyoruz. Simon, bütün dizi boyunca güçlerini en güvendikleri dışında herkesten saklıyor. Bunun da bir sebebi var: Eğer süper güçleri olduğunu insanlar öğrenirse bir daha herhangi bir yerde oyunculuk yapamayacak olması. Bunun nedeni ise gereksiz ama komik bir şekilde bir bölümde işleniyor. O bölümde filmlerde rol alan ve süper gücü olan bir adamın, yanlışlıkla Josh Gad’i kaybetmesi sonucu böyle bir yasanın çıktığını öğreniyoruz. Simon da oyunculuk kariyerine devam etmek için süper güçlerini herkesten saklıyor.
Trevor, Damage Control’un Simon’ı gözetlemek için onu görevlendirmesi ile hikayeye katılıyor. Geçmişte yaptıkları ona hep sıkıntı çıkardığından bu görevi hemen kabul ediyor. Bu gözetleme sayesinde Simon ile yakınlaşan Trevor, günün sonunda Damage Control için yaptığı işi unutup daha çok Simon ile Wonder Man filmi üzerine odaklanıyor. Simon’ın artık bir nevi mentörü olduktan sonra iyice vazgeçilmez bir ikili oluyorlar. Bunun sonunda ise Simon, Trevor’in asıl niyetini öğreniyor ve stüdyoda ilk defa güçlerini büyük bir probleme yol açacak şekilde kullanıyor. Sezon boyunca Simon’ın güçlerini kullandığı anları ara sıra görsek de, ilk defa yedinci bölümün sonunda güçlerini tam manasıyla kullanıyor.

Hollywood’un Işıltısında Hayatta Kalma Savaşı
Wonder Man, çizgi romandan en farklı işlenen karakterlerden biri olmuş. Bilmeyenler varsa ufak bir özet geçeyim. Wonder Man, çizgi romanlarda zengin bir ailenin çocuğu ve Tony Stark’a karşı hep bir kıskançlık besliyor. Bir sebepten hapise giriyor ve Baron Zemo’nun onu hapisten kaçırması ile Zemo’nun iyon ışını deneyine katılıyor. Bu, aslında Simon Willams’ın origin hikayesi. Hollywood tarafı ise, Avengers’tan kazandığı para yetmeyince aktör olmaya karar vermesi ile işlenen bir başka hikaye. Wonder Man dizisinde ise daha çok aktörlük hayatına odaklanmayı tercih etmişler. Dizide güçlerini nasıl kazandığına dair hiçbir bilgi verilmiyor. Zaten başından itibaren çoğu şeyi değiştirmek istedikleri belli oluyor. Hollywood kısmı dışında her şey yeniden yazılmış. Sahte Mandarin ile kurduğu ilişki, hasar kontrol departmanının peşinde olması gibi daha farklı bir hikâye izlemeyi tercih etmişler.
Wonder Man’in çizgi romanlardan farklı olmasını anlayabiliyorum. Marvel evreni şu an bu kadar karmaşıkken diğer karakterler ile bağlantı kurmak sanıldığı kadar kolay olmayabilir. O yüzden hem Hollywood tarafına odaklanmanın doğru bir tercih olduğunu düşünüyorum hem de yanına sahte Mandarin Trevor’ı getirme fikrini doğru buluyorum. Bir de Yahya Abdul-Mateen II ve Ben Kingsley’in birbiri ile olan uyumu tutmuş. Ne kadar karikatürize edilen bir karakteri canlandırsa da, bence Ben Kingsley yine iyi bir performans gösteriyor. Yahya Abdul-Mateen II ise genelin aksine iyi bir oyuncu ve Wonder Man olarak ortalama bir performans sergiliyor.

Aktör Olan Süper Kahraman
Wonder Man, bazı konularda ne kadar iyi olsa da karakter gelişiminde ve karakter mottolarında bence sınıfta kalıyor. Simon’ın süper güçleri olmasına rağmen neden oyuncu olmakta ısrar ettiğini bir türlü anlamlandıramadım. Küçükken babası ile konuştuğu bir sahne dışında bunun herhangi bir açıklaması yok. Bu sahne de sadece 2-3 dakikada geçiştirilmiş. Onun dışında ailesi ile olan bağının bir türlü düzgün anlatılamaması da ayrı bir problem. Abisi ile arası çok iyi değil ama dizi, bunu seyirciye sadece bir iki laf arasında söyleyip geçiştiriyor. Hatta Trevor ile olan bağı da biraz sıkıntılı. Evet, Simon’ın hayatında doğru düzgün kimse yok, sırrı yüzünden kimse ile yakınlaşamıyor. Bu konularda bir sıkıntı yok ama Trevor’ın bir anda gelip Simon’ın hayatına bu kadar kolay girmesi bana saçma geldi. Karakter gelişiminin neredeyse olmaması, diyalogların basit olması Wonder Man‘i maalesef benim gözümde düşürdü. İzlediğim işten günün sonunda keyif aldım ama toplama baktığımda biraz hayal kırıklığı olduğunu söyleyebilirim.
Wonder Man ileride Marvel evrenine ne kadar dahil olur bilemem. Sonuç olarak bu dizi Doomsday öncesi duyurulmuş bir iş. O zamanki planlar ile şimdiki planlar aynı değildir diye düşünüyorum. O yüzden Wonder Man’i ileride MCU evreninde görecek miyiz, açıkcası bir fikrim yok. Zaten Marvel’ın şu an ne yaptığını, hangi yönde ilerleyeceğini herkes merak ediyor. Evreni sıfırlama dertleri var gibi görünüyor ama aynı zamanda Wonder Man gibi evrene yeni karakterler de eklemeye devam ediyorlar.
Wonder Man bu kalabalık MCU evrenine yeni eklenen ve bir şeyler denenmeye çalışılan bir iş olmuş. Bunu ne kadar başarabildiği biraz muğlak ama yine de bir şeyler denemişler, bu bile yeterli. Nitekim bu, şüphesiz izlediğim en süper kahraman olmayan süper kahraman işi.
Yiğit Kirpi‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.




















Yorumlar