0

2024 yılı animasyon filmler açısından oldukça dolu ve doyurucu bir yıl oldu. Inside Out 2, The Wild Robot, Memoir of a Snail ve Flow gibi Oscar’a aday gösterilecek kadar iyi filmler izledik. Bunun yanında daha az fark edilen, fark edenlerin de çok azının beğenisine layık olan filmler de oldu. Bunlardan biri de Piece by Piece.

Piece by Piece, alışık olduğumuz animasyonlardan biraz daha farklı bir konseptle hazırlanmış bir film. Baştan sona LEGO karakterlerin olduğu, hatta tüm filmin LEGO parçalarından oluştuğu bir film. Hikâyesi ise bu konseptin ne kadar kaldırabileceğinin şüpheli olduğu bir hikâye. Piece by Piece, rap şarkıcısı Pharrell Williams’ın hayatını anlatıyor. Yönetmenliğini Morgan Neville’ın yaptığı filmin senaryosunda yönetmen Neville dışında Jason Zeldes ve Aaron Wickenden çalışmış. Filmin özenilmemiş bir animasyon olduğunu söyleyemem ancak aksayan bazı yanları da yok değil.

Piece by Piece Film İnceleme Arakat Mag

Cesur Bir Konu

Animasyon filmler genellikle “aile filmleri” olarak isimlendirebileceğimiz filmler olur. Yani özellikle küçük çocukların rahatlıkla izleyebileceği filmlerdir. Elbette bazı animasyonlar bu açıdan diğer örneklerinden ayrılabilir. Piece by Piece de ailecek izlenebilecek bir film. Filmin sorunu, ailecek izlemek için biraz “sıkıcı” olması.

Pharrell Williams’ın hayatını anlatan bir filmi animasyon olarak hayata geçirmek oldukça cesur bir iş. Üstelik LEGO parçalarıyla kurulu bir dünyada bunu yapmak çok daha cesur bir girişim. Bu açıdan filmin gözü karalığını yazının hemen başında söylemem gerek. İşin tuhafı, bunu bir yere kadar da başarıyla götürmüş. Piece by Piece; bir rapçinin sadece kişisel hayatını değil, onun müzik dünyasına adım atışını ve zorluklarla dolu yolculuğunu da anlatıyor. Filmde Williams’ın nasıl global bir ikon olduğunu da görüyoruz. Özellikle LEGO parçalarla kurulan atmosferde tuhaf bir nostaljik hava da yakalanmış.

Hikâye, Williams’ın müziğe duyduğu ilgiyi keşfetmesiyle başlıyor ve onu kariyerinde önemli dönüm noktalarına taşıyan anılar üzerinden ilerliyor. Gwen Stefani, Kendrick Lamar ve Jay-Z gibi isimlerin de katkıda bulunduğu bu yapım, yalnızca Pharrell’in yaşamını anlatmakla kalmayıp pop müziğin son yirmi yıldaki evrimine dair bir panorama da sunuyor. Film, pek çok biyografi filmi gibi lineer bir akışta ilerliyor. Zaman zaman Williams’ın düşünce dünyasındaki sahneler, açıkça perdeye yansıtılmaktan da çekinilmemiş. Filmin hemen başlarında bir balık olup su altında gezindiği sahneler buna örnek gösterilebilir. Piece by Piece için söyleyebileceğim en belirgin özelliği sanırım cesur bir iş olması.

Piece by Piece Film İnceleme Arakat Mag

Film Değil Belgesel

Filmin hemen ilk yarısında net bir şekilde hissedilen bir durum var: Bu bir film değil, belgesel. Bunu da filmdeki röportajlardan anlıyoruz. Evet, bayağı bayağı bir animasyonun içinde röportajlar var. 90 dakikalık süresi bitince küçük bir araştırma yapıp bu yapımın belgesel olarak tanımlandığını da gördüm. Bu açıdan -her ne kadar iyi bir animasyon seyircisi olmasam da- Piece by Piece izlediğim belki de ilk docudrama olabilir. Belgesel olduğunun izlerini ise ilk sahnelerde de hemen görüyoruz. Örneğin, açılış sahnesinde sahne arkası belgesellerinin estetiğini kullanarak LEGO figürleriyle Pharrell’in evine giren bir kamera bulunuyor. Yönetmen Neville, Pharrell Williams’ı hem kendi hikâyesini anlatmaya ikna ediyor hem de onu hayat dünyasında bir yolculuğa çıkarmaya çalışıyor.

Filmdeki hemen hemen tüm insanların gerçek insanlar olduğunu ve seslendirmelerini kendilerinin yaptığını söylemeyi de unutmayalım. Yani gerçekten karşımızda bir müzik belgeseli var ve konuşanların hepsi gerçek. İlerleyen sahnelerde iyiden iyiye bir belgeseline dönüşen yapım, Neptunes grubunun kurulmasına ve müzik dünyasındaki yükselişine de değiniyor. Her sahnede biraz daha büyüyen hikâye ise LEGO parçalarıyla anlatılmak için oldukça zorlaşıyor.

Biyografi filmlerinde ya da bir kişinin üzerine kurulu belgesellerde sıkça gördüğüm bir problem bu yapımda da var. O da her şeyi anlatmak isteyip pek çok konuyu yüzeysel anlatmak. Elvis (2022) bu konuya en güzel örnek olabilir. Ülke sinemamızdan bir örnek de Cem Karaca’nın Gözyaşları (2024) filmi olabilir. Her iki film de gayet iyi filmler ama pek çok açıdan hikâyeyi yüzeysel anlatan ve acelecilikleri olan yapımlar. Buna belki de “senarist tembelliği” demeliyiz, bilmiyorum. Piece by Piece’de de bu sorun karşımıza çıkıyor. Pharrell Williams’ın müziğindeki türler arası geçişler ve kişisel ilişkileri anlatılsa da, bu unsurlar karakterin derinliğini tam anlamıyla yansıtamıyor. Pharrell’in sanatsal süreci ve iç dünyası yeterince keşfedilmezken, sinestezisini yansıtan sahneler ve bazı yaratıcı hayal sekansları dikkat çekici anlar sunuyor.

Piece by Piece Film İnceleme Arakat Mag

LEGO Severler İçin Keyifli

LEGO, tüm dünyada bir şirket olmaktan çıkıp bir oyun ismine çoktan dönüşmüş durumda. Hatta sahte ve ucuz versiyonları bile milyonlarca satıyor. Üstelik bu, sadece çocuklara hitap eden bir oyun da değil. Bu açıdan LEGO’nun kendi marka değerini artırmak için bir animasyon yapma ihtiyacını anlayabiliyorum. Kendimi biraz zorlayınca ünlü bir şarkıcının belgeselini LEGO parçalarıyla anlatmak istemesini de anlıyorum. Peki, bugün geriye dönüp baktığımızda LEGO şirketi amacına ulaşabildi mi? Ulaştıysa bile tam istediğini alamadı. Film, özellikle Amerika’da gösterime girmesinin üzerinden aylar geçmesine rağmen çok da dikkat çekmedi, çekemedi. Hakkında büyük büyük övgüler yağdıran bir eleştirmen olduğunu da görmedim. İşte bunun sebebi LEGO şirketinin bir filme sadece finansal destek sağlayarak istediği verimi alabileceğini zannetmesi olsa gerek.

Her şeye rağmen bu filmi çok sevenler de olacaktır. Onlar da sanırım Pharrell Williams ve LEGO hayranlarıdır diye düşünüyorum. İzlediğimiz filme tamamen kötü diyemem ama çok “sipariş usulü” bir yapım olduğunu düşünüyorum. Yoksa iyi yanları da yok değil. Ben bu filmin LEGO’nun kısıtlı hareketlerine de yakışacağını düşündüğümden “hamur” animasyonlardan biri olmasını isterdim. Ancak film çok daha “akışkan” karakterler çizmiş. Yönetmenin tercihidir diye düşünüp buna itiraz etmeyeceğim.

Filmin iyi yanlarından biri de halihazırda bir müzik belgeseli olduğu için müziklerin iyi kullanılması diyebilirim. Özellikle LEGO’nun renkli dünyasına uygun hareketli ve temposu yüksek müziklerin olması da Piece by Piece’i izlenilir kılıyor. Piece by Piece’in düşük beklentilerle ve nelerle karşılaşılabileceği bilinerek izlenirse keyif alınacak bir yapım olduğunu düşünüyorum.


Can Ahmet Çelik‘ın diğer yazılarına bakmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Sonic the Hedgehog 3: İntikam Arzusunun Gölgesinde

Your Friendly Neighborhood Spider-Man: 1. ve 2. Bölüm İncelemesi

Can Ahmet Çelik
Selçuk Üniversitesinde Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitede aynı bölümde yüksek lisans yapıyor. Düzenli olarak okuyor, izliyor ve yazıyor.

Adsız Aşıklar: Muzip ve Şaşırtıcı

önceki yazı

A Complete Unknown: Bob Dylan’ın Beyninde Yaşamak

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir