Emre Sert ve Gözde Yetişkin’in yeni filmi Sahibinden RahmetCem Yiğit ÜzümoğluAslı İnandık ve Sarp Akkaya gibi sevilen oyuncuları bir araya getiriyor. Yeniceköy’ün kendi yağında kavrulan insanlarına odaklanan Sahibinden Rahmet, meteor yağmurunun ardından olanları gerçekçi olduğu kadar, mizahi bir tonla anlatıyor. Dünya prömiyerini 27. Şangay Film Festivali’nde, Türkiye’deki ilk gösterimini ise 62. Altın Portakal Film Festivali’nde yapan film, 7 Kasım’da vizyona girdi.

İrfan (Cem Yiğit Üzümoğlu), mevsimine göre mantar ya da böğürtlen toplayıp satan bir köylü olarak karşımıza çıkar. Saftır, yol yordam bilmez, menfaat gözetmez. Eşi Münevver (Aslı İnandık) ve oğluyla kurdukları küçük dünya, ilk olarak annesinin ölümüyle sarsılır. Onları sıkça ziyaret etmeye başlayan ablası ve eniştesi hayatlarındaki değişimi görünür kılar. Ardından meteor yağmurları ve Amerikalılar gelir. Gökten yağan taşın para edebileceğini fark ettiklerinde asıl dönüşüm başlar.

İrfan, tuvalet camını kıran küçük bir taşla başlayan farkındalığını, görkemli, herkesi kıskandıran bir başka taş bularak sürdürür. İnsanlar İrfan’a pek de itimat etmez. Buna rağmen Nasrettin Hoca’nın kürküne benzer şekilde ona itibar getiren taşa büyülenerek bakarlar. Ne var ki böyle bir güce sahip olmak, her kafadan ses çıkmasına da alan açar. İrfan bunca ses arasında kaybolurken karakteri de büyük bir değişime uğrar. Normalde köydeki üç beş insanın hayatında var olan kapitalizm, genele yayılır. Godot’yu bekler gibi beklenen Amerikalılar, daha iyisi bulunur mu diye bakılan “rahmet” adı verilen taşlar ve aile içindeki gerilimin artışı, müzik kullanımı ve etkili kurguyla izleyiciye yansır.

Sahibinden Rahmet Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Emre Sert Gözde Yetişkin Cem Yiğit Üzümoğlu Aslı İnandık Sarp Akkaya

Lütuf Görünümlü Lanet

Bazen gördüğümüz rüyalar, o dönemde hissettiklerimize dair derin bir iç görü sunar. Bilinçli zihnimizin yerine geçerek bizi olanlara ve olabileceklere açan, uyku anındaki bu kontrolsüz bölgedir. Sahibinden Rahmet de bir rüya sekansıyla açılarak izleyiciye olabilecekleri sezdirir. İrfan, rüyasında gördüklerini anlattığında karanlık ve kaybolmuş hissettiren alanı eşi Münevver aydınlatır. Rüyasını dinlediği eşine, annesi için mezar taşı yaptırmayı ertelememesini söyler.  Zaten Münevver karşımıza İrfan’ın saflığını dengeleyen, ona yol gösteren biri olarak çıkar. Olaylara İrfan’a göre daha kabullenici ve çözüm odaklı yaklaşır.

Ne var ki İrfan eski köyde çok sevdiği bir ağacın altına gömdükleri annesine layık mezar taşını bulmakta zorlanır. Aldığında da eniştesinin verdiği parayla ederinden fazlasını öder. Ancak beğenilmeyen mezar taşı iade edilemediği gibi kullanılamaz da. Rüyadaki kaybolmuşluğa çözüm olarak görülen nesne, yerini bulamadıkça bir tür lanet yaratır. İrfan mezar taşını ağacın altına götürme arzusuyla erkenden uyandığı gün, yıkılan köprünün yakınında lütuf görünümlü lanetini, yani görkemli taşı bulur.

Ülkeyi ayağa kaldıran meteor yağmurlarından sonra basın mensupları köyü ziyaret eder. Taşıyla kamera karşısına geçirilen İrfan’a da mikrofon uzatılır. “Taşı sattığınızda parasıyla napacaksınız?” sorusuna herkesin cevabı hazırdır. Oysa İrfan, o güne kadar var olan hayatından başka türlüsünü hayal edemediği için sessiz kalır. Taşın neden olduğu lanet, İrfan’ın bilemeyişinden kaynaklanır. Zira İrfan’ın hayatına cep telefonu o günlerde girer. Atv denilen motorlardan alma hayalini kurmaya o günlerde başlar. Adeta başkalarının hayallerini satın alarak başlar işe.

Meteor yağmurundan hemen sonra gelen Amerikalılar, bulduğunuz taşların gramı için kim ne teklif ediyorsa on dolar fazlasını ödeyeceğiz der. Tuvalet camında bulduğu taşı, Allah’ın göğünden gelme taş için bir de para mı alacağım diyerek bedavaya veren İrfan, bulduğu ikinci, görkemli taş karşısında alçak gönüllülüğünü kaybeder. 1450 gram olan taştan kazanabileceği para karşısında gözü döner. İş kazanacağı parayı sınırsız sanmaya varır.

Sahibinden Rahmet Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Emre Sert Gözde Yetişkin Cem Yiğit Üzümoğlu Aslı İnandık Sarp Akkaya

O Sizin Mahalleye Geldi Geleli

Çoğu hikâye bir karakter yolculuğa çıktığında ya da şehre bir yabancı geldiğinde başlar. Sahibinden Rahmet’te gökten yağan taşlar ve Amerikalılar, köye gelen yabancılar olarak karşımıza çıkar. Taşın temsil ettikleri İrfan’la birlikte bütün köyü değiştirir. Bazı karakterlerin gölge yanlarını daha fazla öne çıkarır. Bazı karakterler rahmetten önce ve sonra olarak ikiye ayrılır. Örneğin, köyün muhtarı Saffet (Ozan Çelik) apartman dairesinde yaşayıp statüsünün getirdiği güçten faydalanmaya alışıktır. Her zamanki kibirli tavrı, İrfan görkemli taşı bulduktan sonra biçim değiştirir. İrfan’a yaranmaya çalışsa da küçümsemeyi de sürdürür. İrfan’a lütfeder gibi verdiği eski, tuşlu telefon esasında aşağılamanın bir yoludur.

Eniştesi Kemal’in (Sarp Akkaya) ise başka hesapları vardır. Para, odadaki pembe file dönüştüğünde başka türlüsü de mümkün olmaz zaten. Kemal ve Nuray’ın (Pınar Çağlar Gençtürk), İrfan ile Münevver’in yaşadığı evi sattırma çabası parayla doğrudan ilişkilidir. İrfan, görkemli taştan gelecek parayla yaşadığı evi satın almayı planlar. Evin sessiz isyan çığlıklarına ise kulaklarını tıkar. Evin dış duvarında başlayan çürümeyi Münevver görür, İrfan’a hatırlatır. Taşla birlikte dağılmaya başlayan huzur, evde vücut bulur.

Münevver, muskacı babasının evinden huzura erme umuduyla ayrılıp İrfan’la evlenir. Oysa köydeki kadınlar arasında korkularını artıran söylentiler yayılır. Münevver’in paranın getireceği huzursuzluğa dair sezgileri, güçlü bir gerçeklik taşır. Fransız bir koleksiyoner köye gelip taşın gramına elli dolar vereceğini söylediğinde yalnızca Münevver satmasını ister. İrfan’ın rüyasını yorumlayıp huzuru nasıl bulacağını söylediği gibi, şimdi de taşı satmanın gerekli olduğunu bilir. İrfan, Münevver’in sağduyulu sesinden uzaklaştıkça içsel huzurunu kaybeder, tembelleşir, başka bir adam olur. Münevver’in kaçtığı yere dönme sebebi budur.

Sahibinden Rahmet Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Emre Sert Gözde Yetişkin Cem Yiğit Üzümoğlu Aslı İnandık Sarp Akkaya

Güçlü Sorular Soran Etkili Bir Yapım

Sahibinden Rahmet, karakterlerin derinliğiyle son yıllarda yapılan filmler arasında kayda değer bir yere yerleşiyor. Kırsalda geçen ama taşra sıkıntısı yerine yenilikçi bir eleştiri yolunu seçen Sahibinden Rahmet, meteorları meta haline getiriyor. Karakterleri ise öncesini unutturacak kadar derin bir sarhoşluğa sürüklüyor. Öyle ki diğer köy ya da mahallerden gelen insanlar, Yeniceköy halkının tarlalarında taş aramaya başlıyor. Para edeceği için kıymete binen nesneler, meşhur sorunun yeni bir formunu yaratıyor: Taş düştüğü tarlanın sahibine mi aittir, yoksa onu o tarlada bulana mı? İnsanların tapu yerine sözlü anlaşmayla sınırlarını belirlediği böyle yerlerde mülkiyet ilk defa konu haline gelebiliyor. Sahibinden Rahmet, bu yaklaşımıyla adeta kapitalizmin nasıl icat edildiğini canlandırıyor.

Cem Yiğit Üzümoğlu, canlandırdığı İrfan karakterinin saflığını huysuzluğa taşıyor. Aslı İnandık, karakteri Münevver’i korkularıyla yüzleştiriyor. Hastaneden yeni çıktığı için ablasının öldüğünü söyleyemedikleri Hakkı dayı (Bekir Anniak) ile Münevver’in gittiği muskacı (Onur Ünsal) yan karakterler olmalarına rağmen dikkat çekiyor. Taş arama ve Münevver’in ateş başına geçtiği sahneler de dahil pek çok ana Tolga Boyuk’un etkileyici besteleri eşlik ediyor. İşe Yarar Bir ŞeySarmaşık ve Kelebekler gibi son on yılın öne çıkan yerli filmlerinin kurgusuna imza atan Evren Luş, Sahibinden Rahmet‘te de farkını hissettiriyor. Emre Sert ve Gözde Yetişkin’in birlikte yazdıkları senaryo incelikli haliyle salondan çıkan izleyicinin aklında kalmaya devam ediyor.


Burcu Demirer‘in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Barselo: Erkekliğin Karanlık Döngüsü

Doğudan Fragmanlar: Karlı Dağların Ardında

BURCU DEMİRER
28 yaşında, İstanbul'da yaşıyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler ve Karşılaştırmalı Edebiyat okudu. Metin yazarı olarak çalışıyor. Edebiyat, sinema ve tiyatro aracılığıyla yarınki yüzünü keşfediyor.

    The President’s Cake: Ekmek Bulamıyorsan Pasta Ye

    önceki yazı

    All That’s Left of You: Nesillere Yayılan Eziyet

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir