0

Döneminde oldukça beğenilen ve günümüze dek akıllara kazınan pek çok sahnesiyle izleyicilerin gönlünde taht kuran Constantine, 20. yılına özel olarak yeniden sinemalarda gösterilecek. Bu çok özel yapımı henüz izlemeyenler, zamanında izleyip rafa kaldıranlar ve düzenli aralıklarla izleyen hayranlar için yazmak istedik. Yazı, çizgi roman uyarlamalarının yükselişi, aktörün filme etkisi ve karaktere kattığı yorum üzerine olacak.

Yazının devamı Constantine filmi hakkında spoiler içerebilir.
Constantine Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

Altın Dönemin Sonlarına Doğru

Otoriteler ve çoğu sinemasevere göre “Sinemanın Altın Çağı” olarak adlandırılan 90’lı yıllar geride kalmıştı. Sinema dünyası; 90’ları Goodfellas, The Silence of the Lambs, Schindler’s List ile karşıladı. Devamında The Shawshank Redemption, Pulp Fiction, Forrest Gump gibi muazzam eserler geldi. Kalite ile birlikte elbette sektörün hacmi de genişledi. Pastanın en torpilli dilimini de aksiyon filmleri yedi. 1991’de Terminator 2: Judgment Day 520 milyon dolar hasılata ulaştı. Peşinden gelen Men in Black 589 milyon dolar gişe hasılatı yaparken, Star Wars: The Phantom Menace ve Jurassic Park bir milyar $ barajını geçti.

Aksiyon türünün bu büyük başarısından sonra, 1999 yılında sinemayı baştan aşağı değiştiren üçleme ile tanıştık: The Matrix serisi. Teması, hikayesi, teknolojisi, oyuncuları, kısacası akla gelecek her konuda tam puan alan bu seri ile yalnızca Hollywood değil, tüm dünya aksiyon sineması değişti. Üçleme, toplamda 1.6 milyar hasılata ulaştı. Maliyetinin neredeyse on katı kazanç elde eden seri, bugün bile aksiyon ve bilim-kurgu denildiğinde akla gelen ilk işlerden.

Hemen hemen aynı dönemde çıkan ve bu kez bilim-kurgu değil, Orta Çağ-fantazi türündeki The Lord of the Rings serisi başladı. Üç filmi ile toplamda 2.99 milyar dolar hasılat elde eden filmin başarısı, The Return of the King‘in kazandığı 11 dalda Oscar ile taçlandı. Üst üste gelen başarılı işler, özellikle bu denli orijinal, taklit etmesi zor fikirlerle başarıya ulaşılmışken, çıtayı epey yükseltti. Birkaç başarısız denemenin ardından ise izleyiciyi aksiyonla buluşturacak özgün işlerin madeni keşfedildi: çizgi romanlar.Constantine Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

Ortam Müsait, Aktör Zirvede

Tabii 2004’e dek pek çok başarılı deneme olmuştu. 1990’da Mirage Studios‘un Teenage Mutant Ninja Turtles‘ı, 94’te The Crow ve The Mask, 2002’de Road to Perdition, 2003’de Oldboy gibi çok başarılı işlere imza atıldı. 2004 sonrası gösterime girenler ise, arkalarına aldıkları rüzgar ile sinemanın izleyici profilini tamamen değiştirdi. Hellboy ve Spider-Man serileri, Punisher, Nolan‘ın Batman serisi, V for Vendetta, Sin City, Constantine ve en nihayetinde Marvel Sinematik Evreni.

Sinemanın A noktasından B noktasına bu denli hızlı evrildiğini görmek, sadece izleyenleri değil, sanatçıları bile şaşkına çevirmişti. Özellikle 2004-2005 senelerinden örnek vermemin sebebi şu: Bence biz bu ağacın son samimi meyvelerini bu dönemde yedik. Yanlış anlaşılmasın lütfen, bu yorumum yalnızca aksiyon türü özelinde. Constantine gibi özenli, dikkatli ve güzellik endişesiyle kaleme alınmış ve resmedilmiş filmlere ihtiyaç duyulmuyor artık. Filmin kadro seçiminden kostüm tasarımına, kurgu dilinden renk paletine her aşaması başarılı. Tabii sinemacılar samimi, izleyiciler istekli, uyarlanan eser gayet tatlı, dönem uygun, ortam müsait, aktörün de en popüler zamanları… Bu film tutmasa ayıp olurdu zaten.

Constantine, 2005 senesinde Hellblazer isimli çizgi romandan uyarlandı. Keanu Reeves‘in hayat verdiği John Constantine karakteri, çizgi roman külliyatının belki de en ilgi çekici anti-kahramanlarından biri değildi. Fakat Reeves‘in yorumuyla, sinema dünyasının en karizmatik ana karakterlerinden birine dönüştü. Tilda Swinton, Peter Stormare gibi pek çok yıldızın dahil olduğu filmin yönetmenlik koltuğunda Francis Lawrence oturuyordu. Lawrence‘ın ilk yönetmenlik deneyimi olan Constantine, yakaladığı başarı ile genç sinemacıya daha sonrasında I Am Legend filmini ve Hunger Games serisini yönetme fırsatı sundu.Constantine Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

Hellblazer’dan Sinemaya

John, insanlar arasında gizlenen ilahi ve şeytani varlıkları görebilme yeteneği ile dünyaya gelmiş bahtsız bir çocuk. Korkunç bir çocukluk ve berbat bir ergenlik üzerine dayanamıyor ve intihara kalkışıyor. Dünyamızda hayata döndürüldüğü o kısacık sürede, John cehennemin en derin çukurlarını keşfetme şansı buluyor. Artık günlük hayatta şahit olduğu dehşet verici anların psikolojik bir buhran veya bir illüzyon olmadığını anlayan John, intihar ettiği için mutlak cehennemle karşılaşacağı gerçeğiyle yüzleşiyor. Tanrının, cennetin, cehennemin ve kapsadıkları tüm mahlukların gerçek olduğunu öğrenen John Constantine, ruhunu temize çıkarmak için şeytanın yeryüzündeki kötülükleriyle amansız bir mücadeleye girişiyor.

Öncelikle karakterimiz yüce bir amaç uğruna değil, tamamen kendi çıkarları için savaşıyor. Normal şartlarda dünya yansa umurunda olmayan Constantine, ebedi cehennem ile cezalandırılmak istemediği için tanrının erdemli savaşçısı rolüne bürünüyor. Filmin başından sonuna bizlere anlattığı, karakteri resmettiği hikayenin temelinde bu yatıyor: John Constantine bir kahraman değil. Hassasiyetleri olmayan, bencil, ahlaksız denebilecek bir ana karakter, bir anti-kahraman. Düzenli alkol ve sigara alışkanlığı, sürekli depresif ve karamsar bir havada olması gibi detaylar sayesinde, klasik anti-kahraman modelinin en başarılı örneklerinden biri diyebilirim.

Orijinalinde Constantine karakteri keskin yüz hatlarına sahip, sarışın bir İngiliz. Fakat filmde hikaye Los Angeles, California’da işleniyor. Bildiğiniz üzere o yıllarda karakterin saç rengi, ten rengi izleyiciler tarafından çok dert edilmiyordu. Kimse çıkıp da “Arkadaş, Constantine sarışındır. Hangi hakla siyah saçlı birini oynatırsınız?” demedi. Eski güzel günler… Constantine gibi bir doğaüstü gerilimin, Los Angeles’ta işlenmesi berbat bir karar diyemem. Şahsi görüşüm böylesine kasvetli, karanlık bir hikayenin Londra sokaklarında anlatılması çok daha iyi olabilirdi. Filmin kadrosuna gelecek olursak her biri nokta atışı. Başrollerden tutun yan karakterlere, hepsini detaylı inceleyeceğiz.Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

Çizgi Roman Estetiğini Perdeye Yansıtmak

Okurların bu tip uyarlamalarda her daim şikayetidir: Filmler, her seferinde “çizgi roman estetiğinden uzak” olmakla eleştirilir. V for Vendetta, Sin City, 300 gibi filmler, bu hususta herhangi bir eleştiri almadı. Kaynak ile kıyas imkanı olan izleyiciler, çoğunlukla eserlerin layığıyla uyarlandığını savundu. Bu markalar ile yeni tanışmış çoğu insan ise adı geçen filmlerde görselliğin üst düzey, hatta çoğu zaman eşsiz olduğunu söyledi. Üstüne katmadan ve çıtayı düşürmeden tam tadında uyarlanan görsellik, topluluktan alkış almak için yeterliydi. Constantine özelinde değerlendirecek olursak, çizgi roman estetiği resmin dışında kalıyor. Karakter tasarımları, kostümler, aktörlere verilen oyun bir noktaya kadar başarılı. Fakat filmin görsel tonu, klasik 90’lar aksiyonunun karanlığıyla okült kurgunun buluştuğu leziz bir renkte.

Başrolümüz Keanu Reeves, öncesinde Speed ve The Matrix serisi ile aksiyon türünde ne kadar iddialı olduğunu kanıtlamış bir aktördü. Korku türünde en çok ses getiren işi ise The Devil’s Advocate (1997) idi. Kariyerinin zirvesinde olan Reeves, John Constantine karakteri için biçilmiş kaftandı diyebilirim. Bugün bile canlandırdığı karakterler arasında favorisi sorulduğunda Constantine cevabını veriyor. Bu, aktör ile karakter arasında kurulan bağın kusursuz birkaç örneğinden biri.

Isabel ve Angela Dodson ikizlerine hayat veren Rachel Weisz, Chas’i canlandıran Shia LaBeouf, akıllara kazınan Midnite rolüyle Djimon Hounsou gibi oyuncuların yanı sıra pek çok başarılı yan rol mevcut. Tedirginlikleriyle izleyiciyi de korkutan Beeman ve Peder Hennessy’yi canlandıran Max Baker ve Pruitt Taylor Vince filme renk katıyor. Sinema tarihinin en karizmatik iblislerinden birini oynayan Gavin Rossdale, Balthazar karakteriyle tüylerimizi diken diken ediyor. “Cinsiyetsiz bir meleği en iyi kim oynar?” deseler, o dönem herhalde çoğu insanın aklına Tilda Swinton gelirdi. Gabriel karakterinin ağırlığını film boyu bizlere hissettiriyor. Peter Stormare‘in şeytan yorumuysa filmin en güçlü silahlarından biri. Stormare, yalnızca birkaç dakikalık rolüyle izleyiciyi etkisi altına almayı başarıyor.Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

İblisleri Tokatla, Sigarayı Azalt

Hikayemiz güneyde bir inşaat işçisinin, şans eseri Kader Mızrağı’nı bulmasıyla başlıyor. İsa’nın, yani Tanrı’nın oğlunun ölümüne sebep olan bu mızrağın, şeytanın oğlunun doğumuna neden olacağına dair bir kehanet bulunuyor. Elbette bu filme özel bir kurmaca, İncil’de buna değinen bir kısım bulunmuyor. Bu, Romalı asker Longinus’un çarmıhtaki İsa’nın böğrüne sapladığı mızraktan esinlenilmiş bir silah. Bu olay İncil’de, Yuhanna 19:34’te şöyle anlatılır:

İçlerinden biri, mızrağını İsa’nın böğrüne sapladı; hemen kan ve su aktı.

Mızrağın doğaüstü güç taşıdığı fikri, Orta Çağ’a dayanan ezoterik-okült kaynaklardan geliyor. Özellikle İkinci Dünya Harbi yıllarında, Adolf Hitler‘in bu mızrağı aradığına dair efsaneler, mızrağın tanınırlığını arttırdı.

Yeniden bahsetmek gerekirse John Constantine, doğuştan sahip olduğu doğaüstü yeteneklerle ve intihar ettiği için ebedi cehenneme mahkumiyetiyle iblis kovuculuk için biçilmiş kaftan. Ruhunu temize çıkarmak, cennetin kapısını aralamak için insanlara musallat olan iblisleri cehenneme geri göndermeyi görev edinmiş. Karakter, gündelik hayatta her an sigara içip günde bir paket oksijen aldığı için akciğerleri bitmiş durumda. Aynı anda hem iblislerle hem kanserle mücadele eden John’un zamanı ise hızla daralıyor.

Constantine Film İncelemesi Arakat Mag 2005 2025 Francis Lawrence Keanu Reeves Rachel Weisz Djimon Hounsou TME Filmleri Encore Cinema

Kız Kardeşler ve Mammon

Angela Dodson, kız kardeşinin şüpheli intiharını araştıran bir polistir. Isabel ve Angela kardeşler, tıpkı John gibi doğaüstü güçlerle doğmuş. Isabel bu güçleri asla terk etmemiş, Angela ise bunları zihninin derinliklerine gömüp normal bir hayat yaşamayı seçmiştir. Kardeşinin intihar etmesini, dolayısıyla cehennem ile cezalandırılacak olmasını kabullenemeyen Angela, soluğu John Constantine’in yanında alır. Dünyada dirilmek için psişik ikizlerin bedenlerine ve ilahi bir varlığın yardımına ihtiyaç duyan şeytanın oğlu Mammon, Meksika’dan Los Angeles’a doğru yolculuğuna başlarken John ve Angela’nın kaderleri ise birbirine sımsıkı bağlanır. Ana karakterlerimizin bu büyük gizemi çözmeye çalıştığı sırada geçtiği sınavları izlerken, bir yandan da tüm film boyunca Mammon’un bize doğru yaklaştığını bilmek gerilimi epey yükseltiyor.

Bu heyecanlı hikayede karşılaştığımız Beeman, Peder Hennesy ve Papa Midnite, John’a olabildiğince yardım etmeye çalışırken Gabriel ve Balthazar’ın kurdukları dengeler, gidişatı sağlam taşlar üzerine oturtuyor. Kalabalık bir kadrosu olmasına rağmen yan rollerin ekran süreleri ile izleyiciyi boğmayan film, hikayeye dahil olan her karakterin önemli ve örüntüye doğrudan etkili olduğunu hissettiriyor.

Filmin korku-gerilim seviyesi tadında, aksiyonu oldukça eğlenceli. İnsanın aynı anda hem gözünü kapatmak hem de ekrana bakmak istediği filmlerden biri. Kurulan evren çok geniş ve cömertçe uyarlanmış. Kurgu su gibi akarken filmin yeniden izlenebilirliği ise aynı oranda artıyor. Destansı anları, efsaneleşmiş sahneleri ve replikleri, tek bir film için oldukça fazla. Karakter her ne kadar empatiden yoksun, bencil, rahatsız bir adam da olsa bağdaşmak kolay, anlaşılabilir ve karizmatik şekilde işlenmiş. Müzikler, renkler, mekan ve kostüm tasarımları pek güzel.

Tüm bu olumlu yanları göz önünde bulundurursak, henüz izlememiş ya da zamanında sinemada deneyimlememiş okurlara gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim; bu filmi sinemada izleyin. Constantine, görselliğiyle, müzikleriyle ve oyuncu kadrosuyla günümüz sinemasında çok sık denk gelmediğimiz kalitede bir eser.


Mehmet Tezcan’ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Seven: Nietzsche, Ahlak ve Yedi Ölümcül Günah Üzerine

Interstellar: Bilim ve Duyguların Çarpışma Noktası

Mehmet Tezcan
Arakat Mag'in sesi ve yazarı.

    Death Stranding 2: On the Beach: İnsanlığın Yeni Yolu

    önceki yazı

    Superman: Küllerinden Yeniden Doğmak

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir