61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ulusal yarışması dün itibariyle sona erdi. Yarışmanın en çok dikkat çeken kısmı yarışma seçkisinin zayıf kaçmasıydı. Buna rağmen son iki gün gösterilen filmler, en azından bu yılı kurtarmış gibi gözüküyorlar. Festival ödül töreniyle sona erecek. Filmlere dair kısa notları bu yazıda bulabilirsiniz.
Ulusal Yarışmada Final
Sevgili Katilim Berlin

Birinci dakikasından sonuncu dakikasına kadar inandırıcılıktan tamamen yoksun olan Sevgili Katilim Berlin, Kayıp Otoban’dan çıkma kötü karakterleri, Massive Attack kopyası müzikleri, yer yer Guy Ritchie filmlerini andıran kurgusu ve konuşma yoksunluğu çeken karakterleriyle kendi çapında Tarantinoculuk oynuyor. Yönetmen belli ki sevdiği yönetmenlerin filmlerini bir karışım eşliğinde taklit etmeye çalışmış. Ancak filmdeki hiçbir nokta bağlanamadığı gibi, anlamsız dans sahneleri de ilave edilmiş.
Senaryosundaki tek cümleyle ırkçılığı anlatma sığlığıyla ve kimyası zerre tutmayan iki ana karakteri oynayan oyuncusuyla da ilk görüşte aşkı anlatmaya çalışıyor. Her hamlesi tahmin edilebilir. Suçlu zevk olarak yorumlarsak; seyir keyfi de yok. Videoklip estetiği kontrolsüz. En ciddi sahnede bile bir yerden sonra gülünç oluyor.
Savrulan Zaman

Zamanın içinde duygusuzlaşan ve acımasızlaşan şehirli insanın rutinini ve ilişkilere bakış açışına yoğunlaşan Savrulan Zaman, melankolik tavrı ve ilişkilere dair iyi gözlemlere sahip bir film olarak akılda kalıyor. Selim Evci bir yönetmen olmasına rağmen oyuncu performansı olarak muadillerine göre hiç fena değil. Doğal performansını sayesinde itici karakterini layığıyla yansıtabilmiş. Bir anlamda bu film Selim Evci’nin Bulantı’sı olmuş. Toksikleşen erkeğin hissizleşmesi kavramını ve toplumsal bakış açısını günümüz normlarında sergilemeyi becermiş.
Savrulan Zaman’ın içinde kısa rollerde çok oyuncunun sahnesi gelip geçiyor. Ancak en etkili performansı Nihan Okutucu veriyor. Cihangir’de oturan modern kadın tasviri akılda kalıcı oluyor. Belli ki iyi oyuncunun kısa rolüne rağmen aurasıyla bu rolün altından başarıyla kalkması zor olmamış. Öte yandan film hayatın içinde yalnızlaşan insan profilinin yansıması olmasından kaynaklı senaryo anlamında patlama noktalarından uzak kalıyor. Bu sebeple de düz ilerleyen yapı bir noktadan sonra durağanlaşıyor. Ana karakterinin iticiliği pek çok kadını rahatsız edecektir. Çünkü bu tipler yüzünden pek çok kadında travmalar oluştu.
Evcilik

Köylü ve şehirlinin sınıfsal çatışmasından yararlanan Evcilik, vicdan ve kibir arasındaki dengesizliğin, seçimlerle değişen pişmanlığı üzerine bir film ortaya çıkıyor. Deniz Işın ve Nejat İşler performansı ile öne çıkıyor. Filmde dört oyuncunun da benzer sürelerde rollerinin olması dört oyuncunun da başrol mü yoksa yardımcı oyuncu mu kabul edileceği konusunda öfül töreninde çeşitli tartışmalara neden olabilir. Festivalin şu ana kadar en çok ödül ihtimali olan birkaç filminden biri diyebiliriz.
Filmin kurduğu çatışma üçte ikilik süreçte çalışsa da, son kısımda tekinsiz kırsal gerilimine sapmasının hakkını veremiyor. Gerilim unsurlarını zayıf kullanarak hikayenin yükseldiği noktada inişe geçmesine sebebiyet veriyor. Şehirli çift karakterleri ise derinleşemeden sığ kalıyorlar. Karakterleri burjuva olarak yorumlarsak, paralarıyla her şeyi alabileceklerini sanıyorlar. Hayatlarında her şeyleri var. Ancak iki köylü karakterin mutluluğuna göz dikerek onu da sömürme peşine geçiyorlar. Sistemin kendi dışında yaşayanlara karşı acımasızlığı olarak da bu mevzu yorumlabilir. Filmin senaryosundan Rüçhan Çalışkur’un karakterini çıkarsak filmden zerre bir şey eksilmeyeceği gibi, filme bu karakterin sıfır katkıda bulunduğunu düşünüyorum. Ümit Ünal ne kadar iyi bir senarist olsa da maalesef her filminde böyle karakterleri filme dahil ediyor. Sonuç olarak Ümit Ünal’ın en iyi filmi değil ama kurak geçen ulusal yarışmada vaha olduğunu söyleyebiliriz.
Fidan

Kopuk kopuk parçalardan oluşan planlara dayalı bir anlatım tekniği deneyen Fidan, uzun metraj bir fragmanı andırıyor. Gerekli gereksiz müzik kullanımı ve bu kadar duygusal bir hikayeyi bu kadar duygusuz anlatması hikayeye yabancılaşmamıza neden oluyor. Tahammülü zor bir deneyim ortaya çıkıyor. Görsel anlatım dilini kullanmasını takdir etmek isterdim ama bunun için yönetmenin filmin bütünlüğünü sağlayabilmesi gerekirdi diye düşünüyorum.
Temiz yakalanan kadrajlar, zaman atlamalarının içinde anlamsızlaşırken, ana karakterin filmin sonuna kadar sessiz kalıp finalde konuşturulmasının filme hiçbir katkı sağladığını söyleyemeyiz. Alican Yücesoy gibi bir oyuncu oldukça karikatür kalmış. Malick usulü bir anlatı denemesi olmasına rağmen, bu anlatının hikaye şablonu içinde delikli isviçre peynirine benzemesi filmi ciddiye alamamıza neden oluyor. Yine de zayıf seçkide pek çok filmden iyi olduğunu da söylemek lazım. En azından yeni bir şeyler denemesi de başarıdır.
Gülizar

Gülizar travma sonrası stres bozukluğu hikayesini evlilik ve ilişkilerle bağlantı kurarak işliyor. Bunu yaparken yalın ve etkili olmayı başarıyor. Yönetmen Belkıs Bayrak’ın filmin gerilimi ve ritmini ayarlamasını çok beğendim. Anız yakma metaforu üzerinden tüm filmin özetini yapması harika diyebiliriz.
Yönetmenin üzerinde Tarkovsky etkilerinin olduğu açıkça hissediliyor. Bekir Behrem de gayet düzeyli oynamış. Ecem Uzun’un sessiz performansı duyulmayan bir çığlığa benziyor. Karakterin travmayı atlatma çabasının erkek üzerinde namus algısıyla, aslında cinsiyetler arası çarpık bakış açısı çok iyi yansıtılıyor. İmam nikahı sırasında kendini satılık bir mal gibi görmek istemediğinden mehr istemeyen kadın detayı, kına gecesinin karanlık bir ritüel gibi lanse edilmesini ve hatta yine de her şeyin maddiyat üzerinden yürümesi detayı, düğün öncesindeki “Belki de herkes böyle evleniyordur.” repliğindeki burukluk hissi gibi pek çok detay filmin büyümesini sağlıyor. Bunlar ve bu gibi detaylar sayesinde film düşündürüyor. Bir filmi düşünüyorsanız da, o film gerçekten iyi filmdir. Gülizar bana göre yarışmanın bu yüzden de en iyisi diyebilirim.

Haktan Kaan İçel’in, diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.




















Yorumlar