Wregas Bhanuteja’nın Levitating filmi izleyiciyi anlamaya değil, alışmaya zorlayan bir deneyim sunuyor. Havadan düşen noodle’lar, sebepsiz yere başlayan danslar ve kontrolsüz beden hareketleri, film ilerledikçe açıklanması gereken tuhaflıklar olmaktan çıkıp dünyanın doğal düzenine dönüşüyor. Böylece film mantık dışı bir evren yaratmıyor; aksine mantık arama alışkanlığımızı görünür kılıyor.

Levitating, yönetmenin bu yıl Sundance’te prömiyer yapan son filmi olsa da, Bhanuteja uluslararası festival izleyicisinin yabancısı olduğu bir isim değil. Bir önceki filmi Andragogy ile Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yer almasının ardından yönetmen giderek Endonezya sinemasının uluslararası alandaki en görünür temsilcilerinden birine dönüştü. Bhanuteja yerel olanı açıklamıyor, olduğu gibi sunuyor; film de izleyiciyi dışarıdan bakan biri olmaktan çıkarıp o dünyanın içine yerleştiriyor. Benim için aynı zamanda Endonezya sinemasıyla ilk karşılaşma olan Levitating, yabancılığı mesafe üzerinden değil, alışkanlık üzerinden kuruyor. İzlerken zaman zaman bir sitcom rahatlığına kapılıp hemen ardından tarif edilmesi zor bir huzursuzluk hissettim. Film, tam da bu iki duygu arasında asılı kalıyor: hem son derece gündelik hem de açıklanamaz biçimde yabancı.

Filmin konusundan kısaca bahsedecek olursam Levitating, ailesinin dağılmasının ardından ninesiyle yaşamaya başlayan Bayu’nun hayatına odaklanır. Annesinin başka biriyle evlenmesi ve hırsızlık nedeniyle hapse giren babasından uzak kalması, Bayu’yu içe kapanık bir yalnızlığa iter. Arkadaşlarının yönlendirmesiyle köyde düzenlenen spiritüel eğitimlere katılmaya başlayan Bayu, burada bir medyum (spirit channeler) olmayı öğrenirken hem kendi bedeniyle hem de bastırdığı duygularıyla yüzleşmeye başlar. Eğitimi veren hoca ve ritüellere katılan diğer gençlerle kurduğu ilişki, onun gerçeklik algısını giderek değiştirir. Sevdiği kız Laksmi ve kuzeni Pawit’le ilgili imgeler zihninde farklı olasılıklara dönüşür. Film, küçük ve sessiz anlar üzerinden ilerlerken Bayu’nun yaşadığı deneyimin gerçek mi yoksa içsel bir süreç mi olduğunu kesinleştirmez; aksine, gerçek ile algı arasındaki sınırın nasıl belirsizleştiğini takip eder.

Levitating Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Sundance Film Festival Wregas Bhanuteja Angga Yunanda Maudy Ayunda Anggun

Ritüelin İçinde Beden

Filmin ana karakteri Bayu’nun katıldığı eğitimlerin amacı bir medyum (spirit channeler) olmak gibi görünse de filmde spiritüellik bir yetenek kazanımı değil, bir dönüşüm pratiği. Her ritüel öncesi seçilen hayvanlar (manda, tahtakurusu, sülük, kertenkele…) karakterlerin temsil ettiği şeyler değil, onların yerine geçmenin bir yolu. Bayu’nun günler boyunca yerde sürünmesi ilk başta anlaşılmaz bir davranışken, finalde sülük ritüeline hazırlık olduğunu fark ettiğimizde film, geriye dönük olarak kendi anlamını kuruyor. Burada oyunculuk yok, bedenin gerçekten başka bir varlığa yaklaşma çabası var.

Kanın filmde sürekli ortaya çıkması da bu yüzden metafor gibi çalışmıyor. Bir sahnede insanların başından kovayla boşalan kanı görüyoruz, başka bir sahnede ise Bayu’nun hayvandan kan çekip içtiğini. Bu anlar şok etkisi yaratmak için değil, aslında ruhsal olanı soyuttan kurtarmak için var. Zira Levitating, ruhu görünmez bir şey olmaktan çıkarıp fiziksel bir deneyime dönüştürüyor.

Keza green screen (yeşil perde) ile çekilmiş dans sekansları da gerçeklikten kopuş değil, zihnin mekânı gibi. İki kişinin sahneye çıkıp birinin dans ettiği diğerinin müzik yaptığı anlar, Bayu’nun iç dünyasının dışarı taşması gibi çalışıyor. Ritüeller performans değil; bedenin yavaş yavaş düşünmeye başlaması anlamına geliyor.

Levitating Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Sundance Film Festival Wregas Bhanuteja Angga Yunanda Maudy Ayunda Anggun

Saklanamayan Şeyler

Bayu’nun medyum olmak istemesi, bir güç arayışından ziyade kontrol edemediği duygularla baş etme çabasını yansıtıyor. Annesinin başka biriyle evlenmesi, babasının hapse girmesi veya ninesiyle yaşamak zorunda kalması filmde dramatik patlamalara dönüşmüyor; aksine sürekli arka planda kalan bir ağırlık yaratıyor.

Ritüel esnasında flüt çalamadığı sahnede hocanın “Aile problemlerini saklayamazsın.” demesi filmin anahtar cümlelerinden biri. Burada ruhsal alan doğaüstü değil, bir dürüstlük alanı olarak resmediliyor. Yalan söyleyen biri ritüel yapamaz çünkü ritüel bastırılmış olanı ortaya çıkarır. Bayu’nun zihninde sevdiği kızın kuzeniyle evlendiğini ve çocuk sahibi olduklarını görmesi de gerçek bir kıskançlık anından ziyade büyümenin kaçınılmaz kaybını fark ettiği an gibi.

Filmin en sakin sahnelerinden biri, karakterin babasıyla yüzleştiği an. Bayu, annesinin gidişinden onu sorumlu tutarken babası yalnızca özür diliyor; “Diğer babalar gibi olamadım.” diyor. Bu sahne dramatik bir çözüm sunmuyor ama film boyunca süren iç gürültünün kaynağını görünür kılıyor. Bayu’nun insanları mutlu etmek istemesi ise başkalarını iyileştirmekten ziyade dünyayı incitmeyen bir yer olarak hayal etme arzusu gibi konumlanıyor.

Levitating Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Sundance Film Festival Wregas Bhanuteja Angga Yunanda Maudy Ayunda Anggun

Şehrin Çağrısı, Toprağın Sesi

Levitating boyunca tekrarlanan Jakarta fikri neredeyse bir kurtuluş masalı gibi anlatılıyor. Köyden ayrılanların hayatlarının düzeleceğine dair inanç, Türkiye’de bir dönem İstanbul’a göç etmenin her şeyi çözeceğini düşünme fikrine benziyor. Bayu’nun babası da bu fikre tutunanlardan biri. Buna karşılık köyde yapılan trans ritüelleri yalnızca spiritüel etkinlikler değil, aynı zamanda birlikte kalma biçimi.

Her ritüel öncesi seçilen hayvan posterleri ve kurulan bağ, bireysel deneyimi kolektif hafızaya dönüştürüyor. Filmin sonlarına doğru köyü ele geçirmeye çalışan güvenliklerin ritüelle yok edilmesi, gerçekçi bir çözüm yerine sembolik bir ifade yaratıyor: topluluğun kendini koruma hayali. Özgürlük burada fiziksel bir zaferden çok, ait olunan yerden vazgeçmeme kararı.

Finalde Bayu’nun Jakarta’ya gidip babasına yeni bulduğu kertenkele ritüelini denetmek istemesi filmin yönünü tersine çeviriyor. Kaçış gerçekleşmiyor, köy şehirde sürmeye devam ediyor. Flütün çalmaya başlamasıyla film bir çözüm sunmadan sona eriyor, ancak izleyici için gerçekliğin sınırlarının artık yerinden oynamış olduğu anlaşılıyor. Levitating belki de tam olarak bunu anlatıyor: Bazen anlamak için yere basmak değil, biraz havada kalmak gerekir. Dünya sinemasına ve farklı coğrafyaların anlatılarına ilgi duyanlar için Levitating‘i özellikle öneriyorum. Zira film; alışılmış anlatı biçimlerinin dışında yeni karakterler, inançlar ve hikâyelerle karşılaşma imkânı sunuyor.


Hüseyin Çakır‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Redoubt: Korkunun Mimarisinde İnsan Portresi

Supporting Role: Kaybolmanın Ağırlığı

HÜSEYİN ÇAKIR
Toronto’da Grafik Tasarım okuyor, sinema üzerine içerikler üretiyor, yazıyor, çiziyor.

    Redoubt: Korkunun Mimarisinde İnsan Portresi

    önceki yazı

    Bir Béla Tarr Seçkisi: Kıyametin Ustaları Programı Arter’de

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Leave a reply

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Bunlar da ilginizi çekebilir