Ömrünün sonuna kadar birlikte yaşayacağın kişiye aşık olmak mı, yoksa onun senin kriterlerine uyması mı önemli? Materialists, insanlığın ilk dönemlerinden günümüze dek uzanan ilişkilerin temelini kurcalayan bir romantik komedi-dram olarak karşımıza çıkıyor. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini ilk filmi Past Lives (2023) ile Oscar adaylığı alarak hızlı bir çıkış yapan Celine Song gerçekleştiriyor. ABD’de dağıtımı A24 tarafından gerçekleştirilen filmin dünyadaki dağıtımını ise Sony gerçekleştiriyor. Sony ile A24 ortaklığının yanı sıra, filmin başrollerindeki Chris Evans, Dakota Johnson ve Pedro Pascal üçlüsü merak uyandırıyor.

Past Lives ile kişisel hafıza, göçmenlik ve kader kavramlarını duygusal bir dille işleyen Celine Song, ikinci uzun metraj filmi Materialists ile bu kez rotasını romantik ilişkilerin ekonomik zeminine çeviriyor. İlk filminin aksine daha parlak, daha alımlı ancak daha sert bir dünya yaratıyor Song; New York’un flört piyasasında statü, görünürlük ve sınıfsal değerlerle aşkın nasıl alınıp satıldığını anlatıyor. Filmin adı, yalnızca karakterlerin maddi arzularını değil, aşkın kendisinin materyal bir şeye dönüşmesini de imliyor.

Lucy, Adore adlı profesyonel bir çöpçatanlık firmasında çalışmaktadır. Varlıklı kişilere hayatlarının sonuna kadar mutlu yaşayacakları ve aşık olacakları insanları bulup eşleştirmekle görevlidir. Bir gün, mutluluğa ulaştırdığı bir çiftin düğününde “mükemmel” aday olarak nitelendirdiği Harry ile tanışır. Aynı zamanda o düğünde garson olarak çalışan kusurlu ve fakir eski sevgilisi John ile de karşılaşır. Bu karşılaşma, Lucy’nin yolunda giden hayatını alt üst edecek ve hem işini hem de ilişki hayatını sorgulamasına neden olacaktır.

Materialists Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Celine Song Dakota Johnson Chris Evans Pedro Pascal A24 TME Filmleri

Modern Bir Çıkış Noktası

Materialists, tanıtımlarında sıradan bir aşk üçgeni sunacak gibi gözükse de, senaryosu ve çıkış noktası ile şaşırtıyor. Filmde insanların aradıkları ilişkide maddiyata ve kriterlere verdikleri önem ile aşık olma hallerinin arasındaki ince çizgi işleniyor. Günümüzde birçok insanın Tinder, Bumble gibi uygulamalar dahil olmak üzere boy, yaş, statü, gelir düzeyi gibi faktörlere bakarak hızlıca insanları yargılaması ve kaydırması, zekice bir romantik komedi diliyle anlatılıyor. Ancak, sıradan bir romantik komedi olmakla kalmayıp, aslında daha derin bir drama odaklandığını ikinci yarıda göstermeyi de ihmal etmiyor.

Filmin ve senaryonun belki de tek sıkıntısı, dramı tamamen ikinci yarıya bırakarak keskin türler arası geçişi oluyor. Ancak, bunun bilinçli bir durum olabileceğinin yanında, bu ön yargıların ve filme adını da veren materyalistliğin insanların hayatlarını nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor. Prime Video‘nun güçlü dizilerinden Modern Love‘ı (2019-2021) anımsatan bir tada sahip hikaye anlatımıyla, film özellikle günümüz ilişkileri üzerine iyi bir eleştiride bulunuyor.

Materialists, yüzeyde bir romantik komedi gibi dursa da, arka planında kapitalist sistemin flört kültürüne nasıl sızdığını anlatıyor. Tinder algoritmaları, gelir tablosu eşleşmeleri, “yatırıma uygun” eş adayları gibi kavramlar, filmde alttan alta gerçeklik kazanıyor. Lucy’nin mesleği, aslında “Aşk, artık bir yatırım mı?” sorusunu sorduruyor. Film, bu soruyu doğrudan yanıtlamıyor ama Lucy’nin karar anları, izleyiciyi kendi romantik değerlerini yeniden tartmaya zorluyor.

Celine Song, aşkı bireysel duyguların değil, kolektif sistemlerin bir ürünü olarak resmediyor. Senaryonun bir diğer alametifarikası ise derin ve güçlü ana karakterleri oluyor. Karakterlerin hiçbiri, sıradan bir rom com için yaratılmış basit tipler olarak sunulmuyor. Özellikle Lucy ile John’un yaşadıkları sıkıntılar, birçok izleyicinin empati kurabileceği nitelikte oluyor ve etkilemeyi başarıyor. Oyunculuk hayalleri ve yollarının ayrılmış olmasıyla La La Land‘i (2016) anımsatırken, aralarındaki tartışmalar ve yılların geçişiyle BluTV‘nin (şimdi Max) sevilen yerli dizisi İlk ve Son‘u (2021-) akıllara getiriyor.

Materialists Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Celine Song Dakota Johnson Chris Evans Pedro Pascal A24 TME Filmleri

Bu Üçlü Çok Güçlü

Filmi güçlü ve keyifli kılan etmen, senaryosu olduğu kadar nokta atışı başrol oyunculukları oluyor. Lucy’i canlandıran Dakota Johnson, bir yandan son dönemde yer aldığı filmlerdeki aynı karakter gibi gözüküyor olsa da, hem güçlü hem de naif yönüyle film için biçilmiş kaftan oluyor. Lucy’nin bu iki erkek arasında gidip gelmesi, sadece bir aşk üçgeni değil; bu durum, aynı zamanda sınıfsal bir çıkmazın, toplumsal bir rol çatışmasının ve öz saygı ile arzu arasındaki gerilimin birer yansıması oluyor.

Chris Evans ise John ile sempatik ve hüzünlü erkek karakterine dönüş yapıyor. Captain America döneminden çıkmasından bu yana hem gençleşiyor hem de üzerindeki ağırlığı atıyor. Pedro Pascal ise filmin tanıtımlarından bu yana en çok beklenen ve “pazarlanan” isim olarak haliyle filmin parlayan yıldızı oluyor. Mükemmel erkek konumundaki Harry ile havalı olsa da, itici olmadan sempatikliğini koruyor. Zengin ve havalı ancak temiz kalpli karakterini etkili bir şekilde yansıtıyor. Harry, yalnızca bir birey değil, üst sınıfın fetişize edilmiş yüzü oluyor. Güven, zarafet ve imkân sunuyor ancak duygusal erişilebilirlikten uzak gözüküyor. İyi yazılmış senaryo ile başarılı performanslar birleşince yüksek bir seyir keyfi ortaya çıkıyor.

Sonuç olarak Materialists, yalnızca aşkı değil, aşkın içinde şekillenen ekonomik ve toplumsal koşulları da tartışmaya açan hem keyifli hem de düşündürücü bir seyir sunuyor. Celine Song’un ikinci uzun metrajı, yüzeydeki şıklığı ve parlak oyuncu kadrosunun cazibesiyle dikkat çekerken, alt metninde günümüz ilişkilerine dair net ve zaman zaman acıtan tespitler barındırıyor. Romantik komedi formunun tanıdık yapısını günümüz flört dinamiklerine dair zeki bir eleştiriye dönüştüren film, izleyicisine “Gerçekten ne istiyoruz?” sorusunu sessizce ama ısrarla sorduruyor. Hem eğlenceli bir anlatım hem ince bir toplumsal gözlem arayanlar -hem de Pedro Pascal aşıkları- için Materialists, yılın kaçırılmaması gereken yapımlarından biri olarak öne çıkıyor.


Buğra Mert Alkayalar‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

How to Train Your Dragon: Ejderhanı Bir Daha Eğit

Ballerina: John Wick Evreninde Yeni Bir Dans

Buğra Mert Alkayalar
Alkayalar, 1998 yılında Yozgat’ta doğdu. 2020’de Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon bölümünden lisans, 2024’te ise aynı alanda yüksek lisans derecesini aldı. Halen Marmara Üniversitesi’nde Sinema doktorası yapmaktadır. Yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği kısa filmleriyle Altın Koza Film Festivali, FABİSAD GİO Ödülleri, H.P. Lovecraft Film Festival ve Morbido Fest gibi ulusal ve uluslararası film festivallerinde yer aldı. 2023 yılında ilk öykü derlemesi Birtakım Rivayetler, Porsuk Kültür Yayınları’ndan yayımlandı. İstanbul Kültür Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapan Alkayalar, sinema çalışmalarını hem akademik hem de sanatsal üretim alanlarında sürdürmektedir. Aynı zamanda dijital mecrada sinema yazarlığı yapmaktadır.

    How to Train Your Dragon: Ejderhanı Bir Daha Eğit

    önceki yazı

    Hbo Orijinal Dizisi Rage, 11 Temmuz’da Max’te Yayında!

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir