0

Olasılıklar, Hayalkırıklıkları ve Zaman…

İlk gösterimlerini Sundance ve Berlin Film Festivali’nde yapan Celine Song filmi “Past Lives”, izleyenlerin kalbini parçalayarak farklı duygulara sürüklerken; bir yandan sinemanın büyüsünü iliklerinize kadar işleyen dramatik anlamda etkileyici bir film sunuyor.

Olasılıklar üzerine kurulan, uzun yıllara yayılan yürek burkucu bir aşk hikayesi ancak bu kadar nazik ve düşündürücü etki bırakarak anlatılabilirdi. Empati kurabileceğiniz zarif ve duygusal nuansları sayesinde filmi izlerken ulaşılamaz duyguların içinde ifade edemediğiniz anlara şahitlik ediyorsunuz.

Bir yandan kültürler arası farklılıklarla büyüyen aynı semtin çocuklarının değişimlerini görürken, öte yandan teknoloji sayesinde farklılaşan iletişim yöntemlerini gözlemleme şansı elde ediyoruz. Uzak ilişkilerin zorluğu, çocukluk hayalleri ve yetişkinliğin sancılı yansımaları filmin içinde değişken ruh halleriyle filmin anlatımına katkıda bulunurken, ilerleyen hikayenin gidişatını etkiliyor.

Past Lives Arakat Magİki Yaşam Arasında Sıkışmak…

Filmin zaman ve mekan değişimleri anlatıya zenginlik katarken; senaryodaki ruh hallerine göre şehirlerin anlamları her seferinde değişiyor. Güney Kore ve ABD’deki mekanlar filmsel zaman anlamında yılların farklılıklarına göre farklı duygulara dönüşüyor. Hüzün, sevinç, korku, endişe… Tüm bu duygular merak duygusunun içinde eşlikçi olarak hikayenin heyecanını körüklüyor.

Filmin başrol oyuncuları Greta Lee ve Teo Yoo farklı zaman süreçleri içinde, katmanlara yayılan bir anlatıda öyle bilindik, öyle anlamlı tatlar bırakıyorlar ki; oyuncuların filmin içinde kimyasına hayranlıkla bakakalıyorsunuz. İki oyuncunun performansları da abartıya kaçmadan, dozunda ve vurucu etkiler bırakıyor. İmkansızlıklara rağmen içinizde hiç söndürülemeyen yangınları sessizlik içinde bastırılmış çığlık atan iç sesinizle olgunca karşılamak zorunda kalıyorsunuz.

John Magaro ise yan rolde çok öne çıkmayan bir performans veriyor. Daha çok senaryonun akışında ona biçilen mizansenlerin yürütücüsü kıvamında karakterine hayat veriyor. Bu vesileyle de öne çıkmak yerine gerçekliğin vicdanı içinde sorgulayıcı rolünü üstleniyor. Geçmişten gelen heyecanların endişesini yüzünde hissediyoruz. Onunla empati yaptığımız takdirde sevdiğiniz insanın hiç karşılaşmadığınız duygularıyla tanışma fırsatı buluyoruz.

Past Lives Arakat Mag Unutulamayan Duyguların Peşinde…

Aşka dair ünlü bir söz vardır: “Aşıklar kavuşursa aşk olmaz, kavuşamazsa hayaller yarım kalır tamamlanamaz.” İşte Past Lives bu sözün ikilemleri üzerinden karakterlerini yargılamadan ilerliyor. Bir umuda tutunup, ihtimaller üzerinden size yeni bir bakış açısı sunuyor. Üstelik bunu yaparken filmin ilk sahnesindeki kareden çıkarımlar oluşturarak, toplumun bakış açısında yaratılan basmakalıp düşünceleri tersyüz ediyor.

Film temelinde yaşanamayan ilişkiler üzerine beyin fırtınası çevirirken, bir yandan da varolan gerçekliğin ağırlığının baskısını hissettiriyor. Sinema tarihine baktığımızda böyle ikilemleri yaratan çok film görmüşüzdür. Bu baskının bunaltıcı etkisini filmlerin başından sonuna kadar hissederiz.

Yönetmen Celine Song ise hikayesindeki bu nefes aldırmayan sıkışmışlığı, nazik hamlelerle hafifletmeye çalışıyor. İçinde yaşadığımız dünyanın koşullarıyla elimizdeki doneleri ayakları yere basan düşüncelerle anlamamıza imkan tanıyor.

Past Lives Arakat MagEvet belki filmin içindeki yoğun melankolik hava, bir yerden sonra bizi işin içinden çıkılmaz bir denklemin ortasında bırakıyor. Ama hayat da böyle değil midir? Yaşlanırken hayatımızda olanları daha net görmeye başlarız. Yaşadıklarımızı, yaşayamadıklarımızı, tutkularımızı, seçimlerimizi zaman ilerledikçe daha mantıklı değerlendirebiliriz. Bu duruma olgunlaşma denir. Filmimiz de bunu yapıyor. Farklı yaş dilimlerinde hikayesini anlatırken, o dönemin getirdiği mizacımızın ve eylemlerimizin sunduklarını olduğu gibi yansıtmaya çalışıyor. Yediğimiz yemeğin tabağın üzerinde kalan kırıntıları gibi, yaşanmışlıkların hiç tamamlanamayan parçalarını kullanarak film bittiğimizde hayatımızı sorgulamamıza neden oluyor.

Past Lives sinemaseverler için 2023 yılının en değerli hazinelerinden biri olmaya aday diyebiliriz. Filmin dingin temposu ve zamana yayılan olayları, gelip geçici olmaktan kaçınarak derinleşmeyi tercih ediyor. Sürükleyici bir romanın tasvirlerinde sizi sürüklercesine, izleyicinin duygu nehrinde sürüklenmesine vesile oluyor. Hayatın bizi nerelere götüreceğini bilemeyiz. Belki de varolan durumumuzu kabul etmeliyiz. Çünkü varolmayan hayalkırıklıkları sadece gerçekleşirse canımızı acıtır.

Tüm inceleme yazılarımıza ulaşmak için buraya tıklayınız.

Elini Veren Ruhunu Kaptırır: Talk to Me

Köklerine Sadık Bir Uyarlama: The Last Voyage of Demeter

Köklerine Sadık Bir Uyarlama: The Last Voyage of Demeter

Previous article

Başarısız Bir Netflix Filmi Daha: Heart of Stone

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.