Günümüz sinemasında mizah, duygu ve sosyal yorumları dengeleyen komedi filmleri giderek nadir hale gelmekte. Lawrence Lamont‘un yönettiği ve Syreeta Singleton‘ın yazdığı One of Them Days, klasik arkadaş komedilerinin özünü taze bir bakış açısıyla yeniden canlandırıyor. Keke Palmer‘ın başrolünde yer aldığı ve Grammy ödüllü müzisyen SZA‘nın ilk oyunculuk denemesini başarıyla yaptığı film, izleyicileri Los Angeles’ın güneyinde çılgın bir maceraya sürüklüyor.
Filmin en başarılı yönleri; sınıf, soylulaştırma ve dostluk üzerine keskin gözlemlerde bulunması. Issa Rae‘nin yapımcılığını üstlendiği bu orta bütçeli film, iyi işlenmiş bir komedi anlatısının kalıcı çekiciliğini hatırlatıyor. Muhteşem performansları, kusursuz komedi ritmi ve LA kültürünün canlı tasviriyle One of Them Days, günümüz sinemasında hâlâ kahkahalar attıran, iyi yapılmış bir komedinin mümkün olduğunu kanıtlar nitelikte.

Özlenen Klasik Arkadaş Komedilerine Geri Dönüş
One of Them Days, klasik arkadaş komedilerinin büyüsünü; eğlenceli talihsizlikler, sevimli baş karakterler ve mizah yoluyla işlenen sosyal yorumlarla geri getiriyor. Film, en iyi arkadaşlar olan Dreux (Keke Palmer) ve Alyssa’nın (SZA) ev sahibinin onları tahliye etmesini önlemek için kira parasını toparlamaya çalışırken girdikleri çılgın macerayı konu alıyor. Yüksek enerjili temposu ve komedi açısından kusursuz performans sergileyen oyuncu kadrosuyla One of Them Days, son yılların en hoş sürprizlerinden biri.
Filmin merkezinde Palmer ve SZA arasındaki tartışılmaz kimya yer almakta. Zaten müthiş komedi yeteneğiyle tanınan Palmer, en küçük anları bile önemli hissettiren performansıyla filmi kolayca sırtlıyor. Canlandırdığı Dreux karakteri, büyük bir restoran zincirinde yönetici olma hayali kuran hırslı bir garson. SZA ise sinema dünyasına etkileyici bir giriş yaparak yetenekli ama hayatta bir yön bulamamış sanatçı Alyssa’yı canlandırıyor. Biri ayakları yere basan ve kararlı, diğeri özgür ruhlu ve dürtüsel olan bu iki karakterin dinamiği, hikâyenin hem mizahi hem de duygusal yönünü besleyen harika bir kontrast oluşturuyor.
Filmin senaryosu, Friday, Harold & Kumar Go to White Castle, House Party, Good Burger ve B*A*P*S gibi klasik komedilerden ilham alarak absürt durumları keskin gözlem gücüyle harmanlamakta. Dreux ve Alyssa’nın kira parasını toparlamak için bulduğu her yeni çözüm, onları daha büyük bir kaosa sürüklüyor. Fiyaskoyla sonuçlanan bir avans kredisi başvurusundan bir bağış kliniğinde yaşanan kanlı bir kazaya kadar her şey tam anlamıyla kaos. Bu da beklenmedik olay örgüsüne yol açarak, izleyiciyi de sürekli merak ettirerek her aksiliği bir öncekinden daha komik hâle getiriyor.
Filmin yönetmeni Lawrence Lamont, Güney Los Angeles’ın canlı sokaklarını bir sahne gibi kullanarak olay örgüsünü görsel açıdan da ilgi çekici kılıyor. Şehir adeta bir karaktere dönüşüyor ve bu da hikâyeyi tamamlar nitelikte. One of Them Days, sadece bir komedi filmi olmanın ötesine geçerek ana akım sinemanın sıkça görmezden geldiği bir toplumsal meseleye de adeta aşk mektubu yazıyor. Gentrifikasyon ve ekonomik sıkıntıları zekice işleyen film, didaktik bir havaya bürünmeden mizahı her zaman ön planda tutmayı başarıyor.
Filmin küçük eksiklikleri arasında bazen absürtlüğün dozunun biraz fazla kaçması yer alabilir. Örneğin, çizgi filmvari bir şekilde abartılmış elektrik çarpma sahnesi, inandırıcılığı biraz zorluyor. Ancak bunlar elbette tutarlı kahkahalar sunan, içten ve samimi anlar yaşatan, iyi işlenmiş bir komedi filmi içinde affedilebilir kusurlar.

Mükemmel Kadro, İyi Senaryoyu Daha da Yükseltiyor
Başarılı bir komedinin bel kemiği, oyuncu kadrosudur. One of Them Days ise bu görevi en iyi şekilde yerine getiriyor. Keke Palmer, yine kendi neslinin çok yönlü ve karizmatik oyuncularından biri olduğunu kanıtlıyor. Dreux karakteriyle hayal kırıklığını ve kararlılığı mizahı ustalıkla dengelerken her sahneyi muazzam komedi içgüdülerini sergilediği bir şova dönüştürüyor.
SZA ise oyunculuk kariyerine bu filmle birlikte etkileyici bir başlangıç yapıyor. Palmer kadar komedi yönlerine sahip olmasa da rolüne getirdiği doğal ve rahat tavır sayesinde Alyssa karakterini inandırıcı kılıyor. Performansı, filmin mizahi unsurlarını gölgelemek yerine Palmer’ın yüksek enerjili varlığını tamamlamakta. Onların dostluğunu izlemek samimi hissettirirken duygusal olarak yaşadıkları iniş çıkışlar da oldukça inandırıcı.
Ana karakterlerin yanı sıra film, yardımcı oyuncularıyla da parlıyor. Katt Williams, en beklenmedik anlarda ortaya çıkan, talihsiz ama bir o kadar da bilge bir serseri rolüyle parlıyor. Onun komedi zamanlaması ve replikleri, ana hikâyeyi gölgede bırakmadan filme ekstra bir katman ekliyor. Dewayne Perkins, mahalle kuaförü Jameel rolüyle enerji getirirken; Maude Apatow ise Bethany karakteriyle ekibe zıtlık sunan saf bir soylulaştırıcı rolüyle harika iş çıkarıyor.
Joshua David Neal, Alyssa’nın kira parasını umursamazca kaybeden işe yaramaz sevgilisi Keshawn karakteriyle klasik ‘beleşçi erkek arkadaş’ arketipini tam kararında bir bilinçsiz kibirle yansıtıyor. Aziza Scott’un canlandırdığı Berniece ise Keshawn’ın korkutucu diğer sevgilisi olarak filme kaotik bir enerji katarak olayların çılgınlığını daha da artırıyor.
Filmin sadece ünlü isimlere bel bağlamadan yetenekli komedi oyuncularını tercih etmesi ise bir diğer takdir edilesi kısım. Oyuncular arasındaki kimya, en öngörülebilir sahneleri bile keyifli hale getiriyor. Bu da zaten doğru kadronun senaryodaki en klişe yönleri bile taze ve eğlenceli kılabileceğini kanıtlamaz mı?

Mizahla Birlikte Zekice İşlenmiş Sosyal Yorumlar
Harika mizahının altında One of Them Days, modern Amerika’daki ekonomik sıkıntılar ve soylulaştırma üzerine zımba gibi bir eleştiri sunmakta. Film, özellikle Los Angeles gibi şehirlerde işçi sınıfın karşılaştığı mali zorlukları hafif ama acı gerçeklerle dolu bir şekilde gözler önüne seriyor. Kira günü, Dreux ve Alyssa için sadece bir angarya değil; tüm günlerini şekillendiren, üzerlerinde kara bulut gibi dolaşan bir felaket.
Zalim ev sahipleri önermesinin gerçekçi bir temsili olan Uche, kiracıların refahından çok kârını önemseyen bir mülk sahibi rolünde. Onun “Öde ya da çık” tavrı, soylulaştırılan mahallelerdeki acımasız konut piyasasının bir yansıması. Bu tema, aynı apartmanda uzun yıllardır yaşayan, zor şartlar altında temel onarımlar için çabalayan kiracılar ile modern olanakların keyfini süren saf yeni kiracı Bethany karakteriyle pekiştiriliyor.
Film, ayrıca düşük gelirli bireylerin finansal çaresizlik içinde yönlendirildiği tehlikeli avans kredisi sistemlerini de eleştiriyor. Dreux ve Alyssa’nın bir kredi merkezine gittikleri sahnede faiz oranını duyduktan sonra karşılaştıkları alaycı kahkahalar, hem komik hem de acımasızca gerçekçi. Bu sahne, insanları mali istikrarsızlık içinde tutan sömürü sistemlerini mükemmel bir şekilde özetliyor.
Barınma ve finansal konuların ötesinde film, öz-değer ve kişisel hırs temalarını da parmak basıyor. Dreux’nün yoksulluk döngüsünü kırma kararlılığı ve Alyssa’nın sanatsal potansiyelini kabul etmekteki zorlanışı, hikâyeye duygusal bir ağırlık katıyor. Onların mücadelesi sadece hayatta kalma meselesi değil, aynı zamanda sistemin kendilerini sıkışıp kalmaya zorladığı bir düzeni aşma çabası.
Tüm bu ağır temalara rağmen film, mizahi özünü asla kaybetmiyor. Mizah, bu mesajları sindirilebilir hale getiren en önemli unsur. Böylelikle izleyici, hem eğlenirken düşünüyor hem de kahkaha atmaktan geri kalmıyor. One of Them Days, bu hassas dengeyi kurmakta oldukça başarılı.

Kız Kardeşlik ve Direnç
Temelde One of Them Days, kız kardeşliği kutlayan ve yücelten bir film. Dreux ve Alyssa’nın bağı, filmin duygusal omurgasını oluştururken onların kaosu birlikte aşmalarını izlemek, hem iç ısıtıcı hem de kahkaha dolu bir deneyim. Dreux’nün katı gerçekçiliği ile Alyssa’nın kaygısız sanatçı ruhu arasındaki fark, zaman zaman sürtüşmeye yol açsa da sonunda birbirlerini desteklemeyi başarıyorlar.
Film, onların uzun süreli dostluklarının karmaşıklığını harika biçimde ele alıyor. Arada hayal kırıklıkları ve yanlış anlamalar olsa da sıkı bir bağlılık ve sevgi de her sahnede hissediliyor. Özellikle duygusal açıdan etkileyici bir sahnede ikili, kişisel mücadeleleriyle yüzleşerek önceliklerini yeniden değerlendiriyor. Bu sahne, biraz aceleye getirilmiş gibi hissettirse de yine de karakter gelişimini yansıtan samimi bir an olduğu kesin.
Filmin en büyük başarılarından biri, merkezine aldığı kadınları çok yönlü bireyler olarak göstermesi. Onlar komik, kusurlu, hırslı ve dayanıklı. Hikâyeleri ise sadece kira parasını ödemekle ilgili değil. Hatta temelinde tüm olay örgüsü, kendilerine daha fazlasını başarabileceklerini kanıtlamakla ilgili. Dreux istikrarlı bir gelecek kurmak isterken Alyssa ise kendi sanatçı kimliğini kabullenmek zorundadır. Komediye dayalı olmasına rağmen bu karakter yolculukları, günümüz genç kadınlarının yaşadığı gerçek mücadeleleri yansıtıyor.
Ayrıca film, kadın karakterlerin komik olabilmesi için aşırı müstehcen veya aptalca davranmalarını gerektiren eski klişeleri reddediyor. Bunun yerine Dreux ve Alyssa; zeki, becerikli ve kendilerini oldukları gibi gösteren karakterler. Mizahları, yapay bir şekilde abartılmış karikatürlerden değil, kişiliklerinden ve doğal dinamiklerinden geliyor.
Kısaca film, yalnızca kahkaha sunmakla kalmazken dostluk, hırs ve direnç üzerinden zekice bir bakış da sağlıyor. One of Them Days, en absürt durumlarda bile yanınızda birinin olmasının ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Komedi ve içtenliği mükemmel bir şekilde harmanlayan film, modern arkadaş komedileri arasında yakın gelecekte (hatta şimdiden) özel bir yere sahip olacak.
Ferit Doğan‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.





















Yorumlar