65
YAZARIN PUANI

2024 yılının başlarında Sundance Film Festivali’nden Waldo Salt Senaryo Ödülü ile dönen ve şimdilerde Altın Küre’de elde ettiği adaylıklarla gündemde olan A Real Pain, Jesse Eisenberg‘ün When You Finish Saving the World sonrasında çektiği ikinci filmi. Büyükannelerini onurlandırmak adına birlikte Polonya’da bir Holokost turuna çıkan David (Jesse Eisenberg) ve Benji (Kieran Culkin) adlı iki kuzeni seyrettiğimiz film, nesiller arası travmaya dair ilginç bir keşif sunuyor.

65
YAZARIN PUANI

Birbirleriyle son derece uyumsuz olan David ve Benji arasındaki dinamik, henüz ilk sahneden bize tanıtılıyor. David, havaalanına vaktinde yetişemeyeceği için durmadan telaş yaparken Benji’nin ise oraya çoktan vardığını görüyoruz. Benji, David’in sesli mesajlarını dinlemek yerine o esnada meraklı gözlerle diğer yolcuları seyrediyor. İkili bir şekilde birbirini bulmasına karşın bu sahnedeki iletişimsizlikleri filmin geri kalanına yayılıyor. Zira henüz buluşacakları vakit üzerine bile anlaşamayan ikiliyi yüzleşmeleri gereken travmatik bir aile geçmişi bekliyor.

A Real Pain Film İncelemesi Arakat Mag Jesse Eisenberg Kieran Culkin

Geç Kalınan Travmalar

Eisenberg‘ün A Real Pain filminde ilgilendiği temel meselelerden biri, birbirimizin ve dünyanın acılarına ne oranda yetişebildiğimiz. Büyükannelerinin ölümü sonrasında sarsılmış olan Benji ile hayatına aynen devam eden David arasında hep bir tutarsızlık mevcut. Yıllardır birbirlerini görmeyen ikilinin dinamiği, bu yolculuk esnasında da istisnai bir dönüşüm yaşamıyor. Filmin büyük bir bölümünde karakterlerin tur ekibi ile beraber Polonya’daki turistik mekanları gezmesini seyrediyoruz. Eisenberg; ikilinin değişken perspektiflerini fotoğraf çekimi, tren yolculuğu, yemek molası gibi ufak anlar üzerinden gözlemliyor.

A Real Pain‘in en takdir edilesi taraflarından biri de Holokost’a olan yaklaşımı. Karakterler, zamanında soykırımdan kaçıp New York’a yerleşmiş olan büyükannelerinin yası ile baş etmeye çalışıyorlar. Nesiller arası travmaya kişisel veya toplumsal bir perspektiften bakmaları, ikili arasındaki mesafeyi belirleyen temel etken oluyor. Burada bence asıl etkileyici olan şey, Eisenberg‘ün Holokost temasını dramatikleştirme şansı olmasına rağmen bunu tercih etmemesi. Karakterler arasındaki dinamik, bu sebeple asla tek bir sebebe indirgenmiyor veya olduğundan daha büyük bir mesele haline getirilmiyor.

Bu, elbette Eisenberg‘ün sinik bir tavırla savaşın insanlar üzerindeki etkilerini göz ardı ettiği anlamına gelmiyor. David’i bir internet reklamcısı olarak resmeden yönetmen, travmanın sistemin çarkları içinde öğütüldüğüne işaret ediyor. Ancak film, emarelerini gösterse bile duygusunu politik bir öfke üzerinden şekillendirmiyor. Onun yerine direnişin hatırlamak ile mümkün olduğunu öne sürüyor. Yanı başımızda bir başka soykırıma şahit olduğumuz şu günlerde bu argümana ne kadar sıkı sarılmamız gerektiği bir muamma. Fakat yine de Eisenberg‘ün bu minimalist hikaye özelinde doğru ve efektif bir yaklaşım geliştirdiğini düşünüyorum.

A Real Pain Film İncelemesi Arakat Mag Jesse Eisenberg Kieran Culkin

Gömülü Acılar, Tutarsız Kimlikler

Karakterlerin dramatik altyapılarını bir kenara bırakırsak A Real Pain‘in başarılı komedi dilinden bahsetmek gerek. Zira Eisenberg, küçük hesaplaşmalardan ziyade ikili arasındaki tuhaf dinamiklerin tur ekibine nasıl sirayet ettiğine odaklanıyor. Bunun temel sebebi; Benji’nin baskın, sevimli ve yer yer gergin bir sosyal kişiliğe sahip olması. David’i ortamda öyle veya böyle arka plana atan bu tezatlık, filmin komedi yönünü güçlendiriyor.

İlk başlarda ufak anlaşmazlıklar üzerinden kurulan bu komedi, sonradan tansiyonu yüksek sahnelere evriliyor. Buna rağmen Eisenberg, karakter dinamiklerini kilit bir sahne üzerinden çözümlemeye çalışmıyor. Senaryo da incelikli yapısıyla bu gösterişsiz yönetmenliği ayakta tutuyor. Ayrıca bu ufak histeri anlarının son derece anlaşılabilir ve doğal sebeplerden doğduğunu söylemekte fayda var. Örnek vermek gerekirse 2024’ün bir diğer Amerikan bağımsız sineması örneği Saturday Night‘ın aksine A Real Pain‘in kargaşa hissi asla yapay hissettirmiyor.

Senaryonun temel dayanaklarından olan bu sosyal anksiyete dozlu sahneler, sahici diyalog yazımıyla inandırıcı hale geliyor. When You Finish Saving the World‘teki cansız atmosferden sonra Eisenberg‘ün senaristliğindeki gelişme gözle görülüyor. Buna karşın tur ekibindeki karakterlerin fazla ekonomik ve tek boyutlu yazıldığını düşünüyorum. Yapılan geziler esnasında nadiren beklenmedik etkileşimler yaşanıyor. Seyirci, tur ekibini ve temsil ettiklerini tanışma sahnesi üzerinden tanımlamaya mecbur kalıyor. Bu durum ise filmin temas ettiği kolektif hafıza temasına yer yer ket vuruyor.

A Real Pain Film İncelemesi Arakat Mag Jesse Eisenberg Kieran Culkin

Kişisel Tarihlerimiz ve Chopin

Filmin en etkileyici sahnelerinden biri, tur rehberinin ekiptekilerden birine mekanın tarihini anlattığı Yahudi mezarlığında geçiyor. Onları duyan Benji’nin birden tepesi atıyor ve -David’in uyarısına rağmen- söylenmeye başlıyor. Tur rehberine geziyi fazla didaktik bir tona bürüdüğünü söyleyen Benji, mekanı hissetmelerine izin vermesini istiyor. Bu gergin andan sonra tur rehberi, hafiften çekinerek eski bir mezarın üstüne taş koymayı öneriyor. Mezarlıkta yatanları onurlandırmak ve unutulmadıklarını belirtmek için herkes yerden taş aramaya koyuluyor.

Bu sahne, acının farklı tezahürlerini inceleyen A Real Pain‘i bence en doğru şekilde özetliyor. Tarihi sıralı bilyelerden oluşan bir tespihmiş gibi evirip çevirmenin çoğu zaman bir faydası yok. Bizi pasif konumumuzdan bir süreliğine çıkaran şey, kişisel tarihlerimiz ile sembolik de olsa etkileşime geçebilmek. Ne de olsa unutmak, bir süreliğine iyileştirici olsa da uzun vadede insanı duyarsızlaştıran bir eylem. Eisenberg‘ün senaryosu, skeçleşme çukuruna düşmeden böyle küçük ve mucizevi anlar vadedebiliyor.

A Real Pain‘deki karakteristik ögelerin bir diğeri, sahnelerde sıklıkla kullanılan Chopin besteleri. Ünlü virtüözün kendi dönemindeki bağımsızlık mücadelesinden yola çıkarak bestelediği bu eserler, 100 yıl sonra Polonya’da Nazilere karşı direnişin bir sembolü haline gelmişti. Holokost’un 100. yılına yaklaştığımız şu günlerde Chopin, kişisel mücadelelerimize besteleriyle halen coşku katabiliyor. A Real Pain‘de nesiller arası travmaların sesi olan Chopin‘in aşırıya kaçılmış kullanımı biraz da bundan kaynaklanıyor. Hepimiz bu tarihin çocuklarıyız ve acı verici de olsa mücadele her daim içimizde.


Tunahan İbiş’in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Nosferatu: Gölgelerin Senfonisi ve Ölümün Dirilişi

Bird: Ken Loach’un Kaldığı Yerden

TUNAHAN İBİŞ
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği öğrencisi. Tam zamanlı izleyici, yarı zamanlı sinema yazarı ve editör.

Arakat Mag 2024 Özeti: Başarılarla Dolu Bir Yıl

önceki yazı

Oh, Canada: Geçmiş ve Gerçeğin Çatışması

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

daha fazla DİSNEY+