Yıl 2021 ve pandemi yüzünden işsiz kalmış iki tiyatro oyuncususunuz. Herhangi bir geçim kaynağınız ve hayallerini gerçekleştirebileceğiniz bir ortam yok. Bu durumda ne yaparsınız diye sorsam, muhtemelen hiç kimsenin aklına Grand Theft Auto Online üzerinde bir Hamlet oyunu sergilemek gelmez. Fakat Sam Crane ve Mark Oosterveen, belki de yapılması çok zor ve imkansız bir işe imza attı. Bu zor dönem içerisinde Grand Theft Hamlet projesini hayata geçirdiler.
Projeyi ilk duyduğumda bir GTA RP sunucusu üzerinde bunun yapılacağını düşünmüştüm. Eğer öyle olsaydı işleri daha kolay olurdu fakat kendileri orijinal oyun içerisinde bunu yapmışlar. Oynayanlar bunun ne kadar zor ve kaotik bir şey olduğunu fark etmişlerdir. Ayrıca ciddi bir ön yargım da vardı. Dalgasına yapılmış ve muhtemelen tutmayacak bir proje olarak düşünüyordum. Fakat çok fena ters köşe oldum. Başarısı da SXSW‘de Jüri Büyük Ödülü’nü alarak zaten tescillendi.

Bu Kaosun İçerisinde Nasıl Yapıldı?
Bu kadar başarılı olmasının en büyük sebeplerinden birisi de aslında pandemi dönemine denk geliyor olması. Özellikle pandemi zamanında insanlar evlerinde sıkılırken, başka insanlar ile interaksiyona girebilecekleri oyunlara yönelmeye başladılar. Among Us, bunu çok iyi bir şekilde kullanırken GTA RP sunucuları da bu pandemiden oldukça faydalanmıştı. Özellikle anne babaların hep kafasında olan “İnternet üzerinden arkadaşlık mı olur.” sitemi bu dönemde çürütülmüştü. Beklenmedik anda insanların karşısına çıkan birileri hayatlarını değiştirebiliyordu. Aynı Crane ve Oosterveen‘in yaşadığı gibi.
Sam Crane ve Pinny Grylls‘in (Crane’in eşi) yönettiği bu tutku projesi, Crane ve arkadaşı Oosterveen‘in, Hamlet oyununu uyarlamak için oyuncu seçimlerinden itibaren başlayan telaşı ve oyunun sergilenişine kadar olan süreci konu alıyor. Tabi bunları yaparken aynı zamanda pandeminin insanların hayatlarına nasıl etki ettiğini, İngiltere’de yaşanan karantina durumlarına da dikkat çekmeye çalışıyorlar. Filmin sunduğu şey oldukça ilgi çekici ve izlemesi keyifli.

Topluluk Dinamiği Filmin En İyi Yanı
Filmin en güçlü yanı içerisindeki topluluk. Yüzlerini asla görmediğimiz oyuncuların hayatlarından çıkan farklı hikayeler filmi güzel yapan unsurlardan birisi. Crane ve Oosterveen filmin başlarında voice chat kullanarak oyuncular aramaya çalışıyorlar. Kimisi gelip onları öldürüp gidiyor, kimisi de ekiplerine katılarak oyuncu kadrosunu büyütüyor. Devamında oyuncu aradıklarına dair bir fragman çekip yayınlıyorlar ve böylece Hamlet‘in ana kadrosu oluşmaya başlıyor. Özellikle oyuncu seçimleri kısımlarında herkesin performanslarını sergilediği kısım inanılmaz derecede eğlenceliydi. Dil konusunda sıkıntı yaşayanlar, sahneye çıkmaya utananlar, küçüklükten beri hep sahnede olma hayali kuranlar… Bir sürü insan ve bir sürü farklı hikayeye konu oluyor. Oyunculuğu iyi yapamayanlar ise seti, diğer online oyunculardan koruyor. Yani Sam Crane ve Pinny Grylls bu işe ufak da olsa ilgi göstermiş herkesin bu projede bir katkısı olmasını sağlıyor.
Hamlet rolünü oynaması için seçilen bir oyuncu, gerçek hayatta yeni bir işe girdiğinden dolayı rolü oynayamayacağını söylüyor. Crane ve Oosterveen tabi ki hayal kırıklığına uğruyorlar ancak anlayış da gösteriyorlar. Sonuçta pandemi döneminde iş bulabilmek oldukça zor. Hamlet’i de kaybedince bu ikili duygusal bir çöküşe giriyorlar. Ki filmin en çok tökezlediği anlar da yaşanan bu duygusal anlar. Oyunun imkanlarından dolayı bir noktada karakterleri ister istemez ciddiye alamıyorsunuz çünkü. Filmdeki karakterlerin de dümdüz bir insan şeklinde görünmediği ve giyinmediği de düşünülürse bunların hepsi birleşince duygusal bir boşluk yaşanabiliyor.

Hiç Mi Kusuru Yok?
Kusursuz bir yapım olduğunu söylemek çok zor. Yukarıda en büyük kusuruna zaten değindim. Bu projeyi iyi yapan şey zaten inanmışlığın ve adanmışlığın insanları nasıl başarıya götürdüğü. Hele de böyle kötü bir dönemde. Aynı zamanda GTA V‘in sınırlı online içeriklerinden dolayı bazı şeyleri yaparken oldukça zorlanmışlar. Ama aynı zamanda oyunun geniş dünyası Hamlet‘i daha önce görmediğimiz bir şekilde görmemize de olanak sağlıyor. Karakter mekanikleri, yüz ve mimikleri hep sınırlı animasyonlarda. Bu da potansiyeli yüksek bir işi ister istemez kısıtlıyor. Özellikle Crane, Grylls ve Oosterveen‘in özel hayatlarında yaşanan şeyleri izleyiciye geçirmek oldukça zor. Kim bilir belki GTA VI çıktığında bunun çok daha iyisi yapılır.
Bir oyun içerisinde film çekildiği için belki de fedakarlık yapmanız gereken en büyük şeylerden birisi duygu aktarımı. Hele bir de Hamlet gibi büyük bir oyunun duyguyu yeterince aktarılmadan oynanması bazı izleyicileri rahatsız edebilir. Duyguyu aktarsa bile, GTA‘nın kaotik ve absürt ortamı bazen bütün ciddiyetinizi bir anda bozabilir. Şahsen ben çok büyük bir Hamlet fanı değilim. O yüzden bu tarz absürt sahneler ile bu hikayeyi izlemek beni oldukça eğlendirdi.

İzlenebilecek Bir Yapım Mı?
Grand Theft Hamlet, benim gibi ön yargısı olanların kesinlikle bir şans vermesi gereken bir iş. Son zamanların da en orijinal belgesellerinden birisi. İmkansızlıklar içerisinde yaratılan bu konsept yer yer oldukça başarılı olsa da yer yer imkanlardan olayı kısıtlanıyor. Eksik noktaları tabi ki bulunan bu yaratıcı proje kesinlikle desteklenmeyi hak ediyor. Pandemi’nin getirdiği yalnızlığa güzel bir bakış açısı sunarak topluluğun ve iletişimin gücünü bizlere tekrardan hatırlatıyor. Aynı zamanda video oyunlarının da bu tarz sanatsal içeriklerde nasıl kullanılabileceğine dair bir ön izlenim oluşturuyor.
Ben bu ekibin elinden ileride Red Dead Online üzerinde yapılan bir Macbeth hikayesi de görmek isterim. Amatörlüklerini attıkları için çok daha iyi bir iş izleyebiliriz orada. Bir Shakespeare hikayesi anlatan GTA‘yı bile GTA VI‘dan önce gördük. Darısı diğer eserlere. Grand Theft Hamlet şimdi MUBI Türkiye’de yayında!
Poyraz Akyol‘un diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.





















Yorumlar