Locked, 6 Eylül 2024’te Toronto Uluslararası Film Festivali’nin Industry Selects programında dünya prömiyerini gerçekleştirmişti. 2019 yapımı Arjantin filmi 4×4’un yeniden yapımı olarak karşımıza çıkan filmin yönetmenliğini 2019 yapımı Brightburn‘ün yönetmeni David Yarovesky gerçekleştiriyor. 21 Mart 2025’te The Avenue tarafından dağıtımı gerçekleştirilen film ülkemizde 2 Mayıs 2025 tarihinde vizyona giriyor. Locked, Bill Skarsgard ile Anthony Hopkins‘i başrollerine alan ve arabada geçen bir psikolojik gerilim filmi olarak dikkat çekiyor.
Eddie, ailesine bakmaya çalışan ancak beş parasız genç bir babadır. Kızıyla ilgilenebilmek ve eşiyle arasını düzeltmek için geçim kaynağı aracını tamir ettirmek için paraya ihtiyacı vardır. Çaresiz kaldığı için sokakta kilidi açık araçları yoklamaya başlar ve pahalı bir SUV tipi araca denk gelip içine girer. Araca girdiği anda kapılar kilitlenir ve kendisini işkenceye dönüşen bir oyunun içinde bulur. William adında yaşlı bir doktor Eddie’yi kötü biri olarak gördüğü için kendince adaleti sağlamaya çalışmaktadır. Eddie araçtan kurtulmak için mücadele etmeye başlar.
Tek Mekanın Başarısızlığı
Locked, tek mekanda, hatta özellikle araçta geçen bir gerilim filmi olarak öne çıkıyor. Arabada geçmesiyle Tom Hardy‘nin başrolde yer aldığı başarılı gerilim filmi Locke (2013) direkt olarak akla geliyor. Tek mekanda geçen bir gerilim filmi oluşuyla ise Panic Room (2002), 127 Hours (2010), Buried (2010) gibi başarılı tek mekan gerilim filmlerini anımsatıyor. Fakat ne yazık ki Locked mekanı iyi değerlendirememesi ve sürekli kendini tekrar eden sahneleriyle başarısız bir denemeden öteye gidemiyor. Askeri düzeyde korumalı bir arabada kilitli kalma ve filmin neredeyse tamamının arabada geçmesi fikri kulağa güzel geliyor olsa da filmin ilk bir saati Bill’in arabadan kurtulmaya çalıştıkça şoklanması veya ayılıp bayılıp küfür etmesiyle geçiyor. William (Anthony Hopkins) ise filmin son dakikalarına kadar yalnızca arabadaki sesiyle var oluyor.
Kendini tekrar eden olaylar, içi boş sığ karakterler ve zayıf finaliyle filmin senaryosu ortalamanın altında kalıyor. William’ın tıpkı Saw serisindeki Jigsaw gibi kendince adalet sağlamaya çalışmasının altı doldurulamıyor, güdüsü tam olarak anlaşılamıyor ve yetersiz kalıyor. Eddie’nin ise tam olarak ne iş yaptığı veya bunca işkenceyi hak edecek ne yaptığı çözülemiyor. Arabadaki işkenceler Saw gibi grotesk bir noktaya gelmiyor, şoklamak, araç ısısını değiştirmek ve aç bırakmak dışında pek bir şey gerçekleşmiyor. Filmi sıradanlıktan kurtaran ve durağanlığı bozan ise son yarım saatte yaşananlar oluyor. Eddie arabayı kullanmayı başlayınca ve William kendini gösterince film izleyiciyi tekrar kendine bağlıyor (tabii ilk bir saatte izleyiciyi kaybetmezse).
Oyuncular Hatırına
Locked, zayıf senaryosuna rağmen başrollerinin hatırına kendini izletiyor. Bill Skarsgard ile Anthony Hopkins her zamanki performanslarını ortaya koyuyor. Zaten neredeyse filmin yüzde 90’ı Bill Skarsgard‘ın tek kişilik performansından oluşuyor. Anthony Hopkins son dakikalara kadar sesiyle sinir bozucu bir karakteri canlandırıyor. İzleyicilerden bazıları Hannibal performansına benzetiyor olsalar da şahsen ben o sakinlik yerine daha büyük delilik hissettim ve Anthony Hopkins‘in Covid dönemi eğlenceli sosyal medya videolarındaki halleri aklıma geldi. Bill Skarsgard, Pennywise veya Nosferatu gibi büyük rollerinden sonra bağımsız yapımlarda da başarısını ortaya koymaya devam ediyor. Çığrından çıktığı anlarda yer yer Pennywise’ı andırıyor.
Locked, ilgi çekici fikrine rağmen başarısız tek mekan kulanımı, zayıf senaryosu ve sığ karakterleriyle ortalamanın altında kalan bir psikolojik gerilim olarak vizyondaki yerini alıyor. Vizyonda izlenmesi tercih edilmese dahi Bill Skarsgard ile Anthony Hopkins ve tek mekan gerilimleri sevenler filme bir şans verebilirler.
Buğra Mert Alkayalar‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
<


















Yorumlar