Hollywood’un ısrarla parlatmaya çalıştığı Taron Egerton’un yeni filmi merakla bekleniyordu. Nick Rowland’ın She Rides Shotgun filmi de bu vesileyle görücüye çıktığı için oldukça iyi eleştiriler almayı başardı. Tutunamayan bir baba ve aidiyet sorunları çeken küçük kızının suç olayları çerçevesinde gelişen hikayesi, yer yer dokunaklı yer yer ise düşündürücü olmayı başarıyor. Hatta bir filme benzetmemiz gerekirse, bazı yönleriyle She Rides Shotgun‘ın epeyce Clint Eastwood’un A Perfect World filmiyle akrabalık bağları olduğunu görebiliyoruz.

Son dönemde baba-kız hikayelerinin artışı dikkat çekiyor. Yönetmenler, sorunlu babaların çocuklarıyla yüzleşmesi için farklı formüller aramaktansa, garanti bir şekilde suç filmlerinin klişelerine eğiliyor. She Rides Shotgun da bu formül filmlerinin bir yenisi. Öksüz kalmış bir çocuğun, bir yabancı gibi gördüğü babasını tanıma sürecine odaklanan yapımın, öte yandan bir yol filmi olduğunu söylemek lazım. Bir kuş tüyü misali bir yerden bir yere savrularak kaçmak zorunda kalan baba-kızın, bitmeyen sorunların içinde birbirlerini keşfetmeleri için pek fazla vakitleri yoktur. Bu yüzden ya birbirlerini kabul etmek zorunda kalacaklardır ya da (bir hayal misali) tek seferlik bir anı olarak hayatlarında yer alacak bir yakınlaşmaya tanıklık edeceklerdir.She Rides Shotgun Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Nick Rowland Ana Sophia Heger Jamie Bernadette Goldie Tom

Yabancılaşan Aile Fertleri

Bu tip filmlerde çocukların babalarını bir yabancı gibi görmeleri adettendir. Çünkü onlarla paylaştıkları çok az anıları vardır, veya hiçbir anıya sahip değillerdir. Nick Rowland da bu doneyi ele alarak filmi okuldan çıkan küçük bir kızın sakinliğiyle açıyor. Okuldan çıkan her çocuğun ailesi onları eve götürmek üzere almaktadır. Ancak ana karakterimiz Polly’yi (Ana Sophia Heger) kimse almaya gelmemesine rağmen, kendi kendine vakit geçirirken sakin ve huzurludur. Duruma alışmış bir hali vardır. Bu huzur, babasının gelmesiyle birlikte yok olur; çünkü babasını tanımıyordur.

Duygusuzca başlayan She Rides Shotgun, zaman geçtikçe karmaşık olayların vuku bulmasıyla ilerlerken aslında filmin başında olması gereken durum, finalde duygusal bir şekilde mutlak sonuca ulaşır. Karakterlerin yolculuğuna tanıklık ederken, suça bulaşan her bireyin sonunu bilmeden ilerleyen kaçış öyküsü filmin tamamını oluşturur. Neden bu noktaya özellikle parmak basmak gerek? Çünkü aslında filmin hikayesi zorlama bir şekilde çeşitlendirilmeye çalışılırken, temelinde beş-on dakikalık bir olay anlatısına dayandırılabilecek bir malzemeye sahip.

Yönetmen Rowland, bu kısır senaryosunu duygusal mizansenlerle diri tutmaya çalışmış. Aile içi şiddeti seyircinin gözüne sokmaya çalışarak ne yaptığını anlamak mümkün olmasa da, aslında Polly’nin babasının onu korumak için gayretini görmesi açısından önemli bir nokta olarak filmde yer alır.She Rides Shotgun Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Nick Rowland Ana Sophia Heger Jamie Bernadette Goldie Tom

Yer Yer Kaybolan Gerçeklik Algısı

Filmin belki de en büyük artısı, Egerton ve Heger arasındaki doğal uyum. Karakterlerinin kısa süreli sessizliğinde, koşullar farklı olsaydı Nate ve Polly’nin nasıl bir ilişki kurabileceğini açıkça görebiliyoruz. Heger, yaşının çok ötesinde bilgelik saçan, gerçekçi olmayan “sert” küçük kızlardan biri olarak sunulmuyor. Bu da Rowland‘ın gerçeklik algısına önem verdiğini gösteren noktalardan biri denilebilir. Kimi sahnelerde bu gerçeklik algısının altı doldurulamasa da, sonuçta seyirci bu baba-kız ilişkisinin mutlu bir sonu olup olmayacağına dair bir merakla filmi takip etmeyi sürdürüyor.

Bir sahnede iki ana karakter bir lokantada oturmuş, masadaki faturalara bakarken hesaplarını yapar. Benzin parası ne kadar tutacak? Moteller ve yemek ne kadara patlar? Bu sahnede, baba karakterinin pek de eğitimli olmamasından kaynaklı olarak kızı Polly’nin ona rehberlik etmesine izin verdiğini görürüz. Bu sahnedeki sinema büyüsü o kadar yüksektir ki, Leon’dan tutun Paper Moon’a kadar pek çok filmi hatırlatır. Seyirci için ne kadar dokunaklı bir sahne olsa da, buradaki amaç aslında karakterlerin birbirini tanımaya çalışmasından başka bir şey değildir. Baba ve kızın kendi aralarında belki de konfor alanlarını ilan ettikleri ilk sahne olarak önem taşır.

She Rides Shotgun, genel hatlarıyla tahmin etmesi güç olmayan baba-kız odaklı bir yol filmi olarak değerlendirilebilir. Seyirci, filmi izlerken dokunaklı sahnelerde duygusal tonların arasında kaybolabilir. Ancak film, bu dokunaklı sahnelere rağmen yeni bir şey vadetmediği için tam anlamıyla heyecan verici olmayı başaramaz. Ama bittiğinde de pişman olmazsınız. She Rides Shotgun, arada kalan bir film olarak hatırlanacaktır. Sevenleri olacağı gibi burun kıvıranları da bol olacaktır.


Haktan Kaan İçel’in, diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Task 1. Sezon: Kırık Aileler, Kayıp İnançlar

Caught Stealing: Aronofsky’nin En Beklenmedik Vuruşu

HAKTAN KAAN İÇEL
2008'den beri sinema yazarlığını sürdürüyor.

    Bana Karanlığını Anlat: Eril Bir Ölünün Feminist Portresi

    önceki yazı

    Eden: Gösteriş Arzusunda Kaybolmak

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir