0

Fransız yazar Alexandre Dumas‘ın klasik eseri The Count of Monte-Cristo son yüzyılda sinema, televizyon, tiyatro, çizgi roman hatta anime olarak defalarca kez uyarlandı. Öyle ki bugüne kadar gördüğümüz onlarca ülkeden onlarca The Count of Monte-Cristo uyarlaması bulunmakta. Yıl 2024 ve bu sene izleyeceğimiz 2 uyarlama daha kapımızda. Biri bu film, diğeri ise Sam Clafflin‘in başrolde yer aldığı bir dizi daha.

Fransız yapımı bu filmde Edmond Dantes rolünü Pierre Niney üstleniyor. Kendisine Pierfrancesco Favino, Anaïs Demoustier ve Anamaria Vartolomei gibi isimler eşlik ediyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Alexandre de La Patellière ve Matthieu Delaporte bulunuyor.

Dumas‘ın Üç Silahşörler ile birlikte en popüler eserlerinden olan Monte Kristo Kontunda tarihi ortam, kitabın temel bir unsurudur. Yazar başta intikam olmak üzere umut, adalet, merhamet ve bağışlama temalarını işler. Bu sebeple roman 180 yıldır güncelliğini korumayı başarmış, her jenerasyondan okuyucuyu da kendisine hayran bırakmıştır.

The Count of Monte-Cristo İnceleme Arakat Mag

Uyarlamalar ve Kitap Arası Farklar: Dantes

Yapımcılar da bu hikayeye hiçbir zaman kayıtsız kalamadılar. Fransızlar Gérard Depardieu‘nun Edmond Dantes’i canlandırdığı günden bu yana ilk defa yeni bir Monte Kristo ile karşımıza çıkıyorlar. 2000 yılında Hollywood tarafından uyarlanan filmde ise Dantes’i Jim Caviezel canlandırmış ve iyi bir performans sergilemişti. 

Dumas, hikayesini 1200 sayfada geniş bir şekilde işler. Karakterlerin iç dünyalarını, motivasyonlarını ve intikam planlarını detaylı bir şekilde ele alır. Monte Kristo bir buzdağı gibidir. Yalnızca görünen kısmı anlatılabilir. Altında derin, karanlık ve karmaşık bir dünya yatar. Bu sebeple derinliklerine inmek kolay değildir. Edmond Dantès’in içsel çatışmaları, değişimi, umutları ve pişmanlıkları, büyük bir bölümü kapsar. O görüp görebileceğimiz en zeki ve en karizmatik karakterlerden biridir.

2024 yapımı bu filmde ise Edmond Dantès yine kitaba kıyasla intikamını hızla gerçekleştiren daha odaklı bir figür olarak sunuluyor. The Count of Monte-Cristo 3 saatlik süresine rağmen hızlıca gözlerimizin önünden geçen bir slayt gösterisine benziyor. Peter Niney, Edmond Dantes ve Monte Kristo olarak başarılı olsa da filmin bu hızlı anlatımı onun önüne de bariyer koyuyor.

The Count of Monte-Cristo İnceleme Arakat Mag

Pozitif ve Negatif Yönler

Hiçbir zaman her anlamda başarılı bir The Count of Monte-Cristo uyarlaması izleyemeyeceğimiz konusunda hemfikirizdir. İntikam dolu bu hikaye dönemin politik altyapısına nüfus ettirilmiştir. Edmond Dantès’in kendisine haksızlık edenlerden intikam alma arayışı fazlasıyla ilgi çekicidir. Bu sebeple doğru aktarılması gereken yegane özellikler bunlar üzerine kurulu olmalıdır. Bu uyarlamalarda özellikle 3 şeye dikkat edilmelidir.

Giriş

Dumas, The Count of Monte-Cristo ile güçlü bir açılış yapar. Hikayenin temellerini çok iyi kurmakla kalmaz, her detayı ilmek ilmek işler. Dantes, nişanlısı Mercédès ile evlenmeden önce büyük bir ihanete uğrar ve tutuklanır. Ardından Marsilya açıklarındaki kasvetli bir ada kalesi olan İf Şatosu’nda yargılanmadan hapsedilir. Burada Deli Faria ile tanışır ve kaçış planı sırasında Faria ona bildiği her şeyi öğretir. Anlatım fazlasıyla detaycıdır. Edmond ile aynı anda biz de öğreniriz. Hırsımız onunki gibi büyür. Algımız onunki gibi açılır. Ve şu soruyu sordurur: ”Ben olsam ne yapardım?”

Anlatım daha başlangıçtan epiktir Monte Kristo Kontu’nda. Karakter gelişimi ise eşsiz. İf Şatosu’nda uzun yıllar geçiren Edmond’un ordan kaçışını görmek için sayfaları hızla okuruz. Çünkü arkadaşlarının ihanetine uğrayan Edmond’un intikam arayışı onu kendi kendine sağlayacağı adalete sürükler.

Gelişme

Edmond’un İf Şatosu’ndan kaçışı, hikayenin en sürükleyici ve en heyecan verici anlarından biridir. Yeniden özgürlüğü kavuşması, onun karakterindeki büyük dönüşümün başlangıcıdır. Zira hapse girdiğinde masum ve saf bir genç olan Edmond, oradan çıktığında bambaşka bir adama dönüşmüştür. Soğukkanlı ve planlı bir intikamcı olan gizemli Monte Kristo Kontu’na. 

Bu kaçışın ardından Monte Kristo adasındaki hazineye giden yolculuk da yavaş yavaş yedirilir hikayeye. Mekanlar gerçektir, yaşar ve romana altyapı sağlar. Bu sayfalar başlı başına mükemmeldir. Uyarlama tüm bunları doğruca ve görkemli resmedemiyor. Tek sekansta gösteriyor ve geçiliyor. Bu sebeple epik anlatı filmde işlemez hale geliyor. Film de bu sebeple etkisini kaybetmeye başlıyor.

Sonuç

Bu andan itibaren Monte Kristo Kontu adı ile anacağımız Edmond Dantes, stratejik zekaya sahip, planlı ve merhametsiz bir karaktere bürünüyor. İntikamını, fiziksel olmayan psikolojik bir yıkım üzerine kuruyor. Düşmanlarını içsel zayıflıkları ve hırsları üzerinden yok etmeye başlıyor. Filmde bu özellikler öne çıkmayı başarıyor. Peter Niney, iyi bir performans sergiliyor. Lakin hikayenin üstünkörü akışı bu artının baltalanmasına sebep oluyor.

The Count of Monte-Cristo İnceleme Arakat Mag

Hızla Akan Bir Kurgu, Hikayeni Güçsüz Kılar

The Count of Monte-Cristo kitapta da olduğu gibi hikayenin başlangıcını uzun tutuyor. Ve en önemli olan temanın aksamasına sebep oluyor: intikam. Bunu üstünkörü anlattığınızda bir intikam hikayesi anlatmaz ondan sadece esinlenmiş gibi olursunuz. Hikayede değiştirilen veya yeni eklenen kısımlar güçlü ve güçsüz yanlar da oluşturuyor. Kont’un müttefikleri artıyor ama onu yalnız bir intikam savaşçısı rolünden büyük oranda uzaklaştırıyor. İf Şatosu’ndaki hapis hayatından sonraki kısımlar hızlı akarken ve bu sırada hikaye güçlendikçe güçlenmesi gerekirken sönüşü başlıyor. Dantes’e ihanet eden Danglars, Fernand ve De Villefort karikatürize bir çalışma ile karşımıza çıkıyorlar.

The Count of Monte-Cristo muhteşem müziklere ev sahipliği yapıyor. Dönemin Avrupa manzaraları çok iyi resmediliyor. Mekan tasarımları, uzak çekimler ve sinematografi. Tüm bunlar yerli yerinde ve güzel bir etki sağlıyor. Fakat yukarıda bahsettiğim konular nedeniyle The Count of Monte-Cristo, yeni Fransız uyarlamasıyla bu sene izlenip ardından unutulacaklar listemizde kendine yer ediniyor.

Şu sıralar Filmekimi’nde gösterilen The Count of Monte-Cristo, 18 Ekim itibariyle sinemalardaki yerini alacak. Daha önce hiç kitabı okumamış bir seyirciyseniz, direkt olarak bu filmi izleyebilir ve büyük oranda keyif alabilirsiniz. Ardından 2000 yapımı Hollywood uyarlamasını izledikten sonra daha geriye giderek (ki bu filmin doğru yaptığı çok şey var) 98 yılındaki Fransız yapımı mini diziyi izleyebilir veya kitabı okuyabilirsiniz. Her halükarda Monte Kristo Kontu ilginizi çekmeyi başaracaktır.Umut Tiryaki‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Shrouds: Yasın Fiziksel Evreleri

The Second Act: Dördüncü Duvarı Üstüne Yıkmak

7

Umut Tiryaki
Genel Yayın Yönetmeni & Sahibi.

The Shrouds: Yasın Fiziksel Evreleri

önceki yazı

61. Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri 1

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir