The Last of Us, yedi haftalık yolculuğun ardından ikinci sezon finalini yaptı. Tartışmalı tercihler ve bol dramalarla dolu bir sezonu geride bıraktık. Üçüncü sezonu muhtemelen 2027 yılında gelecek olan dizimizin son bölümü hakkında dilerseniz konuşmaya başlayalım. Bölümü konuşmaya başlamadan önce uyarmak isteriz ki yazımız spoiler içerecektir.

The Last of Us 2 Sezon 7 Bölüm Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag max Craig Mazin Neil Druckmann Pedro Pascal Bella Ramsey Kaitlyn Dever Naughty Dog Playstation

Üçüncü Gün

Bölüme, Seattle kısımlarında kaldığımız yerden devam ediyoruz. Altıncı bölümle birlikte güncel hikâyeye bir süreliğine ara vermiş ve geçmişte yaşananlara odaklanmıştık. Bu sayede Joel ve Ellie arasındaki gerilimlerin sebeplerini öğrenmiş, ilişkilerinin yavaş yavaş nasıl koptuğuna da şahit olmuştuk. Tüm bu geçmiş sekanslarından uzaklaştığımızda ise dizinin geldiği nokta ile başladığı nokta arasındaki ton farklarını rahatlıkla görebiliyoruz. Joel ile Ellie sahnelerindeki akıcılıkla ikinci sezonun genel hikâyesi arasında dağlar kadar fark var. Bu farklılıklar, zaman zaman yalnızca Bella Ramsey’nin oyunculuğunu değil, Ellie karakterinin kendisini de doğrudan etkiliyor. Yaratılan Ellie karakteri, sahnelerde baskın karakter olmaya pek müsait değil.

The Last of Us, ikinci sezonu boyunca bunun acısını yaşıyor denebilir. Seattle’daki üçüncü gün, Ellie ve zıt karakter dinamiği açısından Jesse’nin ön plana çıkışıyla dikkat çekiyor ve bu dinamik bölüm boyunca işleniyor. Karakterler arasındaki anlaşmazlıklar, belli açılardan “didişme” olarak tanımlanabilecek sahnelerle bölümün temelini oluşturuyor. Dina’nın yaralanması ve Ellie’nin Nora’yı konuşturduğu sahnelerle biten beşinci bölümün hemen ardından, olayların bir çırpıda yaşandığını söylemek gerek. Sezonun yalnızca üç günü anlatıyor oluşu, karakterlerin nefes alamadan olayların içine sürüklenmesi açısından tutarlı bir tercih gibi dursa da, hikâye açısından aynı temponun korunduğunu söylemek güç. Çoğu noktada ikinci oyunun tercihlerine bağlı kalınsa da, gidişat açısından pek çok değişiklik olduğunu söylemek mümkün.

Elbette, belki de sezonla ilgili bir diğer sorun, -ne kadar kötü karakter diyebileceğimiz tartışmalı olsa da- Abby’nin neredeyse hiç gösterilmemesi. İkinci oyun özelinde bu tercih, oyuncu deneyimi açısından mantıklı olabilir; ancak dizi izleyicisi için bu durum hikâyeden kopmaya neden olabiliyor. Sezon boyunca karakterin eksikliği net bir biçimde hissedildi. Hikâyeyi derinleştirmenin yanı sıra, karakterleri de derinleştirmeye çalışmak elbette olumlu bir tercih. Ancak bunu yaparken bağlamdan kopmak, zaten ön yargılarla dolu bir başrole sahipken, karakterin toksik internet ergenleri tarafından yerden yere vurulmasına zemin hazırlıyor.
The Last of Us 2 Sezon 7 Bölüm Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag max Craig Mazin Neil Druckmann Pedro Pascal Bella Ramsey Kaitlyn Dever Naughty Dog Playstation

Pişman Olmak Yok

Sezon boyunca eksikliği hissedilen intikam hırsı, bu bölümle birlikte ufak da olsa alevlenmeye başladı ve nihayet ortaya çıkışına tanık olduk. İntikam duygusunun Ellie’yi sarmasıyla birlikte etrafındaki insanlarla olan ilişkilerinin dağılmaya başladığını gördük. Jesse ile tamamen farklı düşünüyor olmaları ve Dina ile aralarında söze dökülmeyen ufak bir gerilimin hissedilmesi, oldukça mantıklı bir tercihti. Joel’in yaptıklarını Dina ile paylaşmasının ardından yaşanan bakışmalar, en azından bana duygusal anlamda geçmeyi başardı diyebilirim. Sahne etkileyiciydi, fakat ne yazık ki dizinin sezon boyunca yaptığı hataları telafi etmeye yetmiyor. Dina’nın hamileliğine verilen tepkiler ise Ellie tarafında olan biteni daha da anlamsızlaştırıyor.

Bölüm boyunca “Tommy nerede?” sorusunun sıkça sorulduğunu görüyoruz. Ellie’nin ise diğer karakterlerin aksine tamamen Abby’nin izini sürmeye odaklandığı, izleyiciye defalarca kez hissettiriliyor. İntikam yolunda Tommy’i bile umursamamaya başladığı anlatılmak isteniyor olsa da, bu anlatının ne kadar başarılı olduğu tartışılır. Sezon boyunca karakterin bu noktaya nasıl geldiği yavaş yavaş işlenmiş olsaydı, buna pek itiraz edilmezdi; fakat bu dönüşümün bir anda verilmesi, izleyicide ekşi bir tat bırakıyor. Diğer bir cephe olan W.L.F. tarafında ise Isaac’in kısa kısa sahnelerine tanık oluyoruz. Karakterin oyundakine kıyasla daha geniş bir hikâyeye sahip olduğunu önceki bölümlerde gözlemlemiştik. Bu bölümde de onun “Abby nerede?” sorusunu sorması, ana hikâyemizle paralellik oluşturuyor.

Skarlar ve W.L.F. mücadelesi, sezon boyunca alttan alta verilmeye çalışıldı. Belli noktalarda ana karakterlerimizi de bu çatışmanın içine çekerek, her iki tarafın da ne kadar acımasız olduğu anlatılmak istendi. Sezon geneline dikkat edecek olursanız, karakterlerimiz Seattle’daki yan karakterler gibi bir pozisyonda kaldı. Yaşanan olaylara, tıpkı bizim gibi, onlar da seyirci oldular. Gelecek sezonda işlenecek Abby hikâyesiyle birlikte bu olayları birinci elden görme fırsatımız olacak. Bu nedenle, çok daha dolu bir sezon bizi bekliyor diyebilirim. Elbette buradaki en büyük sorun, hikâyeyi bilmeyenler için Abby ve diğer karakterler ile bağ kurmak olacaktır.

The Last of Us 2 Sezon 7 Bölüm Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag max Craig Mazin Neil Druckmann Pedro Pascal Bella Ramsey Kaitlyn Dever Naughty Dog Playstation

Son Sözler

Bölümün sonuna geldiğimizde, yıllardır ünlenen The Last of Us’taki nefret sarmalının sonuçlarını net bir şekilde görmeye başlıyoruz. Ellie’nin Mel ve Owen’ı öldürmesinin karşılığında, Abby’nin de Jesse’yi gözünü kırpmadan vurması, artık geri dönülemez sonuçları beraberinde getiriyor. Her iki karakterimiz de bu döngüyü başlatan kişiler olmasalar da, onu devam ettiren kişiler haline geliyorlar. Ellie özelinde konuşmak gerekirse, bu döngüyü sürdürmekten memnun olmadığını defalarca kez dile getiriyor. Abby açısından da durum çok farklı değil. Neticede, onun da söylediği gibi, babasının intikamını almak için çıktığı bu yolda, bir anlamda tüm arkadaşlarının ölümüne sebep oluyor. Öfkesini dindirmek adına yaptığı eylemler, sonunda hiç dinmeyecek bir suçluluk duygusunun başlamasına neden oluyor.

Ellie özelinde ise, Joel’in intikamı için çıktığı yol, kendi pişmanlıklarının gün yüzüne çıkmasına sebep oluyor. Yarım kalmışlıkları ve bir şeylerin bir daha asla eskisi gibi olamayacağını bilmek, bazı duyguların patlamasına yol açıyor. Sezonun başından beri eleştirdiğim Ellie karakterine hâlâ tam olarak ısınamamış olsam da, belli şeylerin sebeplerini anlayabiliyoruz. Karakterin en başından beri belli bir amaç uğruna yaşadığını bilmesi, hatta bu durumun rüyalarına bile girmesi oldukça anlamlı. Kendi tercihleri dışında, belki de tek güvendiği insan tarafından bu anlamın elinden alınmış olması, onun asla kabullenemediği bir durum. Ellie’nin de defalarca dile getirdiği gibi, yaşamasının bir anlamı vardı ve bu anlam elinden alındı. İşte The Last of Us’ın oyunla dizi arasındaki en büyük farkı tam da burada ortaya çıkıyor. Oyunda, Ellie’nin yaşamının anlamı ondan alındığında, yerine koyabildiği tek şey intikam duygusu olmuştu. Ancak dizi genelinde, bu duygu neredeyse hiç hissettirilemedi.

Sezonu beğenmiş olsam da, beklentilerimin altında kaldığını söylemem gerek. Hikâyenin temelinin oldukça sağlam olması, yapımın belli bir kalitenin üzerinde olmasını sağlıyor. Görsellik ve prodüksiyon başarısı sayesinde bu kalite korunuyor ve sürükleyicilik büyük ölçüde sağlanıyor. Önümüzdeki sezonun muhtemelen 2027 yılında yayınlanması bekleniyor. Abby’nin hikâyesiyle Seattle’daki ilk üç günü bu kez onun gözünden tekrar yaşayacağız. Umarım bu sezonda yapılan hatalardan ders çıkarılır ve hikâyenin bundan sonraki kısımları için çok daha doğru kararlar alınır. Yedi hafta boyunca bizleri okuduğunuz için teşekkür ederiz.


Ali Can Bartu Sakarya‘nın tüm yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Last of Us 2. Sezon 6. Bölüm İncelemesi: Uçurumdan Aşağı

The Last of Us 2. Sezon 5. Bölüm İncelemesi: Geçmişin Günahları

ALİ CAN BARTU SAKARYA
Dizi, film, oyun ve çizgi roman bağımlısıyım. Popüler kültür içeriklerini derinlemesine tüketiyorum.

    Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri: Yavaşlığın İncelikli Anlatısı

    önceki yazı

    Karate Kid: Legends: Eğlenceli Olduğu Kadar Bayat

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir