Artık yavaş yavaş Toronto Film Festivali’nin sonuna doğru yaklaşırken sizlere birbirinden farklı yedi filmle geldim. Dünya prömiyerlerini Cannes’da ve Venedik’te yapan bu seçkide Sergei Loznitsa’nın yeni filmi Two Prosecutors, Cannes’da Belirli Bir Bakış ödülü alan The Mysterious Gaze of the Flamingo, Honeyland’in yönetmeni Tamara Kotevska‘dan The Tale of Silvan, Filistin’deki soykırımı anlatan belgesel Put Your Soul on Your Hand and Walk, Oliver Assayas filmi The Wizard of Kremlin, Guillermo del Toro’dan merakla beklenen Frankenstein ve oyun uyarlaması Japonya yapımı The Exit 8 yer alıyor. Şimdiden keyifli okumalar!


Two Prosecutors

Two Prosecutors Toronto Film Festivali Günlükleri 3 Arakat Mag 2025

Sert, çarpıcı ve politik. Two Prosecutors filmini herhalde bu üç kelime ile ifade edebiliriz. Bu, usta yönetmen Sergei Loznitsa’nın yedi yıl aradan sonra çektiği ilk kurmaca film. Stalin’in 1937 Sovyet Rusya’sına uzandığımız filmde genç bir savcıyı izliyoruz. Aslında savcı Kornev ile günümüzde kendi ülkemizde dahi benzer örnekleriyle karşılaştığımız bir hukuk arayışına şahit oluyoruz.

Kornev karakterine hayat veren Aleksandr Kuznetsov, yüz ifadeleri ve mimikleriyle o kadar iyi oynamış ki hayran kalmamak elde değil. Filmdeki özellikle hapishane sahneleri yönetmenin kamera açıları, gri renk paleti ve kusursuz görüntü yönetimi ile o kadar iyi aktarılmış ki, o klostrofobiyi sonuna kadar hissediyorsunuz.


The Mysterious Gaze of the Flamingo

The Mysterious Gaze of the Flamingo Toronto Film Festivali Günlükleri 3 Arakat Mag 2025

Daha önce çektiği iki kısa metrajla Cannes’da bulunan Diego Cespedes, bu sefer ilk uzun metrajı The Mysterious Gaze of the Flamingo ile festivali ziyaret etti. Film, gösterim yaptığı Belirli Bir Bakış (Un Certain Regard) kısmında büyük ödüle uzandı. Bizi 1982 yılı Şili’sindeki izole bir madenci kasabasına götüren yönetmen, burada queer bir hikaye anlatıyor.

Film, AIDS salgının başladığı dönemi ve bu dönemde eşcinsel erkeklere ve trans bireylere olan baskıyı konu ediniyor. Yer yer fantastik ögelerle örülen filmde, ilk uzun metrajı olmasına rağmen yönetmen gayet iyi bir iş çıkarmış.


The Tale of Silyan

The Tale of Silyan Arakat Mag 2025

Günlerdir yoğun geçen bir programdan sonra bir gün sadece bir film izledim ve o da güçlü bir belgesel oldu. Honeyland ile hepimizi paramparça eden Tamara Kotevska’nın “Makedonya’da nesillerce anlatılan bir hikaye” diye bahsettiği yeni filmi The Tale of Silyan‘ı izledik. Venedik’teki dünya prömiyerininin ardından Kuzey Amerika prömiyerinde izlediğim film, bir çiftçi ile bir leylek arasındaki sevgi ve merhamet dolu hikayeyi anlatıyor.

Aynı Honeyland‘deki gibi filmdeki bir kişi dahi profesyonel oyuncu değil, bu yüzden The Tale of Silyan çok doğal ve gerçekçi bir film olmuş. Kısaca, Makedonyalı yönetmen Tamara Kotevska gerçekten yine güçlü bir belgesel film ile karşımızda.


Put Your Soul on Your Hand and Walk

Put Your Soul on Your Hand and Walk Arakat Mag 2025

Bazı filmlerin üzerine yazması, konuşması cidden zordur. Birazdan bahsedeceğim film de tam olarak böyle. Belgesel film Put Your Soul on Your Hand and Walk‘da İranlı yönetmen Sepideh Farsi’nin Gazze’de yaşayan 24 yaşındaki fotoğrafçı Fatma ile görüntülü konuşmalarını izliyoruz. Gazze’deki soykırım devam ederken bu konuşmaların yanı sıra Fatma’nın çektiği fotoğrafları görüyoruz. Bu fotoğraflar, Fatma’nın söylediği bir parça veya okuduğu bir şiir eşliğinde aktarılıyor. Ama Put Your Soul on Your Hand and Walk‘u izlerken şunu biliyoruz ki, film Cannes’da gösterim yapmadan birkaç hafta önce Fatma gece 1 sularında evine yapılan bombalama yüzünden tüm ailesi ile hayatını kaybediyor. İşte bunu biliyor olmak ve filmin sonuna doğru bu gerçekle yüzleşecek olmak kalbinizi sıkıştırıyor.

Bu yönüyle de izlemesi çok zor bir film, ama bu zorluğu göze alıp hepimizin izlemesi gerekiyor; zira bu konuya dair günümüzde bilinçli insan sayısı çok az. Ve bu bilinci ve farkındalığı yaymanın yolunun iki saatlik bir belgesel olup olmayacağını kimse bilemez. O yüzden bu filmi bir yerlerde bulup lütfen izleyin. Film, kasım ayında Amerika’da vizyona girecek; umarım Türkiye’de de gösterilme imkanı bulur.


The Wizard of Kremlin

The Wizard of Kremlin Toronto Film Festivali Günlükleri 3 Arakat Mag 2025

Venedik’te çoğu kişinin beğenmediği yeni Oliver Assayas filmine geldim, ama neden geldiğimi bir sorun. Başroldeki Paul Dano’nun da salonda olacağını duyunca 156 dakika süresi olan, Jude Law’un garip mimiklerle Putin’i canlandırdığı biyografi-tarih türündeki The Wizard of Kremlin‘i istemeye istemeye izlemek zorunda kaldım. Bunun, yönetmenin birçok iyi işinden sonra araya bir kötü film sıkıştırdığı projelerden olduğunu düşünüyorum. Hep iyi film izleyeceğiz diye bir şey yok ya.


Frankenstein

Frankenstein Toronto Film Festivali Günlükleri 3 Arakat Mag 2025

Guillermo del Toro yine çılgın bir filmle karşımızda. Son filmi Pinocchio’dan sonra iyi anlaşmış olmalılar ki, Frankenstein‘ı da Netflix ile çekmiş. Oscar Isaac, Jacob Elordi, Mia Goth, Christoph Waltz gibi isimlerin başrolde olduğu film, özellikle son bir saatlik kısmıyla hoşuma gitti.

Açıkçası, Jacob Elordi’nin hayat verdiği Yaratık’ın canlanmaya başladığı kısıma kadar izlediğimiz Victor’un çocukluk sahneleri beni biraz sıktı. O yüzden Oscar Isaac’den ziyade Jacob Elordi ve Mia Goth arasındaki uyuma bayıldım. Benden söylemesi, bu filmden sonra ikisini yine yakın zamanda bir yerlerde izleriz.


The Exit 8

Exit 8 Toronto Film Festivali Günlükleri 3 Arakat Mag 2025

Hem oyun uyarlaması olması hem de son zamanların en ilgi çekici ve özgün filmlerinden biri olması nedeniyle The The Exit 8 festivalde yakaladığım filmlerden oldu, hem de gece yarısı seansında. Filmi izlerken en çok düşündüğüm şey, bu filmin kesinlikle sinemada ve gece yarısı deneyimlenmesi gerektiği oldu; çünkü The The Exit 8‘in gerçekten iyi bir ses tasarımı var.

Bu emeği ancak iyi bir ses sistemi olan bir sinemada izlerseniz hissedersiniz. Hep aynı şeyleri izlemekten sıkıldıysanız, şu aralar sinemada olan The Exit 8‘i gönül rahatlığıyla seyredebilirsiniz.


Hüseyin Çakır‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Toronto Film Festivali: 1. Gün | No Other Choice, Sirât & It Was Just an Accident

Toronto Film Festivali: 2. Gün | Miroirs No. 3, Sound of Falling & The Love That Remains ve Dahası

HÜSEYİN ÇAKIR
Toronto’da Grafik Tasarım okuyor, sinema üzerine içerikler üretiyor, yazıyor, çiziyor.

    Long Play Music Films Festival Başvuruları İçin Son Tarih 1 Ekim!

    önceki yazı

    Honey Don’t!: Türler Arası Sıkışma

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir