2017 çıkışlı Castlevania dizisinin, Netflix’in en başarılı projelerinden olduğu su götürmez bir gerçek. Gelmiş geçmiş en ünlü vampir Dracula’nın kaybettiği aşkı uğruna çıktığı intikam serüvenini merkezine alan seri, baştan sona kalitesini korumayı başarmıştı. Vampir avcısı Belmont ailesini bu kez Fransız Devrimi dönemine götüren Castlevania: Nocturne, ilk sezonuyla selefinin başarısını yakalayamasa da sezon finaliyle ikinci sezonuna dair umut yaratmıştı.Castlevania Nocturne 2 Sezon İncelemesi Arakat Mag Netflix Türkiye Anime

İlk Sezondan Ne Kadar İyi?

İlk sezon finalinde ekibe katılarak Castlevania hayranlarını heyecanlandıran Alucard’ın Mısırlı vampirlere yaptığı bir ziyaretle başlıyor ikinci sezon. Görsel anlamda tatmin edici bir dövüş sahnesiyle sezona dair umutlarımızı artırıyor ve sahnenin sonunda sezonun ana olay örgüsü odağını işaret ediyor. Tıpkı ilk sezonu gibi, ikinci sezonda da basit bir olay örgüsü vadediyor Nocturne. İki tarafın da mısırlı tanrıça Sekmeth’in peşine düştüğü olaylar dizisinin basitliği, karakterler arası ilişkilere daha fazla vakit ayrılabileceğini düşündürüyor.

Ne var ki, yazarların karakterlerinin çoğuyla ne yapacağına dair hiçbir fikirleri olmadığı kısa sürede açığa çıkıyor. Sezon boyunca karakter gelişimi yaşayan, başından geçenlerle izleyiciye bir şeyler söylemeye yaklaşan karakterler büyücü anne kız ikilimiz Tera ve Maria. Castlevania, ilk sezonunu yalnızca Trevor, Sypha, Alucard ve Dracula’ya ayırırken Nocturne iki tarafta da pek çok karakterle karşımıza çıkmıştı. Haliyle, Castlevania’nın ikinci sezonunda yeni karakterlerle hikayesine getirdiği genişleme yerine var olan karakterlerine odaklanmayı tercih ediyor Castlevania: Nocturne. Fakat iş bu karakterleri umursatmaya geldiğinde sınıfta kalıyor.

Castlevania Nocturne 2 Sezon İncelemesi Arakat Mag Netflix Türkiye Anime

Kalorisi Bol, Besin Değeri Kıt

Maria ve annesi Tera dışındaki tüm karakterler, ilk sezonda ne yaşıyorlarsa aynını yaşıyor. Üstelik bu ikilinin arasındaki ilişkinin bile ilginçleşmeye başladığı an yolu kesiliyor. Yarım saatlik sekiz bölümden oluşan sezon, süresinin çoğunu aksiyon sahneleriyle göz boyamaya harcıyor. Bir türlü umursayamadığımız ana karakterler, Castlevania’da empati kurabildiğimiz Dracula’nın aksine pek de bir nedeni olmasa da dünyaya hükmetmek isteyen karikatürize kötü karakterlerle birleşince, ekranda gördüğümüzün duygusal bir karşılığı maalesef bulunamıyor. Hal böyleyken seslendirme kadrosundaki herkesin, ellerindeki malzemeyle yaratılabilecek en büyük etkiyi yaratmaya bu kadar çabalamış olması iyice canınızı sıkıyor.

Sezonu izlemeye değer kılabilecek tek şey olan aksiyon sekansları, görsel olarak tatmin edici. Özellikle karakterlerin güçlerini farklı renklerle eşleyerek ekrandaki aksiyonu her an takip edilebilir kılıyor yaratıcı ekip. Alucard’ın saldırıları kırmızı, Richter’ın mavi, Anette’inse sarı. Fakat büyük dövüş sahnelerinde kameranın da aktif kullanımıyla ilgi çekici koreografiler yaratılsa da bu izleyiciyi heyecanlandırmaya yetmiyor. Hemen her dövüşün sonucu başından belli, dövüş esnasındaki gidişat da alabildiğine monoton olduğundan bu sahneleri de yalnızca animasyon görmek için izliyorsunuz. En etkileyici animasyonlar sezon finaline giderkenki iki bölümde karşımıza çıksa da, burası bile karakterlerin güçlerini combolayıp tek bir hedefi sırayla dövmelerinden öteye gidemiyor. İzlerken izleyiciye bir şey hissettirmiyor.

Castlevania Nocturne 2 Sezon İncelemesi Arakat Mag Netflix Türkiye Anime

Diziden Kimler Keyif Alır?

Castlevania: Nocturne’ün Fransız Devrimi arka planı da, göstermelik bir tarih sosu olmanın ötesine gidemiyor. Devrimin ünlü isimlerine de sahne veren sezon “Aynı anda bunlar da oluyor.” demenin ötesinde bir bağlantı kurmuyor olaylar arasında. İlk sezonuna kıyasla gelişme gösteren dizi, yine de beklenen kaliteye erişemiyor. Tıpkı ilk Castlevania gibi, iki sezonunda anlattığı ana hikayeyi büyük oranda sonlandırıyor Castlevania: Nocturne.

Netflix’in henüz üçüncü sezon için yeşil ışık yakmamış olduğu düşünüldüğünde, bu yerinde bir karar gibi duruyor. Vampirlere özel bir ilginiz varsa, büyük bir Castlevania hayranıysanız ve animasyonu başarılı dövüş sahneleri izlemek isterseniz Castlevania: Nocturne’e bir şans verebilirsiniz. Geri kalan herkes içinse çok daha izlenesi yetişkin animasyonları her yerde.


Tuncer Haydarlar‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Dandadan: Paranormal Uzaylı Kargaşası

Creature Commandos: Eğlenceli Ve Sürükleyici

Tuncer Haydarlar
Bilimkurgu, fantazya ve korku edebiyatı tutkunu. Sinema sever. Çizgi roman çevirmeni, editörü ve okuru. Çakma YouTuber.

American Primeval: Kanlı Amerika Tarihine “Mini” Bakış

önceki yazı

Eraserhead: Cennette Her Şey Güzeldir

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir

daha fazla Anime