Sinema tarihinde, özellikle Amerika sinema tarihinde, bir dönem çok fazla western filmi üretildi. Bunların çoğu Hollywood için hızlı üretilmiş stüdyo filmleriydi ama bazıları da sinema tarihi için oldukça iyi filmler olarak tarihe geçti. Bunların belki de en bilineni Sergio Leone’nin Dolar Üçlemesi’dir. Bu üç filme ek olarak onlarca kaliteli western filmi de sayabiliriz. Yıllar geçmiş olmasına rağmen özellikle Amerikalılar kendi tarihleriyle hesaplaşmaya girmekten sıkılmadılar ve hala Kızılderililer’in içinde olduğu iyi filmler üretmeye devam ettiler. Bunun en bariz örneği de Ocak ayı başında Netflix’te gösterime giren American Primeval oldu.

Dizinin yaratıcısı olarak The Revenant’ın da yazarı olan Mark L. Smith adı geçiyor. Smith aynı zamanda dizinin de senaristi. Bu film ve dizi arasında yakalayabileceğimiz ilk benzerlik ikisinin de konusunun “zorlu bir yolculuk” olması diyebiliriz. Ayrıca filmin yönetmeni ve yürütücü yapımcısı Peter Berg.

Smith ve Berg ikilisi American Primeval ile belki de 2025’in en iyi Netflix dizilerinden birine imza atmayı başardılar. Toplamda 6 bölümden oluşan dizi yayınlandığı ilk günden itibaren hem eleştirmenlerden hem de seyircilerden büyük oranda beğeni toplayan bir yapım oldu.American Primeval Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Benzer Örneklerini Aratmıyor

American Primeval’ı izlerken son yıllarda üretilen western filmlerini gözümün önünden geçirdim. Dizi ile paralellik kurabildiğim iki film öne çıktı. Bunlardan ilki Martin Scorsese imzalı Killers of The Flower Moon oldu. Bu benzerliği konularını işleyiş şeklinden dolayı kurdum.

Her iki yapım da Amerikan tarihine eleştirel bir yerden yaklaşıyor. Çünkü özellikle daha eski yıllarda çekilmiş western filmler daha çok Kızılderililer’i kötü, beyazları iyi gösterme eğilimindedir. Ancak bu iki yapım daha çok Amerikan politikalarını eleştiren ve yine de merkezi bir yerde duran yapımlardır. Bir diğer film de Kevin Costner imzalı Horizon: An American Saga Chapter 1 oldu. Bu benzerliği de “format” açısından yakaladım. Horizon yazımda da uzunca anlattığım bir “problem” vardı. Kevin Costner 4 bölüm olarak planladığı ve ilk filmi 3 saat olan seriyi bence bir mini dizi olarak çekmeliydi. American Primeval bu hataya düşmemiş ve anlatacağı hikâyeyi bir dizi formatında çekmiş.American Primeval Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Bir Yolculuk Hikayesi Gibi Ama

Dizi 1857 yılında Utah Bölgesi’nde yaşanan olayları anlatıyor. Henüz yeni yapılan demiryolları ve insanların giydiği kıyafetler bir Amerika tarihi anlatısının içinde olduğumuzu gösteren ilk unsurlar. Hikâyesine tanık olduğumuz ilk karakterler Sara (Betty Gilpin) ve oğlu Devin (Preston Mota) oluyor. Sara oğlu ile birlikte Crook Springs’te bulunan kocasının yanına gidecektir. Bunun için de bir rehbere ihtiyaçları vardır. Rehber bu anne ve oğulu Fort Bridger’e kadar götürür. Daha sonra ikiliye Isaac (Taylor Kitsch) isimli başka birisi eşlik eder. Aslında tüm hikâye bundan ibarettir. American Primeval bir yolculuk dizisidir. Ancak bu yolculuk sırasında hikâye derinleşerek seyirciye Amerika’nın kanlı tarihine göz atma imkânı sunar.

Dizi Sara’nın yolculuğu üzerinden anlatılsa da Amerika tarihini derinleştirerek anlatabilmesi için yan hikayelere de ihtiyaç duyar. Örneğin dizide Mormonlar isimli bir grup insan var. Brigham Young (Kim Coates) da Mormonlar için güvenli alan arayışında olan bir adam. Bu açıdan zaman zaman bir taraftan da Brigham Young’ın hikâyesini de izliyoruz. Bir başka yan hikaye de yeni evli çift Jacob (Dane DeHaan) ve Abish Pratt’in (Saura Lightfoot Leon) hikayesi. Bu çiftin hikayeye dahil olması da Sara ve oğlu Devin’in yolculuğu sırasında onlarla karşılaşması sonucudur.

Diziye her yeni bölümde sadece yeni karakterler değil zaman zaman başka kabileler de dahil oluyor. Örneğin toprakları beyaz yerleşimciler tarafından gasp edilen Şoşoni kabilesi ve Paiute kabilesi de ayrı bir soluk getiriyor. Şoşoniler’in içinde bulunan Kurt Klanı diye ayrı bir grup var örneğin. Liderleri de Red Father (Derek Hinkey) olan bu grup da dizide oldukça yer alıyor. Red Father ise Mormonlar’ın yanında askerlere de karşı bir mücadele içinde.

American Primeval’ın belki de en zor bölümü ilk iki bölüm. Bunun sebebi de sürekli yeni karakterlerin ve grupların girerek hikâyenin nasıl işleyeceğinin belli olmaması. Bu iki bölüm bittikten sonra dizi daha anlaşılır bir hal alıyor.American Primeval Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Ama Genişletilebilir Bir Hikâye

American Primeval için getireceğim en net eleştiri hikâyenin biraz “dallanıp budaklanmasına” izin vermiyor oluşu diyebilirim. Dizinin Sara ve Devin’in üzerinden anlatılmasında bir sorun görmüyorum. Hatta bir senaryo “iskeleti” kurması açısından iyi bir tercih ama zaman zaman yetersiz kalıyor. Çünkü yukarıda saydığım her ismin bir kendi hikâyesi var ama bunları çok detaylı bilmiyoruz.

Belki yazının bu bölümünde “Ters Ninja Kanunu” nedir onu anlatmak gerekiyor. Ters Ninja Kanunu’na göre kahraman asıl düşmanına ulaşana kadar hızla yüzlerce insanı öldürür. Fakat asıl düşmanı sadece bir kişi olmasına rağmen onunla dakikalarca dövüşür. Bu da öncesinde öldürülen insanların hikâyelerinden haberimizin olmaması anlamına gelir.

American Primeval Sara ve Devin etrafında şekillenen olayları Isaac, Red Father, Pratt ve Jacob gibi karakterler üzerinden gerçekten iyi anlatıyor. Ama özellikle son bölümlere geldiğimizde sanki bu karakterlerin Sara ve Devin’in etrafında dönen birer figüran gibi kaldığını hissettim. Elbette bu kadar basit yazılmış karakterler değildi. Öyle yazılsa zaten bir problem görmem ama hem derinlikli yazılmış hem de az süre verilmiş karakterler olması dizinin tadının damağımızda kalmasına sebep oluyor. 6 bölüm planlanan bir dizi için fazla derinlikli karakterler izliyoruz ve bu da seyirciyi iştahlandırıp ona devamını vermiyor.

Burada ikinci bir sezonun olup olmayacağı sorusu aklımıza gelebilir. Bu konuda da bir belirsizlik var. Dizi aslında bir mini dizi olarak planlanmış ve şu anki haliyle final yapmış durumda. Fakat gösterime girer girmez aldığı beğeni ikinci sezonu çağırıyor. Yaratıcılarının seyirci takdirini dikkate alıp yeni sezon hazırlığı yapıp yapmayacağını bilemem ama çekilirse dizi buna uygun bir hikâyeye sahip.

Fakat burada da karşımıza bir sorun çıkıyor. Bir mini dizi olarak tasarlanıp hazırlanan dizilerin sonraki sezonları “sipariş” oluyor. Bu da özellikle yeni sezonun ilk birkaç bölümünün önceki sezona bağlanmak için zorlama bölümler olmasına sebep oluyor. Dolayısıyla ortaya çıkan sezon da asalak bir sezon oluyor. Bunun en belirgin örneği de yakın zamanda yayınlanan Squid Game 2. Sezon diyebilirim.American Primeval Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Her Şeye Rağmen “Taş” Gibi “Sert”

Dizinin konu ve format tipine dair doğru ve yanlışlarına dair söyleyeceklerimi söyledim. Şimdi dizinin en iyi yanlarından birine bakmak gerekiyor. American Primeval oldukça sert bir dizi. Dizinin ilk bölümünde Sara ve Devin’in de içinde olduğu bir grup insan sohbet ederken aniden bir kadının alnına ok saplanıyor. Daha sonra bir anda ortalık karışıyor ve büyük bir çatışma başlıyor. Çatışmayı başlatan Kızılderili kıyafeti giymiş bir grup insandır. Bir anda insanların kafa derilerini yüzmeye başlarlar. Bu sahneler oldukça gerçekçi olmasının yanında inanılmaz da estetiktir.

Dizide bu sahneyle beraber başlayan ve beni korkutan bir şey vardı. Acaba ilk dönem westernler gibi Kızılderililer kötü mü gösterilecekti yoksa bu konuya daha mesafeli bir yerden mi yaklaşılacaktı? Kısa bir süre içinde dizi olaylara daha nötr bir yerden yaklaştı. Kızılderililer’in de beyazların da içinde hem iyi hem kötüler vardı. Dolayısıyla dizi bu konuyu kotarmıştı.

Dizinin sertliği tüm bölümlerde kendini koruyan bir özelliği. Zaman zaman kafa derisi yüzülen insanlar var. Ancak bu insanlardan biri öne çıkıyor ve daha sonra alnının dikilmesiyle bu sertliği sürekli bize hatırlatıyor. O isim de Jacob Pratt. Pratt zaman zaman kafasındaki dikişlere bakıp acıdığımız zaman zaman da birini boğacak kadar delirdiği için uzaklaştığımız bir karakter. Dizinin belki de en sert sahneleri onun etrafında gelişiyor.

Değinmeden geçemeyeceğim bir diğer sahne de Devin’in bacağına yapılan tedavi. Bu sahne de izlerken oldukça zorlandığım sahnelerden biriydi. Yönetmen Peter Berg dizinin olabildiğince gerçekçi olması için çok çalıştıklarını söylüyor. Hatta ona göre bugüne kadar yaptığı en zor yapım American Primeval olmuş. Hatta gerçekleri düşünürsek seyirciye bu sahnelerde bulunan kan miktarının az bile olduğunu hatırlatıyor.American Primeval Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Gerçek Olaylar, Gerçek Durumlar

Sadece sahnelerin çekimi konusunda değil tarihi gerçeklik açısından da oldukça iyi bir dizi American Primeval. Bu bağlamda da karşımıza bazı kavramlar çıkıyor. Bunlardan ikisine dikkat çekmek gerektiğini düşünüyorum: Mormonlar ve Mountain Meadows Katliamı. Bu konuda kısa bir araştırma yapınca karışık gibi görünen birçok şey hızlıca açıklığa kavuşuyor.

Bir grup insanı niteleyen Mormonlar aslında resmi olarak Son Zaman Azizleri İsa Mesih Kilisesi üyeleridir. Mormonluk, Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkmıştır ve üyeleri kendilerini Hristiyan olarak tanımlar. Mormon inançlarının temel kaynaklarından biri Mormon Kitabı’dır; bu metin, Smith‘in Tanrı tarafından yönlendirilerek çevirdiğini iddia ettiği bir kutsal metin olarak kabul edilir. Mormonlar, 19. yüzyıl boyunca Batı’ya göç ederek Utah ve çevresindeki bölgelere yerleşmişlerdir. Günümüzde de Salt Lake City, Utah, Mormon inancının merkezi olarak kabul edilir. Kilise, güçlü bir misyonerlik geleneğine sahiptir ve dünya çapında milyonlarca üyesi bulunmaktadır. Zaten dizide de dikkat edilirse bu bölgeler öne çıkan bölgelerdir.

Dizide önemli yer alan bir diğer konu da Mountain Meadows Katliamı’dır. Bu da gerçek bir katliamdır ve dizide ele alınmıştır. Katliam 11 Eylül 1857’de Utah Bölgesi’nde meydana gelen ve 120’den fazla göçmenin öldürülmesiyle sonuçlanan trajik bir olay. Arkansas’tan Kaliforniya’ya giden Fancher-Baker Kervanı, Mormon milisleri ve yerel Paiute Kızılderililerinin saldırısına uğramıştır. Katliam, Mormonlar ile Amerikan hükümeti arasındaki gerilimlerin zirvede olduğu Utah Savaşı sırasında gerçekleşmiştir. Mormon liderleri, kervanın düşmanca niyetleri olduğuna inanarak saldırıya izin vermiştir. Saldırı günlerce sürmüş, ardından teslim olan göçmenler de öldürülmüştür. Sadece 7 yaşından küçük çocuklar öldürülmemiş ve onlara yaşama imkânı verilmiştir.

Aslında bu gerçeklikler bilinmese de dizi gayet anlaşılır ve izlenilebilir durumda diyebilirim. Fakat Peter Berg ve Mark L. Smith her bir detayı incelikle anlatmaya çalıştığı için gerçek olan bu olayları da bilmeyi önemli görüyorum.Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

En İyi Yanı Teknik

American Primeval yayınlandığı günden bu yana belki de en çok övgü aldığı konu prodüksiyon tasarımı oldu. Gerçekten de Peter Berg’in “Yaptığım en zor iş!” dediği kadar var diyebilirim.

Görüntü yönetmeni Jacques Jouffret gerçekten kusursuza yakın bir kamera kullanıyor. Çatışma sahnelerinde omuz üstü titreyen kamera özdeşlik kurmamıza yardımcı oluyor. Prodüksiyonun büyüklüğünü anlamamıza yardımcı olan geniş çerçeveler ise bir başka iyi.

Dizinin iyi yaptığı bir başka önemli unsur da renk kullanımı. Westernler’e has sarı rengi iyi kullanan American Primeval gece sahnelerinde de soğuk renkleri iyi kullanıyor. Gündüzleri sarının bunaltıcılığının yanında geceleri de karanlığın farklı tonlarıyla bizi rahatsız eden bir renk kullanımı var.

Dizinin henüz ilk bölümünden itibaren en iyi koruduğu şey ise temposu. Öyle iyi bir tempo tutturuluyor ki ne seyirciyi yoran yüksek bir tempo var ne de diziyi izlemesi zor kılan yavaş bir tempo. Bu da şüphesiz dizinin iyi bir kurgusunun olmasına bağlı. Üç kurgucunun beraber çalıştığı dizide sanki tüm bölümler aynı kişinin elinden çıkmış gibi istikrarlı bir dizi izliyoruz. Hugo Diaz, Jon Otazua ve Art Jones’un kurgu masasında olduğu dizi son dönemlerin en iyi tempolu dizilerinden biri olmayı başarıyor.

Uçsuz bucaksız dağların olduğu ve bunu da gördüğümüz dron çekimlerine rağmen bazı sahnelerinde klostrofobiyi çokça hissettiğimiz sahneler ise American Primeval‘ın belki de alameti farikalarından biri.Dizi İnceleme Arakat Mag Netflix Türkiye 2025 Peter Berg

Netflix’ten 2025’e Gösterişli Giriş

Henüz Ocak ayının ilk haftalarında gösterime giren American Primeval belli ki bu yılın en iyi dizilerinden biri olacak. American Primeval hem klasik westernlere duyduğu saygıyı koruyan hem de modern anlatının iyi bir örneği olan bir dizi.

Gerçek hikâyeleri referans alan, temposu yüksek bir dizi izlemek isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.


Can Ahmet Çelik‘ın diğer yazılarına bakmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Squid Game 2. Sezon: Zorlama Sezonda Kolay Oyunlar

Yüzyıllık Yalnızlık Kısım 1: Deprem Gibi Bir Şey

Can Ahmet Çelik
Selçuk Üniversitesinde Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitede aynı bölümde yüksek lisans yapıyor. Düzenli olarak okuyor, izliyor ve yazıyor.

Unstoppable: Azim ve Kararlılık Hikayesi

önceki yazı

Castlevania: Nocturne 2. Sezon: Devrim Değişim Getirdi Mi?

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir