80
YAZARIN PUANI

İzlemeyi en sevdiğim film türleri arasında yer alan coming of age filmler her yıl üretilmeye devam ediyor. Bunun elbette birçok sebebi olabilir. Sebeplerinden biri de bu filmde anlatılan yaşların insanın “aklının ermeye başladığı” zamanlardan sonra yaşadığı ilk keskin dönemecin olduğu yaşlar olmasından olsa gerek. İşte 2024 filmleri içerisinde Bird ile birlikte izlediğim en iyi coming of age filmlerinden biri de Didi oldu.

80
YAZARIN PUANI

Yönetmen Sean Wang’in ilk uzun metrajlısı olan Didi, Sundance Film Festivali’nden de iki ödülle döndü. Sean Wang’in senaristliğini de yaptığı film büyük oranda otobiyografik özellikler de taşıyor.

Didi Film İncelemesi Arakat Mag İstanbul Film Festivali Sean Wang Izaac Wang Joan Chen Shirley Chen

Tayvanlı Olup Amerika’da Yaşamak

Yönetmenlerin ilk filmleri genellikle kendi hayatlarından ilhamla ortaya çıkar. Bunun da sebebi insanın en iyi kendini biliyor olmasıdır. Sean Wang de ilk uzun metrajı Didi filminde kendi ergenliğe geçiş dönemini anlatıyor. 2008 yılının yaz aylarında geçen film Chris Wang’in (Izaac Wang) üzerine kurulu bir anlatıya sahip. Chris 13 yaşında bir çocuk ve arkadaşları onunla alay etmek için “Wang Wang” diyor. Annesi ise ona hitap ederken Çince’de “küçük kardeş” anlamına gelen “didi” kelimesini kullanıyor.

Chris’in birkaç farklı hali var. Örneğin evde ablası Vivian (Shirley Chen) ile sürekli kavga eden birisi. Dışarıda ise akranları arasında türlü şekillere girerek onlara kendini kanıtlamaya çalışan biri. Bunlara ek olarak hoşlandığı kız Madi’nin (Mahaela Parak) yanında ise “büyümüş de küçülmüş” birisi diyebilirim. Bu açıdan karakter bazen Didi bazen Wang Wang bazen de Chris oluyor. Biz de seyirci olarak onunla beraber kılıktan kılığa giriyoruz.

Chris, yaz tatilini kaykay yapmayı öğrenmeye çalışarak, yeni arkadaşlar edinerek, internetin ve sosyal medyanın yükselişinden etkilenerek ve kendi kimliğini şekillendirmeye çabalayarak geçirir. Ancak tüm bu çabalarının arka planında, annesiyle olan çatışmalı ilişkisi, kendi kültürel kökenlerine olan mesafesi ve “yeterince Amerikalı” olup olmadığına dair içsel ikilemleri yatmaktadır. Onun için yeterince Amerikalı olmak önemlidir. Çünkü akranları onunla “Asyalı” diye alay ederler. Hatta hoşlandığı kız Madi ondan etkilenmiş olsa bile ona “Bir Asyalı’ya göre oldukça yakışıklısın.” diyerek över.

Annesi Chungsing Wang (Joan Chen), Tayvan’dan Amerika’ya göç etmiş, katı ve kuralcı bir figürdür. Oğlunun davranışlarını kontrol altında tutmaya çalışırken, Chris kendini kısıtlanmış, hatta yanlış anlaşılmış hisseder. Evde sık sık tartışmalar yaşanır; bu da Chris’in ev dışındaki arkadaşlıklarına ve dış dünyaya daha fazla bağlanmasına neden olur. Ev içerisinde sürekli hortlayan tartışma ise Chris’in babasının uzakta olmasından kaynaklanır. Öyle ki babaannesi Nai Nai (Zhang Li Hua) her fırsatta gelinine oğlunun ne kadar cefakar olduğunu bağıra bağıra anlatır. Özellikle babaannenin körüklediği kargaşa sahnelerinde Chris’in babanın eksikliğini daha derinden hissederiz. Hatta bu sahnelerde kaosun görünen karakterlerden kaynaklı değil de görünmeyen babadan kaynaklandığını fark ederiz.

Didi Film İncelemesi Arakat Mag İstanbul Film Festivali Sean Wang Izaac Wang Joan Chen Shirley Chen

Her Devirde Sokaktaki Tehlike: Akran Zorbalığı

Filmde evde mutlu olamayan Didi’nin sokakta Wang Wang olmaya razı oluşunu da görürüz. Chris filmde en çok arkadaş çevresinde görünür. Sürekli olarak yeni arkadaşlar edinmeye, grupla bütünleşmeye ve kendini bu topluluk içinde tanımlamaya çalışan bir karakter izleriz. Ancak bu ilişkiler, yüzeyde basit gibi görünse de altında yoğun bir onay arayışı, güvensizlik ve kimlik bunalımıyla bezelidir.

Arkadaş grubundaki dinamikler, Chris’in kendi yerini bulma mücadelesini yansıtır. Zaman zaman “cool” görünmek için farklı davranır, yanlış anlaşılma pahasına duygularını bastırır. Mizah anlayışını, konuşma tarzını hatta görünümünü arkadaş çevresine göre şekillendirme çabası, ergenlik çağında gençlerin aidiyet duygusunu ne kadar yoğun yaşadığını gösterir.

Bu arkadaşlık ilişkileri, hem sıcak hem de zaman zaman kırılgandır. Bir yandan beraber skateboarding yaparlar, videolar izlerler, çocukluk ile gençlik arasındaki o geçiş alanını paylaşırlar. Ama diğer yandan, Chris’in göçmen kimliği, evde konuşulan dil, annesinin disiplin anlayışı gibi etmenler, onu çoğu zaman görünmez bir mesafede tutar. “Onlar gibi” olmak ister ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın, tam olarak dahil olamadığını hissettiği anlar da olur.

Film, Chris’in arkadaşlarıyla olan ilişkisini sadece sosyalleşme üzerinden değil, aynı zamanda bir kimlik sahnesi olarak işler. Chris bu ilişkilerde kendini keşfeder, sınırlarını test eder, utanç duygusuyla tanışır ve ilk kez karşı cinsle iletişim kurmanın karmaşıklığını yaşar. Özellikle Madi adlı kızla olan etkileşimi, onun duygusal dünyasını ve kendine güvenini sorgulamasına neden olur.

Didi Film İncelemesi Arakat Mag İstanbul Film Festivali Sean Wang Izaac Wang Joan Chen Shirley Chen

Kendini Keşfetmenin En Tehlikeli Yolu: Aşık Olmak

Chris’in kendisi ile en çok “uğraştığı” sahnelere baktığımızda da bir isim karşımıza çıkar: Madi. Chris’in Madi’ye ilgi duyması onun hem duygusal hem de sosyal gelişiminin bir parçası olarak filmde dikkatle işlenir. Madi, Chris’in arkadaş çevresinden biridir. Eğlenceli, özgüvenli ve grubun dinamikleri içinde belirli bir etkisi olan bir karakterdir. Chris’in ona duyduğu ilgi, sadece bir “ilk aşk” heyecanı değil, aynı zamanda kendi benliğini tanıma, beğenilme arzusu ve yetişkinliğe geçişte yaşadığı kafa karışıklığıyla da ilgilidir. Ayrıca Chris’in Madi’yi etkilemesi demek arkadaş ortamında onun havalı birisi olmasını da sağlayacaktır.

Madi ile olan etkileşimleri, Chris’in ilk kez bir başkasının gözünde nasıl göründüğünü sorgulamaya başladığı anlardır. Onunla konuşurken tutuk davranması, bazen yanlış şeyler söyleyip sonra pişman olması ya da hislerini açıkça ifade edememesi, ergenliğin evrensel deneyimlerinden biridir. Film bu deneyimi çok gerçek ve utandırıcı olmadan, yumuşak bir mizahla aktarır.

Bu ilişki Chris’in duygusal gelişiminde bir eşik görevi görür. Madi, ona yalnızca hoşlandığı bir kız olarak değil, aynı zamanda reddedilmenin, kırılmanın ve büyümenin kaçınılmaz parçalarını da yaşatır. Aralarındaki yakınlık hiçbir zaman tam bir ilişkiye dönüşmez, ama Chris’in duygusal hafızasında iz bırakacak türdendir. Çünkü ne olursa olsun hemen her insan artık hiçbir şey hissetmese bile ilk aşkını unutmaz.

Film İncelemesi Arakat Mag İstanbul Film Festivali Sean Wang Izaac Wang Joan Chen Shirley Chen

2008’e Yolculuk Ettiren Teknoloji Kullanımı

Yazının bu kısmına kadar hiç değinmediğim ama henüz ilk sahnelerinden itibaren filme hakim olan bir durum da teknolojinin kullanımı diyebilirim. Yazının başında belirttiğim üzere 2008’de geçen bir film izliyoruz ve bu da doğal olarak teknolojiyi de etkiliyor.

Chris elinde kamerası olan ve YouTube’a kısa videolar yükleyen bir çocuk. Kimse izlemese bile o çekip yayınlanmaktan geri durmuyor. Zaten Sean Wang’in kendi hayatını anlattığını da bu sahnelerde hissediyoruz. Hatta zaman zaman diğer karakterler esprili bir dille ona ileride Oscar aldığında kendilerine de selam yollamalarını söylüyor.

Bir diğer unsur da Facebook’un kullanımı. Chris kendisine Facebook hesabı açabilmek için doğum yılını 1990 olarak işaretliyor. Bu sahneler henüz genç bir yönetmen olan Sean Wang’in kendi jenerasyonunun çok iyi hatırlayacağı sahneler. Çünkü bugünlerde 25-35 yaşında olan insanlar yaklaşık olarak 2008 yılında tıpkı Chris gibi yaşını büyük göstererek Facebook hesabı açtılar.

Facebook hesabı Chris için önemli çünkü Madi ile oradan bağ kurup onun hobilerine, en sevdiği filmlere ve özel hayatının diğer noktalarına ulaşıyor. Özetle Didi teknolojinin aktif bir biçimde kullanıldığı bir film.

Film İncelemesi Arakat Mag İstanbul Film Festivali Sean Wang Izaac Wang Joan Chen Shirley Chen

2008 Atmosferine Uygun Teknik

Filmi teknik açıdan inceleyecek olursak en çok üzerinde durmamız gereken konu kamera kullanımı. Didi görsel atmosferini büyük bir sadelik ve duygu yoğunluğuyla kuruyor. Kameranın dili, Chris’in duygusal dünyasıyla birebir uyum içinde ilerliyor. Kamera çoğu zaman onun göz hizasından dünyayı izliyor. Fazla yukarıdan ya da stilize değil, yere yakın ve gerçekçi. Bu tercih, izleyicinin Chris’in yalnızlığına ve kafa karışıklığına empatiyle yaklaşmasını sağlıyor.

Özellikle Chris’in el kamerasını kullandığı sahnelerde seyirciye de bu kameranın çekimlerinin gösterilmesi de bir başka önemli detay. Bu sahneler seyirci üzerinde spontane ve belgeseli andıran bir etki yaratıyor. Arkadaşlarıyla olan kaykay sahneleri, YouTube videolarını andıracak biçimde, bilerek biraz “amatör” çekilmiş gibi görünüyor. Bu da dönemin estetiğini yansıtıyor. Görüntülerdeki doğal ışık kullanımı ise güneşli yaz günlerinin nostaljik dokusunu güçlendiriyor.

Film kurgusal olarak da iyi bir ritim tutturuyor. Filmin kurgusu ile Chris’in içsel ritmi neredeyse birebir aynı. Bazı sahneler oldukça hızlı geçerken, bazıları uzun süre durağan kalıyor—tıpkı bir ergenin zaman algısı gibi. İnternet mesajlaşmalarında, skate videolarında ya da grup içi etkileşimlerde kesmeler hızlı, enerjik ve akışkan. Buna karşılık, anneyle yaşanan tartışmalar veya yalnız kalınan anlarda kurgu yavaşlıyor, hatta zaman zaman boşluk hissi yaratacak kadar uzuyor.

Zaman zaman doğrudan ekrana taşınan “nostaljik” bilgisayar ekranı ise tıpkı dijital bir günlük gibi kullanılıyor. Chris’in aşk hayatı, arkadaşları tarafından dışlanışı, YouTube için çektiği videolar vs. tamamen Chris’in ruh haline paralel bir anlatı sunuyor. Teknoloji -her ne kadar eski olsa da- bu açıdan da filme hizmet eden önemli bir unsur olarak kurgulanmış.

Didi genç bir yönetmenin ilk filmi olarak tam da olması gerektiği gibi. Büyük laflar etmeyen, sakin, mütevazı ve içten. Sean Wang bu açıdan iyi bir ilk filme imza atmış diyebilirim. Didi hem göçmenlik hem de bir büyüme hikayesi olması açısından dikkate değer bir film.


Can Ahmet Çelik‘ın diğer yazılarına bakmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Ice Tower: Aranan Karlar Kraliçesi Filmi

Ghostlight: Bir Trajediden Sahneye, Tiyatronun Etkisi

CAN AHMET ÇELİK
Selçuk Üniversitesinde Radyo Televizyon ve Sinema bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitede aynı bölümde yüksek lisans yapıyor. Düzenli olarak okuyor, izliyor ve yazıyor.

Grand Tour: Uzak Diyarlar Yakın Duygular

önceki yazı

The Last Stop in Yuma County: Tarantinovari Bir Suç Filmi

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir