Francis Galluppi’nin; yazdığı, yönettiği, editlediği ve yapımcılığını yaptığı 2023 yapımı bir suç filmi The Last Stop in Yuma County. Herhangi bir başrolden bahsedemeyeceğimiz filmde, birbirinden farklı karakterlerin bir benzin istasyonu yakınındaki lokantada geçen birkaç saatine tanıklık ediyoruz. Tabii ki bir suç filmi olduğu için her karakterin kendi planı ve silahı var. 90 dakikalık süresi ile gayet kısa ve yüksek tempolu olan The Last Stop in Yuma County akla direkt olarak Tarantino’nun The Hateful Eight filmini ve Netflix’in The Sandman dizisindeki 24/7 bölümünü getiriyor.
Bir bıçak satıcısı olan bıçak satıcısı (karakterimizin ismini öğrenemiyoruz, Jim Cummings canlandırıyor) benzini bittiği için Yuma County’deki bir benzin istasyonuna girer. Benzin depolarının bol olduğunu ve depoları doldurmak için gelecek olan tankerin de geciktiğini öğrenen bıçak satıcısı biraz beklemek için yandaki lokantaya girmek zorunda kalır. Lokantanın sahibi, garsonu ve şerifin eşi olan Charlotte ile tanışan bıçak satıcısı tankeri beklemeye başlar. Bu sırada lokantaya, çevredeki bir bankayı soyan Beau ve Charlie, yaşlı bir çift olan Robert ile Virgina, banka soyguncularının parasını ele geçirmeye çalışan genç bir çift olan Miles ile Sybil ve birkaç yolcu daha gelir ve olaylar gelişir.

Her Şey Meksika Açmazı İçin
The Last Stop in Yuma County, daha önce çok fazla örneği olan ama her seferinde türünün en iyilerini ortaya çıkarabilen bir temaya sahip. Bir odada birbirini tanımayan ama birbirinin arkasından sürekli iş çeviren bir grup insan teması; The Hateful Eight, The Breakfast Club, 12 Angry Men gibi birbirinden farlı bir sürü filmde işlendi. The Last Stop in Yuma County de çoğu noktayı güzel işlese de klasik ya da kült bir film olma şansını elinden kaçırmış.
The Last Stop in Yuma County, ilk bakışta ilgi çekici gözüken karakterlere ve olay örgüsüne sahip olsa da hem karakterlerini derinleştiremiyor hem de bu tarz filmlerin olmazsa olmazı mükemmel diyaloglara sahip değil. Film gayet akıcı ve sürükleyici olsa da, The Hateful Eight yada Reservoir Dogs’daki hem hayatın içinden olan hem de karakterlerin kendisi ya da dünyaya bakışına ilişkin bir senaryo ve diyaloglara maalesef sahip değil. Bu durumu bir eksi olarak görmemek gerek ama filmden beklentimizi de buna göre ayarlamak lazım.
Filmde çok fazla karakter olsa da ilgi çekici birkaç tanesini incelemekle yetinelim. Jim Cummings’in oynadığı bıçak satıcısı başrole en yakın karakterimiz. Hem filmin ilk ve son karesinde bizle beraber hem de filmdeki karmaşanın fitilini ateşleyen de kendisi. Fakat onun hakkında çok fazla bir şey bilmiyoruz. Tek bildiğimiz bir yerlerde bir kızı olduğu, işi ve hayatının da maddi ve manevi olarak kötü gittiği yönünde. Burada bir parantez de Jim Cummings’e açmak lazım. Kendisi yönetmenlik ile yazarlığını yaptığını ve başrollerini oynadığı Thunder Road ve The Wolf of Snow Hollow gibi bağımsız filmlerle ünlenmiş bir isim. Uzun süredir uzun metraj film yönetmese de kendisini başka projelerde de oyuncu olarak görmek gayet sevindirici. Cummings hem iyi bir oyuncu hem de iyi bir yönetmen. Kendisinin Francis Galluppi’den daha yaratıcı ve özgün bir yönetmen olduğunu da söylemek mümkün.
Richard Brake tarafından canlandırılan Beau da filmin kötü adamı. Çevredeki bir bankayı Charlie ile soyan Beau beyin iken Charlie kuvveti ile öne çıkan bir karakter. İlk görüşte Beau’nun daha zalim ve kurnaz bir karakter olduğunu da anlıyorsunuz. Richard Brake çoğu kişinin adını bilmediği ama yüzünü birkaç filmde kesin gördüğü bir aktör. Kendisini Game of Thrones’daki Night King ve Barbarian’daki kötü adam olarak hatırlarsınız. Bu filmde az ama izlemesi zevkli bir rolü var.

Kaos ve Kurşunlardan Çıkan Fırsatlar
The Last Stop in Yuma County‘de çok fazla karakter olduğu için hepsinden bahsetmek mümkün değil ama hepsinin bir amaca hizmet ettiğini söyleyebiliriz. Hiçbir karakter boş değil, hepsinin hikayeye bir katkısı var. Yine de filmin çok fazla aksiyon içerdiğini söylemek mümkün değil. Daha çok sizi meşhur Meksika açmazı sahnesine kadar gerdikçe geren ve 2 dakikada seyirciyi ve hikâyeyi çözüme kavuşturan bir yapısı var. Filmin en büyük başarısı da bu germe dinamiğini ve Meksika açmazı sahnesini çok iyi kotarması.
Filmin en büyük eksisi ise bütün olayların çözümlenmesinden sonraki kısmın çok uzatılması. Meksika açmazı sahnesine kadar herkes gerçek hayattan bir insanmış davranırken ondan sonraki kısımlarda, karakterler film uzasın diye korku filmlerinde olduğu gibi sakarlıklar ve kötü seçimler yapmaya başlıyor. Karakterler çok basit bir biçimde kurtulabilecekleri sıkıntılardan gereksiz ve saçma bir biçimde kendilerini girdaba soktukça sokuyorlar. Filmin Meksika açmazı sahnesinden sonra vermeye çalıştığı ana mesaj ise çok klişe maalesef. Tüm artı ve eksilerini düşününce The Last Stop in Yuma County izlemesi gayet zevkli bir film. Özellikle benim gibi bir Tarantino hayranıysanız ve izleyecek bir film arıyorsanız doğru yerdesiniz.
Batuhan Oğuz’un diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.


















Yorumlar