63
YAZARIN PUANI

Mahallemizin dost canlısı Örümcek Adam’ı 5 yılın ardından geri döndü. MCU’nun Avengers: Endgame (2019) sonrası çalkantılı döneminin en istikrarlı karakterlerinden biri olan Peter Parker, Spider-Man: Brand New Day filmiyle her açıdan yeni bir başlangıç yapıyor. Üstelik, Örümcek Adam’ın Marvel külliyatından bağımsız olarak ne kadar güçlü ve kalıcı bir karakter olduğunun tekrar farkına varıyoruz.

63
YAZARIN PUANI

Kimsenin Peter Parker’ı hatırlamadığı bu yeni düzende kahramanımızı ilk kez gerçekten kendi ayakları üzerinde görüyoruz. Daha yalnız, daha olgun ve sorumluluklarının ağırlığını hisseden bir Peter var karşımızda. Film, bu yalnızlığı New York’un karanlık atmosferi ve çizgi roman sayfalarından çıkmış gibi görünen görsel dünyasıyla etkileyici biçimde destekliyor.

Bu yazı, Spider-Man: Brand New Day hakkında spoiler içerir.

Spider-Man Brand New Day Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Destin Daniel Cretton Tom Holland Zendaya Sadie Sink Mark Ruffalo Jon Bernthal

Gerçekten Yepyeni Bir Gün mü?

Filmin açılışındaki flashback sahneleri, Peter’ın geçen beş yılda daha olgun ve tecrübeli bir kahramana dönüşmesini gösterirken, ne kadar yalnızlaştığını ve kendisini yalnızca Örümcek Adam olmaya adadığını da hissettiriyor. Bir yanda hâlâ unutamadığı MJ ve Ned, diğer yanda tek sığınağı haline gelen May Hala’nın mezarı. Peter, filmin adı “Yepyeni Bir Gün” olsa da, o yeni güne bir türlü başlayamıyor. Örümcek Adam hikâyeleri genellikle Peter’ın yalnız kaldığı ve bütün dertlerini kendi başına çözmek zorunda olduğu bir çizgide ilerler. Ancak Tom Holland’ın Peter’ı, önceki filmlerde bu yalnızlığı hiçbir zaman tam anlamıyla yaşamadı. Her zaman yanında bir akıl hocası, kimliğini bilen sevdikleri ve düştüğünde yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak güvenli limanları vardı. Bu filmin başlangıcı ise bize uzun zamandır görmek istediğimiz o yalnız, çaresiz ama ayakta kalmaya çalışan Peter Parker’ı oldukça güçlü bir şekilde sunuyor.

Ne var ki, süresi ilerledikçe film bu tercihin arkasında duramıyor ve yeniden klasik Tom Holland filmlerinin güvenli alanına çekiliyor. Peter’ın yalnız kalmasına ve sorunlarını kendi başına çözmesine bir kez daha izin verilmiyor. Spider-Man: No Way Home’un finalinde izleyiciyi en çok heyecanlandıran değişim, yalnızca bir film içinde neredeyse tamamen geri alınıyor: Peter yeniden bir en yakın arkadaşa, aynı aşk hikâyesine ve yolunu gösteren bir akıl hocasına kavuşuyor. “Yepyeni bir gün” vadeden film, günün sonunda Peter’ı başladığı yere geri götürüyor.

Marvel’ın yeni dönemindeki en büyük problem de tam olarak burada ortaya çıkıyor: Avengers: Endgame’den bu yana evren bir türlü ileriye doğru gerçek bir adım atamıyor. Her film yeni bir dönemin başlangıcı, her karakter büyük bir geleceğin habercisiymiş gibi sunuluyor. Ancak bu hikâyelerin hiçbiri bir sonrakine bağlanmıyor. Bir filmde açılan kapı, başka bir filmde unutuluyor. Tanıtılan karakterler yıllarca ortadan kayboluyor (bkz. Moon Knight, Eternals), büyük değişimler ise evrenin geri kalanında neredeyse hiçbir karşılık bulmuyor.

Eskiden Marvel filmlerini heyecan verici kılan şey, tek başlarına anlattıkları hikâyelerin ötesinde, daha büyük ve planlı bir bütünün parçaları olduklarını hissettirmeleriydi. Şimdi ise filmler aynı evrende geçmelerine rağmen birbirlerinden habersizmiş gibi ilerliyor. Daha kötüsü, Marvel artık bu kopukluğu gidermeye çalışıyormuş gibi bile görünmüyor. Sürekli yeni başlangıçlar vadeden ama başladığı noktaya geri dönen bu anlatı düzeninde, ne karakterler kalıcı biçimde değişebiliyor ne de evren gerçekten büyüyebiliyor.

Spider-Man Brand New Day Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Destin Daniel Cretton Tom Holland Zendaya Sadie Sink Mark Ruffalo Jon Bernthal

Kusursuz CGI’dan Kırışan Bir Kostüme

Yönetmen değişikliği, filme en çok yarayan tercihlerden biri olmuş. Destin Daniel Cretton sayesinde, nihayet Örümcek Adam’ın ağ atarak New York sokaklarında süzülüşünü gerçekten hissettiren, enerjik ve özenle tasarlanmış sahneler izliyoruz. Kamera, Peter’ın hareketlerini yalnızca uzaktan takip etmekle yetinmiyor; onunla birlikte binaların arasına dalıyor, hızlanıyor ve şehrin içinde savruluyor. Bu sayede uzun zamandır eksikliğini hissettiğimiz o akıcılık ve fiziksel hareket duygusu yeniden ortaya çıkıyor.

Spider-Man: Brand New Day, teknik açıdan da üzerine fazlasıyla çalışılmış bir yapım olduğunu her an belli ediyor. Özellikle kostümün ve ağ atma sahnelerinin bütünüyle CGI’a gömülmemesi, Örümcek Adam’a uzun zamandır olmadığı kadar gerçek ve dokunulabilir bir görünüm kazandırıyor. Peter hareket ettikçe kostümün vücuduyla birlikte esnediğini, kırıştığını ve ışığa göre değiştiğini görebiliyoruz. Küçük gibi görünen bu ayrıntılar, karakterin bilgisayar ortamında yaratılmış kusursuz bir figürden ziyade, o kostümün içinde gerçekten hareket eden bir insan olduğu hissini güçlendiriyor.

Renk kullanımı, ışık tercihleri ve çizgi roman sayfalarından çıkmış gibi duran kadrajlarıyla film, kendine ait görsel bir kimlik kurmayı başarıyor. Hikâye açısından vadettiği yeniliği sonuna kadar taşıyamasa da, en azından görsel anlamda Örümcek Adam’ın gerçekten “yepyeni bir güne” geçtiğini söylemek mümkün. Tom Holland’ın şimdiye kadarki en iyi görünen, en sinematik ve Örümcek Adam ruhunu görsel olarak en güçlü biçimde yansıtan filmi kesinlikle bu.

Spider-Man Brand New Day Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Destin Daniel Cretton Tom Holland Zendaya Sadie Sink Mark Ruffalo Jon Bernthal

Büyük Vaatler, Kolay Çözümler

Spider-Man: Brand New Day, fragmanlarda ne gösteriyorsa aşağı yukarı onu veren bir film. Hikâyede seyirciyi gerçekten hazırlıksız yakalayacak büyük bir sürpriz ya da güçlü bir ters köşe bulunmuyor. Film, en başından beri kimliğini tahmin ettiğimiz Jean Grey’i bir sürpriz unsuru gibi saklamaya çalışıyor. Fragmanları izlediğimizde çoğumuz onun Jean Grey olduğunu zaten anlamış, asıl düşmanın film için gizlendiğini düşünmüştük. Oysa hikâyedeki neredeyse bütün çatışma Jean Grey üzerinden ilerliyor ve filmin elinde bundan daha fazlası olmadığı kısa sürede anlaşılıyor.

Açıkçası, X-Men karakterlerini MCU’ya dahil etmek için bir Örümcek Adam filminin doğru yer olduğunu düşünmüyorum. Peter’ın yeni hayatına, yalnızlığına ve kendi düşmanlarına odaklanan daha kişisel bir hikâye izlemeyi tercih ederdim. Film ise Peter’ın hikâyesini derinleştirmek yerine onu başka karakterleri evrene sokmak için bir geçiş noktasına dönüştürüyor. Bu nedenle, Jean Grey’in varlığı heyecan verici olsa da, Örümcek Adam’ın kendi filminden yer çalıyormuş gibi hissettiriyor.

Bununla beraber, bütün çatışmanın Thunderbolts’takine benzer şekilde psikolojik bir yüzleşmeyle çözülmesi, hem tembelce hem de Marvel’ın kendi içinde tekrara düştüğünü gösteren bir tercih olmuş. Thunderbolts’ta bu çözümün arkasında güçlü bir duygusal temel vardı. Filmin karakterleri psikolojik olarak tükenmiş, intiharın eşiğine gelmiş ve hayata gerçekten bir sıfır geride başlamış insanlardı. Bu yüzden birbirlerine tutunmaları ve karanlıktan birlikte çıkmaları, hikâyenin doğal bir sonucu gibi hissettiriyordu. Buradaki karakterlerin yaşadığı sorunlar ise aynı ağırlığa ve derinliğe sahip değil. Spider-Man: Brand New Day, yine benzer bir duygusal sonuca ulaşmaya çalışınca bu tercih çok daha yapay kalıyor ve ister istemez sırıtıyor.

Filmin başından beri kötü niyetli olduğu açıkça gösterilen Damage Control müdürünün hikâyesinin düzgün bir finale bağlanmaması da ayrı bir hayal kırıklığı. Karakter uzun süre önemli bir tehdit gibi konumlandırılıyor ancak film onunla ne yapacağını bir türlü bulamıyor. Aynı sorun Örümcek Adam’ın geçirdiği evrim için de geçerli. Peter’ın yaşadığı değişimin yeterince iyi aktarıldığını düşünmüyorum. Film, bunu büyük bir dönüm noktası gibi sunmasına rağmen mesele kısa sürede çözüme kavuşuyor. Peter hemen bir yolunu bulup duruma engel oluyor ve yaşananların hikâye üzerinde kalıcı bir etkisi olmuyor. Bu nedenle, önemli olması gereken bir bölüm daha “oldu bitti”ye getirilmiş hissi veriyor. Filmi izlerken çekimler sırasında senaryoda ciddi değişikliklere gidildiğini düşünmemek oldukça zor. Zira, birçok fikir ortaya atılıyor ancak hiçbiri tam anlamıyla geliştirilip tatmin edici bir sonuca ulaştırılmıyor.

Örümcek Adam Yepyeni Bir Gün Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Destin Daniel Cretton Tom Holland Zendaya Sadie Sink Mark Ruffalo Jon Bernthal

Nesiller Boyu İlham Olmaya Devam Edecek Maske

Bu noktada yazının genel akışından biraz uzaklaşıp Örümcek Adam’la kurduğumuz kişisel bağa değinmek istiyorum. Eminim ki Örümcek Adam, benim gibi pek çok çocuğun hayatına dokunmuş; onlara yalnızca bir süper kahraman değil, kendilerinden bir parça bulabilecekleri bir yol arkadaşı olmuştur. Benim Örümcek Adam’la hikâyem, dört yaşındayken eve gelen Sam Raimi yapımı ilk Spider-Man filminin DVD’siyle başladı. O gün ekranda izlediğim şeyin yıllar boyunca hayatımda bu kadar özel bir yere sahip olacağını elbette bilmiyordum.

Çok geçmeden hayatımdaki neredeyse her şey Örümcek Adam’la dolmaya başladı: Yatak örtümden perdelerime, oyuncaklarımdan kıyafetlerime kadar etrafımdaki her şeyde onun izi vardı. Evde bulduğum her köşeyi New York’un yüksek binaları, kendimi ise ağ atarak oradan oraya savrulan Örümcek Adam gibi hayal ediyordum. Aynı filmi defalarca izliyor, sahnelerini ezberliyor ve her seferinde ilk kez karşılaşıyormuşum gibi aynı heyecanı yaşıyordum.

Bugün en yakın arkadaşım dediğim insanlar hayatımdaysa, tasarım ve videoyla ilgileniyor, örneğin bir Fransız Yeni Dalga filmini açıp aynı heyecanla izliyor, sinemaya böylesine tutkuyla bağlanıyor ve Arakat Mag için bir şeyler üretmek istiyorsam, bütün bunlar biraz da Örümcek Adam sayesinde. Dört yaşında o DVD’yi izleyen çocukla, üçüncü filmin posterindeki siyah Örümcek Adam’ı sinema salonunda görünce heyecandan yerinde duramayan çocuk, bu filme girerken de benimleydi.

Yıllar geçti, ben büyüdüm ama o heyecan içimde hep aynı yerde kaldı. Örümcek Adam’ın benim gibi daha nice çocuğun hayatına dokunmaya devam edeceğine eminim. Çünkü maskenin altındaki kişi değişse bile o maske, nesiller boyunca çocukların hayallerine ortak olmayı ve onlara ilham vermeyi sürdürecek. Kısacası Örümcek Adam, benim için yalnızca çocukluğumdan kalan bir kahraman değil; bugün olduğum kişiye uzanan yolculuğun başladığı yer.

Örümcek Adam Yepyeni Bir Gün Film İncelemesi Arakat Mag 2026 Destin Daniel Cretton Tom Holland Zendaya Sadie Sink Mark Ruffalo Jon Bernthal

Yepyeni Gün Yine Yarına Kaldı

MCU’dan filme dahil olan karakterlere gelirsek, Punisher hikâyeye gerçekten güzel bir hava katıyor. Yine de karşımızdaki karakter, bildiğimiz sert ve tavizsiz Punisher’dan çok Disney/Sony filtresinden geçirilmiş, köşeleri törpülenmiş bir versiyon. Buna rağmen onu izlemek oldukça keyifli. Özellikle Peter’la kurduğu zıtlık ve ikili arasındaki dinamik, filme ihtiyaç duyduğu enerjiyi kazandırıyor. Peter’ın insanları kurtarmaya çalışan idealist yaklaşımıyla Punisher’ın acımasız yöntemlerinin karşı karşıya gelmesi, filmin en eğlenceli ve potansiyeli yüksek taraflarından birini oluşturuyor.

Hulk ve Bruce Banner cephesinde ise benzer bir potansiyel kaybı yaşanıyor. Peter’ın geçirdiği evrimle bağlantılı olarak hikâyeye dahil olan Bruce, Jean’in kontrolüne girmesiyle en son Avengers: Age of Ultron‘da (2015) gördüğümüz ve yıllardır geri dönmesini beklediğimiz vahşi Hulk formuna nihayet kavuşuyor. Fakat bu dönüşüm o kadar kısa sürüyor ki, hikâyenin doğal bir parçası olmaktan çok fragmanlara malzeme sağlamak için filme eklenmiş gibi duruyor. Yıllardır beklenen bu Hulk’u birkaç dakikalığına göstermek seyirciyi heyecanlandırıyor ancak karaktere gerçek bir işlev kazandırmıyor. Bu nedenle film, elindeki en güçlü kozlardan birini daha yalnızca kısa süreli bir heyecan uğruna harcamış oluyor.

Tüm bu sorunlarına rağmen Spider-Man: Brand New Day, Örümcek Adam’ı yeniden perdede görmenin verdiği heyecanla eğlenceli bir seyir sunmayı başarıyor. Çünkü eksikleri ne olursa olsun, Peter’ın kostümünü giyip New York sokaklarında ağ atmasını izlemek her zaman güzel. Yine de, film bittiğinde insanın aklında tanıdık bir his kalıyor: Spider-Man: No Way Home’un finalinde “İşte, sonunda gerçek Örümcek Adam’ı izleyeceğiz!” demiştik. Şimdi Spider-Man: Brand New Day’in sonunda da kendimizi aynı cümleyi kurarken buluyoruz. Umarım bu kez gerçekten izleriz.


Mert Baran Yeşilbahçe‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

The Odyssey: Güneşi Kovalayanların Hikayesi

Her Private Hell: Bulutların Üstünde Ölümü Beklerken

Mert Baran YEŞİLBAHÇE
Kreatif Yönetmen, ufak çaplı yazar.

Vampire: The Masquerade 6. Edisyon Geliştiriliyor

önceki yazı

Spider-Man: Brand New Day Açılış Gününde Rekor Kırdı

sonraki yazı

Yorumlar

Leave a reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da ilginizi çekebilir