Alessandra Lacorazza, çektiği dört kısa filmden sonra, izleyicinin karşısına bu defa senaristliğini de üstlendiği ilk uzun metrajı In the Summers ile çıkıyor. In the Summers, yaz aylarını babalarının yanında geçirmek için New Mexico’ya giden iki kardeşin hikâyesini anlatıyor. Ekrana taşınan dört yaz, ruh hali coşku ile öfke arasında gidip gelen babalarıyla ilişkileri üzerinden Eva (Luciana Elisa Quinonez) ile Violeta’nın (Dreya Renae Castillo) büyüme hallerine ayna tutuyor.
Bu yazı In the Summers filmi hakkında spoiler içerebilir.

İlk Yaz: Uyumlanma
Vicente (Residente), eşinden ayrıldıktan sonra Las Cruces’e taşınır. Yılın büyük bölümünü annelerinin yanında geçiren Violeta ile Eva, babalarını ziyaret ettikleri her seferinde yabancılık çeker. İlk ziyaretleri sırasında yaşları oldukça küçüktür. Violeta’nın kardeşinden büyük olduğu, ergenliğe girişin getirdiği yabaniliğinden anlaşılır. Eva ise uyumlu olmaya, babasıyla geçirdiği zamandan keyif almaya çalışır
Vicente’in çocuklarıyla iyi zaman geçirmek için gösterdiği çaba başta daha belirgindir. Çocuklarına yanına gelecekleri için hediye alır, aralarında dil oluşturmak için görünür bir çaba gösterir, oyunlar icat eder. Her zaman gittiği bara bu defa çocuklarıyla gider. Orada onlara bilardo oynamayı öğretir, birlikte yıldızları izler. Arabayı hızlı kullanıp yolda zikzaklar çizdiğinde Eva’nın eğlendiği, Violeta’nın korktuğu görülür. Kardeşlerin olaylara yaklaşımı arasındaki belirgin farklardan biri böyle ortaya çıkar. Diğer yandan eğlence anlayışı rekabet ve aşırılıkla ilişkili olan Vicente, çocuklarının onunla geçirdikleri yazdan etkilenebileceğini unutur.

İkinci Yaz: Yol Ayrımı
Çocuklar, babalarını ikinci defa ziyaret ettiğinde ilk yazdan farklı olarak babalarının onları almaya gelmesini beklemek zorunda kalır. Bu yüzden çocukların canı sıkılır. Zaten babalarının rahatsız edici davranışlarına karşı genel tutumları, sessiz kalmak, hissettikleri duyguları bastırmaktır. Önceki gelişlerinde girdikleri havuzu yaprakların bürüdüğünü, bakımsızlıktan girilemeyecek hâle geldiğini görmek, bir şeylerin değiştiğine işaret eder. Değişmeyen az şeyden biri babalarının müdavimi olduğu barın barmeni Carmen’dir (Emma Ramos). Orada çocuklara hak ettiği yakınlığı gösteren tek kişi odur.
Violeta’nın (Kimaya Thais) önceki ziyaretinde Eva’nın (Allison Salinas) yardımıyla kestiği kısacık saçları hissettiği gibi görünmesini sağlar. Maskülen saç kesimi ve giyim tarzı, babasının yanında geçirdikleri sürede tanıştığı Camilia’ya (Gabriella Elizabeth Surodjawan) duyduğu yoğun ilgiyi ve cinsel yönelimine dair gizli keşfi beraberinde getirir. Ancak aynı sebeplerle babası ona erkek olsaydı davranacağı gibi davranmaya başlar. Bu durumun yarattığı gerilim bir tür iktidar mücadelesine dönüşerek ister istemez bir baba-oğul çatışmasını ortaya çıkarır.

Üçüncü Yaz: Yeni Aile
Eva, çocukluğu üstünden atmış genç bir kadın olarak Las Cruces’e yeniden geldiğinde bir başınadır. Havaalanının dışında babasını bir süre bekledikten sonra pes ederek başının çaresine bakar. Eve varıp kapıyı çaldığında karşısında babasının partneri Yenny’i (Leslie Grace) bulur. Diğer bir deyişle babasının yeni hayatıyla burun buruna gelir. Bu hayatın yeni gerçeklikleri, kuralları ve öncelikleri vardır. Eva için büyüdüğünü göstermenin bir yolu olan ziyareti, babasının birkaç ay önce dünyaya gelen kızı Natalia ile yeniden başlama ihtiyacıyla çelişir.
Daha önceki yazlarda yeterince iyi bilardo oynayamadığı için küçümsenen Eva, kendini geliştirdiği için babasından onay almayı bekler. Fakat babası için bunun hiçbir anlamı yoktur. Üstelik kendini aşağılanmış hissederek oyunu sonlandırır. Başka bir gün Yenny ile oynadıkları oyuna Eva’nın da katılmasını ister ancak oyunu anlamadığında onu küçümserler. Bu nedenle Eva’nın ziyareti yalnızlık, dışlanmışlık ve bir damla göz yaşıyla akıllarda kalır.

Son Yaz: Olan Olmuş Biten Bitmişken
Yetişkin olma mücadelesi verirken ebeveynlerin de zaafları olduğunu kabul etmek zordur. Karakterler, babalarıyla geçirdikleri son yaz esnasında tam da bu mücadeleyi verirler. Öncekilerden farklı olarak, bu defa ekonomik özgürlükleri vardır. Ev kiralayarak babalarının yanında kalmamaları bunu düşündürür. Böylece babasının Yenny’den ayrılıp Natalia (Indigo Montez) ile kurduğu yaşama canları istediğinde dahil olmaları mümkün olur.
İkinci yaz geçirdikleri kazadan dolayı kardeşinin bir önceki ziyaretini kaçıran Violeta (Lio Mehiel), öncelikle Natalia’nın varlığına alışmaya çalışır. Oysa Eva (Sasha Calle) bir önceki yaz yaşadığı yalnızlığa rağmen, Natalia’ya alabildiğine sevecen davranır. Zamanla Vicente, Violeta ve Eva’yı bir arada tutan sebep Natalia’nın büyümesine eşlik etmeye dönüşür. Dördü bir aradayken yüzleri güler.

Z Raporu: Kardeşlik ve Yitirilen Umutlar
Birbirlerine her zaman mesafeli olan Violeta ile Eva’nın babalarının yanında geçirdikleri son yaz yakınlaştığını görmek, akla “Büyüyünce çok iyi anlaşıp en iyi arkadaş olacağımızı biliyorum.” diyen kardeş diyaloglarını getirir. Kardeşleri birbirine yakınlaştıran, kaçınılmaz olarak babalarının yokluğu ve var olduğunda bıraktığı yaralardır. Eva’nın bağ kurmakta zorlandığı, duygusal olarak kendini her şeye kapattığı, zırhını delmenin zor olduğu açıkça görülür.
Eva, öğretmeni ona sanata yeteneği olduğunu söylediğinde heyecanlanır. Las Cruces’e geldikleri ikinci yaz duyduğu heyecanı babasıyla da paylaşır. Yanında getirdiği ay biçimindeki seramiği ona hediye eder. Babasının şöyle bir baktıktan sonra kenara attığı seramik, aradığı onayı bulamayışının ilk göstergelerindendir. Son yaz sigarasını söndürdüğü küllüğe dönüşen ay biçimindeki seramik, hissizleşen Eva’yı gözler önüne serer. Violeta’nın gelmediği yaz, onu alabileceği daha derin yaralardan korumuş gibidir.

Çocukluktan İlhamla
In the Summers’a yönetmen ve senarist Alessandra Lacorazza’nun Kolombiya’daki babasını ziyaret ettiği çocukluk yıllarının ilham olduğu biliniyor. Olayların geçtiği döneme ilişkin kesin bir bilgi olmasa da atmosferin müzikle inşa edildiği görülüyor. Arka planında Latin ezgileri ile klasik müzik tınılarının eksik olmadığı In the Summers, müziği de bir karaktere dönüştürüyor.
In the Summers, Deauville, Miyami, Nashville, Sundance, Varşova, Atina ve Frameline San Francisco LGBTQ Film Festivalleri’nde aday olduğu on bir adaylığın sekiz tanesini ödüle dönüştürerek ilgi uyandırdı. 2024 Sundance Film Festivali’nde ABD Dramatik Jüri Büyük Ödülü ve Yönetmenlik Ödülü alan Alessandro Lacorazza, Gotham Ödülleri’nde ise Çığır Açan Yönetmen Ödülü’ne aday gösterildi. Ödül sezonunun ilgi uyandıran yapımları arasında yer bulan In the Summers, Aftersun (2022) severler tarafından keşfedilmeyi bekliyor.
Burcu Demirer‘in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.
Janet Planet: Bir Çocuğun Gözünden Yetişkinlerin Dünyası
L’Attachement: Gölgeye Övgü























Yorumlar