65
YAZARIN PUANI

Richard Linklater, bu yıl Cannes’da Ana Yarışma seçkisinde yer alan Nouvelle Vague ile son derece üretken olan kariyerini sürdürüyor. Yönetmenin bu yıl Blue Moon ile beraber görücüye çıkan diğer filmi olan Nouvelle Vague, bizi Fransız Yeni Dalgası’nın ilk günlerine götürüyor. Sinema tarihine dair sayısız referansla dolu olan film, Jean-Luc Godard‘ın ilk uzun metrajı olan Breathless‘ın (À bout de souffle) çekim sürecine odaklanıyor.

65
YAZARIN PUANI

Nouvelle Vague Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Filmekimi Richard Linklater Guillaume Marbeck Zoey Deutch Aubry Dullin

Zamanın Tanığı Olmak

Sinema tarihine olan hakimiyetini her filminde gözlemleyebileceğiniz Linklater, hiçbir zaman “büyük” bir sinemacı olmadı. O, Dazed and Confused ile lise yıllarına dair coşkulu bir ağıt bırakırken veya Waking Life ile rüyaların anlamsızlığını tartışmaya açarken kalıcı bir sinema yapmanın derdinde değildi. Bu açıdan, -sinemanın ustalarından pek çok esinlenme taşımasına rağmen- bir auteur gibi belirgin bir imza peşinde koşmadı veya spesifik bir ekolün temsilcisi olmadı. Ancak anlattığı her hikayede insani bir öz bulmayı başardı. Bu; kimi zaman Hit Man‘deki aksiyon komedisinin içine gizlenen kimlik paranoyasıydı, kimi zaman ise Before üçlemesinin tam da kalbinde atan zaman sorunsalıydı.

Linklater, görsel açıdan istikrarlı bir estetik oluşturmaya çalışmasa da, neredeyse her filminde incelediği bir konu vardı. Bu, Boyhood‘un uzun çekim sürecinin asıl amacını taşıyan ve Apollo 10½‘un nostaljisine alan açan yegane unsur olan “zamandan” başka bir şey değildi. Linklater‘ın “zamana direnmek” hakkında gösterdiği tatlı-acı yaklaşım, şimdilerde yönetmen kimliğiyle andığımız Kogonada‘nın onun hakkındaki video makalesinde rahatlıkla görülebilir. Zira o, iki aşığı bir araya getirirken ilk olarak onların ayrılıklarını hayal eden, silahını ateşledikten sonra saçakların gittiği yönü uzun uzun seyreden romantik bir “zaman tanığı”.

Yönetmenin daha önce geçmişe ve o zamana ait kaybedilenlere dair hikayeler anlattığını bilsek de, onun ciddi manada bir dönem filmi yaptığını pek görmedik. Yakın tarihli dönemlere indiği Amerikan anlatılarından Dazed and Confused, Bernie, Apollo 10½ ve son filmi Blue Moon gibi eserlerinde buna meylettiğini hatırlıyoruz. Ancak bu hikayelerin çoğu, ya o dönemi bir araç olarak kullanıyor ya da detaylı betimlemeler ile hoş bir nostalji duygusu yaratıyordu. Nouvelle Vague ise direkt olarak 50’ler ve 60’larda devrim yaratan Fransız Yeni Dalgası estetiğini kullanıyor. O dönemde Cahiers du cinéma mensuplarının canlı tutmaya çalıştığı, Hollywood tipi stüdyo üretimlerine bir anti-tez olarak çıkmış Yeni Dalga akımı, el kameralarının ve doğal ortam kullanımlarının yaygınlaştığı bir gerilla çekim mantığına dayanıyordu. Linklater da bu akımın ve ait olduğu dönemin dokusu olan sigara yanıkları ve çiziklerle dolu grenli estetiği ödünç alıyor. Bu açıdan Nouvelle Vague, ele aldığı Breathless‘ın görsel dilini birebir taklit eden “gerçek” bir dönem filmi.

Nouvelle Vague Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Filmekimi Richard Linklater Guillaume Marbeck Zoey Deutch Aubry Dullin

Dönemin Ünlü İsimleri Bir Arada

Linklater, filmi estetik bir kurmaca belgesel kıvamında tutarken hayranı olduğu sinemacılara sıklıkla yer veriyor. Kadraja kimler girmiyor ki? Robert Bresson, Agnès Varda, Jacques Rivette, Claude Chabrol, François Truffaut, Jacques Demy… Kabul etmek gerekir ki, yönetmen bu konuk isimleri senaryoya çoğunlukla işlevsel bir şekilde dahil etmiyor. İlgilendiği şey, son yıllarda Marvel sayesinde ana akımlaşmış bir cameo silsilesi sunmak. Bu da tabii ki sizin ve benim gibi sinefillerin ağzına bal çalmaktan başka pek bir işe yaramıyor. Ancak objektife doğru poz verirken altta isimleri yazarak tanıtılan bu isimler, kolektif sanat üretimi temasının tarihi bir bağlam kazanmasını sağlıyor.

Kimilerinin o dönemde orada bulunduğunu bilmediğimiz sinemacıların anlatıya konuk olması, bunun sadece Godard‘ın yaptığı bir devrim olmadığını hatırlatıyor. Özellikle Truffaut‘nun Godard ile olan arkadaşlığı, yönetmenin başyapıtı The 400 Blows‘un prömiyerinde veya ofisteki eleştiri yazma ritüellerinde geçen sahnelerde ayrı bir belirginlik kazanıyor. İnandıkları dava uğruna emin adımlarla yürüyen, ancak yeri geldiğinde kendi başarısızlıklarıyla bile dalga geçebilen bu ekip, Yeni Dalga’nın dayanışmasını harika bir şekilde yansıtıyor.

Öte yandan, her ne kadar Breathless‘ın çekim sürecine gün gün konuk olsak da, bu bir tarih dersi değil. Linklater, Fransız Yeni Dalgası’nın metotlarını ve sinemaya dair endişelerini aralara serpiştirerek filmin sıkıcı bir didaktizm taşımasını engelliyor. Bu açıdan Nouvelle Vague, sinema tarihini avucunun içi gibi bilen sinefiller için izlemesi keyifli bir nostaljiden başka bir şey sunmuyor. Zira, -her biri nokta atışı seçilmiş oyuncuların canlandırdığı- Godard ve ekibinin çıkmazları, ilk defa duyduğumuz meseleler değil. Kısa set günleri, es geçilen çalışma saatleri, spontane olarak yazılan senaryo, yaratıcı yöntemlerle oluşturulan reji, doğaçlama halinde gelişen oyuncu performansları… Hiçbiri, Godard ile yapımcısının arasını açan eğlenceli muzipliklerden pek de fazlasını vadetmiyor.

Nouvelle Vague Film İncelemesi Arakat Mag 2025 Filmekimi Richard Linklater Guillaume Marbeck Zoey Deutch Aubry Dullin

Tarihsel Tezatlıklarla Dolu Bir Komedi

Filmin, sektörü baştan aşağı değiştirerek çürük bir kültürel iklim yaratan Netflix tarafından dağıtılıyor olması, aslında ilginç bir tezatlık. Çünkü Linklater, Fransız Yeni Dalgası’nın yarattığı kültürel devrimi kamerasıyla durmadan hatırlatsa da, aslında halen sektörün dişlilerine muhtaç bir sinemacı. Bu nedenle, Cahiers du cinéma ekibinin karşı durduğu sanat yaklaşımlarının hepsi, Nouvelle Vague‘ın dağıtımcısı olan Netflix ile birebir örtüşüyor. Açıkçası, bu tezatlığın filmdeki apolitik ve güncel olmaktan uzak tavrı meta bir düzlemde genişlettiğini düşünmekle beraber, Linklater‘ın sadece “hatırlama” odaklı bir dönem perspektifi taşıması bana oldukça yeterli geliyor.

Bahsettiğim gibi, Nouvelle Vague‘un asıl becerisi dönemi yorumlama gücünden değil, taklit etme yeteneğinden geliyor. Linklater, anlatıyı günümüze taşımak veya ekstra bir bağlam üretmektense yalnızca izliyor. Ancak bu izleme halinin tamamen kurmaca yöntemlerle kurulması, buradaki işçiliği ve reji başarısını gözler önüne seriyor. Halihazırda çok doğru cast edilmiş ekip üyeleri arasında zamanlaması harika bir komedi ritmi de yer alıyor. Çektikleri filmin berbat bir şey olacağına dair inançları, Breathless‘ın bir klasik olarak anılacağını bilen biz seyirciler için komik bir yanılgı haline geliyor.

Yönetmenin atlamalı kurgusu ise -biyografik bir anlatım benimsemeyerek- Godard‘ın yaratım sancılarını ufak anlarda gösterip onları boğucu olmaktan kurtarıyor. Filmin bu sebeple oldukça akıcı bir seyir tecrübesi vadettiğini söylemekte fayda var. Bu durum, yakın zamanda aramızdan ayrılan Godard‘ı zekice yöntemlerle anan bir film görmek isteyenler için hayal kırıklığı yaratabilir. Ancak onun mirasını yine onun yöntemleri ile ele alan Nouvelle Vague, seyircinin konfor alanını kendi lehine kullanmayı çok iyi bilen bir film. Özellikle, çekim sürecini katartik bir yolla anlatmamasına rağmen, bizi o kaotik günlere inandırabilmesi büyük bir maharet.

Godard, kurgusu bittiğinde Breathless‘ı özel bir gösterim ile arkadaşlarına seyrettiriyor ve hiç de iç açıcı şeyler duymuyor: “Bu yılın en kötü filmi!”, “Gişede çakılacağı garanti!”, “Utanıyor olmalısın!”… Godard‘ın tüm bu şakalı yergileri duyarken tek yaptığı şey ise gülmek. Linklater da bu devrimsel ama yeri geldiğinde ciddiyetsiz sinemacılık anlayışını büyük bir sadakatle ödünç alıyor. Ne de olsa her şeyin özü bu: “İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.”


Tunahan İbiş’in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Die My Love: Sessiz Bir Direniş

Hedda: Aslından Geriye Ne Kaldı?

TUNAHAN İBİŞ
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bilgisayar mühendisliği öğrencisi. Tam zamanlı izleyici, yarı zamanlı sinema yazarı ve editör.

Die My Love: Sessiz Bir Direniş

önceki yazı

Splitsville: Ayrılanlar Hala Sevgili

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir