Leslie Nielsen’ın ikonik karakteri Teğmen Frank Drebin’in mirası, 31 yıl sonra Liam Neeson’un canlandırdığı Frank Drebin Jr. üzerinden The Naked Gun serisine geri dönüyor. Ülkemizde 1 Ağustos’ta vizyona girecek olan film, sinemada uzun süredir başlı başına görmediğimiz ZAZ komedisinin geri dönüşü anlamına geliyor. Bir dönem komediye yön vermiş Zucker–Abrahams–Zucker (ZAZ) ekibinin imzasını taşıyan 1988 tarihli The Naked Gun‘ın ardından gelen The Naked Gun 2 ½: The Smell of Fear (1991) ve Naked Gun 33 1/3: The Final Insult (1994) adlı akıl karıştırıcı şekilde numaralandırılmış devam filmlerinden sonra, serinin yeni filminin yönetmen koltuğunda bir dönem Saturday Night Live yazarlığı yapmış Akiva Schaffer oturuyor. Schaffer, filmin senaryosunu How I Met Your Mother dizisinin yazarlarından Doug Mand ve Dan Gregor ile kaleme alırken filmin oyuncu kadrosunda ise Liam Neeson, Pamela Anderson, Richard Cane, Paul Walter Hauser ve CCH Pounder gibi isimler yer alıyor.
Film, türü dolayısıyla oldukça basit bir hikâyeye sahip. Kahvelerle arası birazcık iyi olan (!) dedektif Frank Drebin Jr, babası Teğmen Frank Drebin’in yerini doldurmaya çalışmaktadır. Her şey, bir adamın sürücüsüz bir aracın koltuğunda ölü bulunmasıyla başlar. Drebin, kazanın bir intihar olmasından şüphelenirken maktulün kardeşi Beth Davenport ise Frank’in olayı daha iyi araştırması için onu zorlar. Her şeyin arkasında insanları delirtmek için bir frekans yollamak isteyen “cehennem” projesinin sahibi milyarder Richard Cane vardır. Frank Drebin’in tıpkı babası gibi dünyayı kurtarması gerekecektir.

Zaz Komedisi Nedir?
ZAZ komedisi, Jim Abrahams, David ve Jerry Zucker kardeşlerin kendine özgü olarak geliştirdiği komedi yaklaşımının bir tanımı. Bu komedi türünü farklı ve özgün kılan şeyler nedir peki? ZAZ komedisi, temelini parodi ve absürt olanın merkezine kurar. Ciddi olanı beyaz perdenin dışına iter. Ciddiyeti sadece yeniden ciddiyetsiz yapmak için kullanır. Mantık sınırları sürekli kırılır. Dördüncü duvar, çeşitli oyunlar oynanan bir alandan ibarettir. Geleneksel anlatı, kısa bir süre içerisinde yeniden kesintiye uğrama amacıyla devam eder. Espri yoğunluğu oldukça fazladır. Bu yönüyle normal bir komedi filminden oldukça fazla sayıda espri barındırır. Amaç, filmin yer aldığı konumu her açıdan sürreal ve tahmin edilemez kılmaktır. Bu nedenle espriler çoğu zaman gözden kaçabilir. Karakterler, tüm bu absürtlüğün içinde donuk bir yüz ifadesine sahiptir. Ciddi bir suratla yapılan saçmalıklar, filmin absürtlüğünün birer parçasıdır. Karakterler, yaşanılanların farkında değilmiş gibi görünürler. Onlara göre olanlar normaldir ve hayatlarının bir parçasıdır. Çünkü o dünyaya bağlanmış bir figür halindedirler. Kökeni sessiz sinemanın doğuşuna dayanan slapstick geleneği, modern kalıplarla birlikte kullanılır. Absürt kazalar ve gerçek dışı yaralanmalar, filmlerin ayrık yapısına hizmet eder. Türün sevenleri ve hayran olanları kadar sevmeyenleri de oldukça fazladır.
ZAZ komedilerinin kelime oyunları ve metin zenginliği üst seviyededir. Her bir cümle, zekice diyaloglarla beslenir. Bu zekice sunulan diyaloglar, karakterlerin ne kadar aptal ve beceriksiz olduklarına yöneliktir. Bu zenginliği artırmak amacıyla bazen popüler filmlerin klişeleri abartılı olarak ele alınır. Filmlerin üretildikleri dönemin popüler kültür öğelerine dair referanslar fazladır. Absürtlüğü artırmak için beklenmeyen yerlerde cameo kullanımına rastlanır. Perdede gözümüzün önündekinden ziyade arka planda yer alanlar da çeşitli espriler ve mesajlar içerebilir. Bir gazete manşeti ya da bir reklam panosu… Görünen her detay, bir saçmalığın ve absürtlüğün yansıması olarak kadrajın içinde yer alabilir. Zaman zaman bu ekibin yaklaşımı İngiliz sinemasının önemli komedi grubu Monthy Python ile kıyaslanır. Holy Grail, Life of Brian gibi önemli filmlerin arasında tarz olarak farklılıklar bulunsa da, ZAZ ekibi kimilerince İngiliz ekibin Amerikan versiyonu olarak görülür. Türün başlıca filmleri arasında Airplane (1980), Top Secret! (1984), The Naked Gun serisi (1988-1994), Hot Shots! (1991) ve David Zucker‘ın üçüncü filmle dahil olduğu Scary Movie serisi örnek verilebilir.

Serinin Yeniden Doğuşu
The Naked Gun serisine 31 yıl gibi uzun bir aradan kavuşmak, türe ve seriye dair birtakım izlere sahip olanlar için hiç kuşkusuz oldukça keyifli. Ancak bu uzun sürecin içerisinde serinin dördüncü filminin yapılması için yaşanılan denemelere kısaca bakmakta fayda var. 16 yıl öncesine baktığımızda, 2009 yılında Alan Spencer’ın yazdığı serinin ana kahramanı Leslie Nielsen’in genç bir çaylağı eğiterek başrolünde yer alacağı dördüncü film için her şey hazırdı. Ancak bütçe problemleri filme engel oldu. Kıymetli aktör Leslie Nielsen, 2010 yılının kasım ayında vefat etti. 2013’ün aralık ayında Paramount, Naked Gun serisinin Ed Helms’in başrolünde olacağı bir remakein eşiğinde olduğunu duyurdu. Proje, 2013-2017 yılları arasında serinin üreticilerinden olan David Zucker’ın da devraldığı şekillerde birçok kez el değiştirdi ve nihayetinde iptal oldu.
2021 yılında ise yazar, yapımcı ve seslendirmen Seth Macfarlane filmin yapımcılarından birisi oldu, Liam Neeson ise başrol seçildi. Schaffer, bir söyleşisinde Neeson’u seçmelerinin ardında, onun inanılmaz komik olabileceğini fark ettikleri 2011 yapımı BBC mockumentary dizisi Life’s Too Short’dan bir sahne olduğunu söylüyor. Yazar ekibinin de belirlenmesiyle The Naked Gun için bu kez her şey tam olarak yolunda gitti ve çekimler başladı. Akiva Schaffer, serinin yeni filmine yönelik hayranların beklentisi için ise şu sözleri söylüyor;
“Bu filmlerin mirasını silmiyoruz, anlattıkları hikayeleri değiştirmiyoruz. Halen hatırladığınız kadar mükemmeller. Yeni bir şey yapmak istedim, ama orijinaline saygı duyan bir şekilde. “
Komedinin Geri Dönüşü
The Naked Gun, daha önce fragmanında tanık olduğumuz bir soygun sahnesiyle açılıyor. Tipik bir soygun sahnesinin parodisi olarak küçük bir kız bankaya giriyor ve maskesinin altından çıkan Frank Drebin Jr. tüm suçluları enseliyor. Schaffer, The Naked Gun‘un nostaljik atmosferine bizi fazlasıyla taşıyor. Yalnızca daha önceden çıkmış filmlerin tekrarlarıyla ulaşılabilen ZAZ komedisi, türe modern şekilde sinemada tanıklık etmek isteyen ve seven herkes için harika bir deneyim vadediyor. Film, sadece tür açısından değil, sinemanın komedi ile bir süredir azalan birlikteliği açısından da önemli bir konumda yer alıyor. Tekrarlanan kahve esprileri, Beth ve Frank’in bir kardan adamla yaşadıkları montaj sekans, iç içe geçen hastane sahnesi, Rear Window‘u andıran bir açıdan tanık olduğumuz termal dürbün sekansı, Frank’in kelime oyunları gibi öne çıkan birçok sahne var.
ZAZ komedisini açıklarken bahsettiğim çoğu unsura film içerisinde rastlıyoruz. Cameo kullanımı, slapstick mizah, dördüncü duvarın yıkılması, arka planda gazetelere ve panolara sinerek devam eden mizah, kelime oyunları ve karakterlerin beceriksizliğinin sürekli vurgulanması filmin öne çıkan öğelerinden. Elektrikli araç kullanımı iğnelemeleri, kötü karakterin Elon Musk benzeri tasviri ve üzerimize boca edilen reklamlara yönelik espriler de günümüze dair referanslar olarak yer alıyor. Bir diğer başka tercih ise temponun sürekli yüksek tutulma isteği oluyor. Schaffer, kısa süreye sahip filmin temposunu büyük ölçüde koruyor. Liam Neeson donuk yüzü ve Leslie Nielsen ile uyumlu fiziksel oyunculuğu ile harika bir seçim gibi gözüküyor. Nielsen‘in türün neredeyse yaratıcılarından olan yeri herkesten farklı bir konumda olmasına rağmen, usta oyuncu Liam Neeson film boyunca sırıtmıyor.

İçerik Tercihleri
The Naked Gun ile ZAZ komedisine dair birçok unsur, filmin içerisinde fazlasıyla yer alıyor. Schaffer ve ekibinin mizah üzerine yıllardır edindikleri deneyimler, türe sadık kalma ve yaratıcı olarak genişletmeye yönelik isteklerini fazlasıyla hissettiriyor. Geçmişte kullanılan birçok espri, çoğu zaman farklı şekilde yeniden uyarlanıyor. Bu durum bile fikirlerin üzerine ne kadar düşünüldüğünün bir göstergesi. The Naked Gun‘ın yeni filmi, bariz bir ZAZ komedisi. Basit bir dille bu klasmana uyuyor ve türün gereksinimleri için bu durum aslında fazlasıyla yeterli. Ancak aradan geçen 31 yılın içerisindeki değişimlerden ve ekibin türün yanına eklediği unsurlardan bahsetmekte fayda var.
Türün önceki geçmiş yapımlarının aksine, filmin ilk saniyesinden itibaren çoğu esprilerin biraz fazla düşünüldüğü ve kontrollü geliştiği izlenimine kapılıyoruz. ZAZ komedileri, her ne kadar zekice diyaloglarla oluşuyor olsa da, aslında bir diğer özelliği bu absürtlüklerin bir o kadar rahat ve doğrudan yapılıyor olması. Bazen birtakım esprilerin sekans içerisine ne kadar zorlama şekilde konulduğunu anlarız ve bu yüzden espriyi yeterince komik bulmayız. Bu durum, sürekli espri odaklı bir anlatı içerisinde oldukça normal bir durumdur. Ancak bu tutumlarda bile genellikle fikirlerin üzerine fazla düşünüldüğünü ya da kontrolcü bir bakışla tasarlandığı izlenimine kapılmayız. Elbette farklı bir dünyanın ve gerekliliklerin içerisinde yaşıyoruz. Dünya her geçen gün değişiyor ve bazı anlayışların değişmesi oldukça normal. Doğru olan da bu. Fakat değişimin, türün inceliklerine hakim kişiler için göze çarpan bir husus olabilme ihtimali mümkün.
Bir diğer tercih ise ZAZ komedilerinin genel klasmanının aksine espri sıklığının biraz düşmüş olması. The Naked Gun ile ilk kez bu türe ait bir şey izleyen birisi, espri sayısını tam tersi şekilde oldukça fazla bulacaktır. Ancak türe hakim olanlar için bu durum biraz daha aşağıda seyrediyor. Bu kontrol ve fazla tasarlanma durumuyla beraber, geleneksel anlatının ilerlediği kısımları diğer filmlere oranla daha saf ve ham bir şekilde izliyoruz. Bir ZAZ komedisinden farklı olarak “her an her şey olabilir” hissiyatına kapılmıyoruz. Schaffer ve ekibinin The Naked Gun‘a katmak istediği şey belki de bu: “daha sakin kalmak”. Bu sakinliği daha modern ve günümüze uyarlanmış bir bakış açısı olarak düşünebiliriz. Değişim ve gereksinimler, aradan geçen otuz yılı aşkın süre sonucunda kimsenin müdahale edemeyeceği tek gerçekliğin kendisi.

Liam Neeson, Pamela Anderson ve Bazı Göndermeler
Türe dair bahsettiklerimin yanında bu türün talep ettiği oyunculuğa dair de konuşmak mümkün. Komedi yapmanın zorluğu, sinema üzerindeki geleneksel söylemlerden birisidir. Özellikle dram ve aksiyon rolleriyle tanınmış oyuncuların komediye geçişi, her zaman belirli zorluklar barındırır. Liam Neeson ise bu noktada kusursuz oyunculuğunu A Million Ways to Die in the West‘den (2014) kalan hünerleriyle birlikte sergiliyor diyebiliriz. Pamela Anderson ise daha öncesinde cameo olarak ZAZ komedisi yapımlarının bir parçası olmuş bir isim. Scary Movie 3 (2003) ve Superhero Movie (2008) filmlerinde kendisine yönelik “ikonik seks sembolü” bakış açısını daha alaycı şekilde sergilemişti. Provokatif bir kara mizah olan Borat (2006) ise yine kalıplaşmış bu algıya yönelikti. Anderson‘un bu deneyimini ve The Last Showgirl ile ayrı bir katman kattığı oyunculuğunu birleştirdiğini söylemek mümkün. İkilinin enerjisi ve kimyası, filmin bütününde oldukça iyi duruyor.
Filmin içerisinde birçok gönderme yer alıyor. Frank’in Janet Jackson‘un Super Bowl’da yaşadığı olaya yönelik bitmek bilmez öfkesi, Buffy the Vampire Slayer, Sex and The City göndermeleri ve Black Eyed Peas‘in kültürel olarak önemine yönelik sözleri bunlardan bazıları. Finalde Leslie Nielsen‘in canlandırdığı Frank Drebin’in baykuş olarak geri döndüğüne yönelik bir gönderme yer alıyor. Ayrıca, Frank’in arabasıyla yol alırken ön aynadan kendine baktığı ve caz müziği eşliğinde ilerlediği Scorsese‘nin Taxi Driver‘ını anımsatan sahne de yine göze çarpıyor. Cameo olarak yer alan Dave Bautista ise türün geçmiş filmlerinden aşina olduğumuz nostaljik bir ekleme oluyor.
The Naked Gun, sinemada komedi izlemeyi özleyenlere keyifli bir deneyim vadediyor. Serinin 31 yıl gibi bir aranın ardından beyaz perdeye dönmesi, bir kavuşmadan ziyade ZAZ komedisinin sinemaya yeniden uzanmasını temsil ediyor. Kontrolün ve birtakım fikirlerin görünürlüğünün hakim olduğu sekanslar fazla göze batarken, Liam Neeson ve Pamela Anderson‘un uyumu bu kusurları nispeten örtüyor. Tıpkı dördüncü duvarın filmin sonunda yıkılmasında olduğu gibi ZAZ komedisi, geçen yılların ardından yansıdığı perdenin sınırlarını aşarak izleyiciye sirayet eden gücünü gözler önüne seriyor.
Ahmet Duvan‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.




















Yorumlar