70
YAZARIN PUANI

James Sweeney, Twinless ile çok yönlü bir işle karşımıza çıkıyor. Kendisi, filmin hem yazarı hem yönetmeni hem de başrolü olarak yer alırken, anlatının temelinde bir yas hikayesine odaklanıyor. Prömiyerini geçtiğimiz yıl Sundance Film Festivali kapsamında gerçekleştiren yapım, iki karakterin sarsıcı bir kayıp üzerinden kurdukları paylaşımlarıyla ortaklaşan dayanışmasını anlatıyor. Twinless’ın oyuncu kadrosunda James Sweeney, Dylan O’Brian, Lauren Graham, Aisling Franciosi gibi isimler bulunuyor.

70
YAZARIN PUANI

Hiç kapının pervazına doğru bakıp umutsuzca beklediniz mi birisini? Belki de artık kabullenmeniz gerekirken ilk günkü hevesle arzuladınız mı o kişiyi? Hepimiz, her gün gözlerimizden akan yaşların üzerine basıyoruz. Yaşadığımız yerkürenin üzerinde her saniye yepyeni bir gerçeğe uyanıyoruz. Vahşetler, soykırımlar, cinayetler, nefret suçları ve çeşit çeşit felaketler… Kafamızı yaşanan acı ve trajedilerden ancak binbir güçlükle kaldırabiliyoruz. En azından boynumuzun eğildiğini düşünerek kendimizi kandırıyoruz. Hissetmediğimiz kadar öfke, kurabildiğimiz empati kadar da acı çekiyoruz. İşte bu esnada sımsıkı sarılıyoruz yanımızdakilere. Bizi biz yapan, kimliğimizin parçası olan insanlar sayesinde kırpabiliyoruz gözümüzü. Bazen gün geliyor hiç beklemediğimiz bir anda kaybediyoruz o insanı, yani bizi biz yapanı. Bir güneşin sabahı beklediği gibi; görmek için uyandığımız o ışıltıyı. O gün geldiğinde yepyeni bir cehenneme uyanıyoruz. Bir kapının pervazından uzanacak yeni bir umuda bakıyoruz sessizce.

“İnsanoğlu, insanoğlunun cehennemidir.” der Ahmet Hamdi Tanpınar. Belki de en ünlü sözlerinden birisidir. Bir kaybın ardından insan bazen göz kapaklarını ardına kadar açar. Akan yaşlarda boğulmamak için gereken şey bazen tam olarak budur: taşmasına izin vermemek. Bu gerçekliği kirpiklerinin sayısı kadar kabul etmek. O kişiye dair ne varsa her birinin inceliğinde ıslatmak. Zira gözlerimizi kapattığımızda düşlediklerimiz, artık göremeyeceklerimizdir. Gidenin ardından ağlamak hiçbir şeyi dindirmez. Çünkü insanın gözlerini kaybettiğini sandığı ilk gündür o. Göğsünde duran kalbinin yokluğuyla senden uzakta geçirdiği gecelere uyanırsın. Bir saati ayrı geçirmediğin o kişi olmadan yaşamayı kabul ettiğini sanırsın. Yaşadığınız eve dönersin. Ondan kalan bir eşyayla son kez bakışırsın. Öfkelenirsin belki. Aklına gelen her şeye ve evrene. Henüz dakikalar önce gördüğün kişinin artık yanında olmadığını fark edersin yeniden. Evde oluşan sessizliği duyarsın. Tüm bunlar her bir ihtimalinin sıraya sığmadığı bu belirsiz dünya için fazla açıklayıcı bir son sanki. İnsan, en yakınını kaybettikten sonra nasıl dönebilir ki hayata? Twinless, hissedilen bu duyguların bir potpurisi. Bir kaybın gölgesinde derman bulmanın histerisi. Fakat anlatının geneline değinecek olursak bundan daha farklı, karmaşık bir durumla karşı karşıyayız.

Twinless Film İncelemesi Arakat Mag 2025 James Sweeney Dylan O’Brien Lauren Graham Arkira Chantaratananond

Yokluğu Sarmalamaya Çalışmak 

James Sweeney, Roman ve Dennis üzerinden bir kaybın anlatısına odaklanıyor. Melankolik kara mizahını zekice yazılmış metniyle süslüyor. İkiz kardeşi Rocky’i trafik kazasında kaybeden Roman, benzer travmayı yaşayanların katıldığı bir grup terapisi esnasında Dennis ile tanışıyor. İkilinin birbirlerine olan yaklaşımları, yas süreçleri açısından önemli bir rol oynuyor. Yaşanan acı kaybın üzerine kaybettiklerini çevrelerinde arıyorlar. Yok olan paylaşımın sınayıcı boşluğunu birbirinin yaralarında kabuklanan duygularla sarmaya çalışıyorlar. Yakın buldukları düşünceleri üzerinden telkin ediyorlar kendilerini. İkisi defalarca biriyle olmaya bağımlı olduklarını, başka bir insanla bağ kurmakta zorlandıklarını dile getiriyorlar.

Paylaşımda bulunmayı birer iletişim dili olarak kanıksamış iki insanın tanışmasını izliyoruz. Dolayısıyla, aralarında oluşan bu bağ birtakım duyguları yeniden hissetmelerine olanak sağlıyor. Tüm dünyanın kaybedilen kişiyi hatırlattığı bir evrende, zihnin bulamadığı çözümler başka bir insanın kaybedilen insana olan benzerliğinde aranıyor. İnsan zihni, yasın karmaşık somutluğuyla baş etmekte zorlanıyor. Kimi zaman kendini suçlayarak ve tüm sorunu kendine indirgeyerek çare bulmak istiyor. Genellikle kabullenmenin aşaması olan bu suçlamanın bu hikayedeki gerçekliğine yönelik soru işaretleri, belki de sadece Twinless için biraz daha farklı bir konumda.

Sweeney, anlatısını katmanlı bir şekilde, harika bir dil ile kuruyor. İyi işleyen yönetmenliğini zekice yazılmış bir metinle üst seviyeye çıkarıyor. Karakterlerin duygularını çok iyi yansıtırken, kurgusuyla bunun ölçüsünü bütünleştiriyor. Anlatının genelinde iki tarafın motivasyonel konumu ile arzuları; mizahi ve dramatik denkliğinin içerisinde netleşiyor. Sweeney, tüm alışılmış anlatı duvarlarının mesafesini kırarak görünür kılmayı düşlüyor. İzleyiciyle mesafeyi olabildiğince kapatan oldukça samimi bir dil benimsiyor. Gündelik dilin kapsayıcı ve benimseyici metinsel derinliğini içeren bir hikâye anlatıcılığı izliyoruz. Metin, içerisinde rahatsız edici tavırlar ve absürt ögeler barındırsa da, gerçekliğin kırılmadığı bir düzeyi korumayı başarıyor. Aslında, nereye gittiğimizden çok nerede ve neden durduğumuzu bildiğimiz bir anlatım söz konusu. Zira, karakterlerin paylaşımları hem hikâye hem de görsel anlatıyla belirli bir kesişim içerisinde. Duyguların, hayallerin ve insani beklentilerin zıtlığı karşısında karakterlerin arasında oluşan etkileyici çekimi izliyoruz.

Twinless Film İncelemesi Arakat Mag 2025 James Sweeney Dylan O’Brien Lauren Graham Arkira Chantaratananond

Bastırılan Benzer Eksik Parça

Sadece gözyaşlarıyla yansıyan yasa mı inanır insan? Bir kişinin içinde yaşadığı yoğun yas durumu eğer dışa vurulmuyorsa önemli değil midir? Onu yargılamak mıdır en kolayı? Oysaki en güçlü fırtınalar, bazen insanın içinde sessizce kopar. Fakat insanlar ne yazık ki gördüklerine inanır çoğu zaman. Twinless, Roman ve Dennis açısından böyle bir denkleme gebe. Roman’ın kardeşini kaybetmesine neden olan trafik kazasının yaşanmasında Dennis ile yaşanan tartışmaları bir rol oynar. Bu kişinin doğrudan suçlanacağı bir durum değilken, Dennis trajedinin bir diğer tarafında yer alır.

Buradaki etik sorun, Dennis’in bu gerçeği söylemeden kaybettiği insana benzemesi nedeniyle Roman’a sımsıkı sarılmasıdır. Ancak iki tarafın arasında gelişen dayanışmanın boyutu o kadar görünür olur ki, bu problem sevgi ve paylaşımla anlatı genelinde saydamlaşır. Bastırılanların yaşattığı suçluluk, hissedilmediği ve bilinmediği için kavram olarak suçluluğun anlamıyla birleşir. Dennis’in yaşadığı yas halini dışa vurma şekli, her ne olursa olsun biraz sorunlu bir tercih. Çünkü kazanın öncesinde gelip bağıran, “manyağın teki” olarak nitelendirilen kişidir kendisi. Roman ise abisinin vefatında etken olan birisiyle haberi olmadan duygusal bir paylaşım yaşar.

İkilinin yaklaşımları ve dışa vurumlarına değinmeye devam etmekte fayda var. Zira, bir taraf duygularını fazlasıyla açıkça dile dökerken, diğer taraf hikayenin her noktasında kendisininkileri bastırmanın tarafında. Roman dayanışmayı dürüst bir yerden kurarken Dennis ise sadece “bastırdıklarının” doğurduğu başka bir “bastırma rutini” içerisinde. Tıpkı bu kelimeyi bir cümlede iki defa kullanırken olduğu gibi, Dennis için bu iki insan birbirinin tıpatıp aynısı olan kişiler. En azından düşünmek istediği şey bu. Dolayısıyla, duygularıyla baş ederken halının altına süpürür gibi davranan bir insan için bu durum daha kritik hale geliyor. Bu durum, onun yasla baş etme sürecinde toprağın altına defedecekleri için daha büyük bir çukuru kazması anlamına geliyor. İnsan, her şeyi her zaman kontrol etmeyi düşlüyor. Kontrolün imkansız olduğu kayıplar dolayısıyla hayata yeniden adapte olmaya çalışıyor. Tutunabilmek için kontrol edemediği o büyük güce teslim olmayı öğrenmek zorunda kalıyor. Twinless, karakter dinamiklerini bu karmaşık duygusal eğilimler ile harmanlıyor.

Twinless Film İncelemesi Arakat Mag 2025 James Sweeney Dylan O’Brien Lauren Graham Arkira Chantaratananond

Kontrol Arzusunun Oynadığı Oyunlar

Twinless, içerisinde yaşam simülasyonu video oyunu olan The Sims‘e yönelik bolca referans içeriyor. Bu oyunda, kısaca kendi isteğinize göre karakterler yaratıp yaşamlarına dilediğiniz gibi hükmediyorsunuz. Roman’ın bu video oyununu oynarken abisini dijital olarak yarattığını ve onu oyunda yeniden kaybettiğini görüyoruz. Üstelik karakter, bir noktada oyunun oldukça zor olduğunu da belirtiyor. Aslında kara mizahla süslenen bu analoji, karakterlerin hayatı kontrol altına alma arzusunu dillendirildiği temsili bir kullanım. Bir türlü kabullenilmeyen kontrol arzusunun yaşadığı bir başka çuvallama aslında.

James Sweeney, bu kullanımı bir partide Roman ve Dennis’in kafalarına “plumbom” denilen elmasa benzeyen işaretin tacını takmalarıyla yeniden gösteriyor. Zira, yönetmen partiyi adeta bir video oyununa dönüştürüyor. Ekranı ikiye bölerek farklı perspektiflerin davranışlarını gözlemlememizi istiyor. Bu manevra, anlatının geldiği konum dolayısıyla daha da önem kazanıyor. Çünkü bu sekansta insanın ilgi duyduğu bir kişiyle veya tam tersi bir durumla baş başa kaldığında gösterdiği reaksiyonun doğal bir yansıması resmediliyor. Yaşanan dörtlü aşk zinciri, hikayede belirli kırılmaları keskinleştirirken filmin tematik kullanımını da bu vesileyle besliyor. Filmin etkileyici mekan kullanımı da oldukça göz alıcı. Ara sıra mor ve pembe renklerinin serpiştirildiği görsel kompozisyonlar, bizi yaklaşan katarsise doğru sürüklüyor. Yalnızlığı vurgulayan gölgeli manzaralar ve kamera kullanımı filmin duygusuyla uyumlu, nefis bir stilize dil oluşturuyor.

Twinless‘ın bir diğer incelikli tarafı ise karakterlerin derinliğini sekanslarının genelinde aynı tutarlılıkta korumayı başarıyor olması. Günümüzde yaşanan bir olayın ardından değişkenliği sürekli farklılaşan karakter motivasyonlarına saplanan onlarca film izliyoruz. Twinless ise bunun ötesinde konumlanmayı başarıyor. Karakterlerin kişiliklerini bize zamanla bir nevi öğreterek onları içselleştirmemizi sağlıyor. İmkansızlıkları, ukdeleri ve hayatın her yanına sinmiş özlemi, anlatının tamamında aynı konsantrasyonda sindirmeyi başarıyor. Nispeten anlatının tekdüzeleştiği son sekanslarda bile Roman’ın sevgilisinden ayrı kalamadığını gözlemliyoruz. Puzzle yaparken onunla olmak istiyor. Ayrıca sevgilisinin arkadaşlarıyla yapacağı plana dahil olmaya çalışıyor. Filmin girişinde izlediğimiz, paylaşımda bulunmayı hayatının önemli bir parçası haline getirmiş bir karakterdi. Üstelik bu kişi, en büyük paydaşı olan kardeşini kaybediyordu. Sona yaklaşırken bile sırtını duyguların sahici karşılığına yaslayan bir yapım izlemek, anlatının katmanını ve gücünü büyütmesinde bir etken. Hiç kuşkusuz Dylan O’Brian ise filmin bütününde inanılmaz bir performans sergiliyor. Oynadığı iki karakterin istediği tüm enerjiyi muazzam bir biçimde yansıtıyor.

Film İncelemesi Arakat Mag 2025 James Sweeney Dylan O’Brien Lauren Graham Arkira Chantaratananond

Çözümlemenin Sıradan Tek Yönlülüğü 

Twinless, anlatısı içerisinde barındırdığı tüm zekice kullanımları Roman’ın Marcie ile olan ilişkisinin ardından zamanla tüketmeye başlıyor. Bu durum, perde arkasındaki gerçeğin ortaya çıktığı kısımda daha da arşa çıkıyor. Öncelikle filmin en güçlü kimyası ve gücü olan Roman ile Dennis’in ilişkisinden biraz uzaklaşılması olağan bir düşüş anı. Ancak burada düşüşü büyüten unsur, karakterin tek yönlü biçimde yalnızca Dennis’in izlediği ve kıskandığı gösterimlerle dillendirilmesi. Anlatının iki karakter üzerinden barındırdığı duygular ve sorular, bu eksiklikle beraber oldukça dar ve tek taraflı bir perspektife sıkışıyor. Metin, yarattığı önceki soru işaretlerinden faydalanıp onları tüketmekle yetinirken yanına yenilerini ekleyemiyor. İlk yarıda muazzam bir biçimde kurduğu dinamiklerinden faydalanıyor yalnızca. Zamanla diyalog yazımının da tek yönlülüğüne tanıklık ediyoruz. Filmin insanlığın yaşama yönelik sorgulamalarını içtenlikle yansıttığı tonu bir noktadan sonra şekil değiştiriyor. Bu sorundan diyalog kurulumları da nasibini alıyor. Böylesi zamanla oluşan ve iki karakterin içten paylaşımlarıyla bir dağa tırmanır gibi adımlayan anlatı, bu zirveden gerek sahne kurgusu gerek diyalog yazımı gerekse karakter davranışları açısından yuvarlanmaya başlıyor.

Yavaşça kurulan çoğu şey, beklenmedik derecede hızlı bir sona sürükleniyor. Bazı noktalarda belirginleşen öfkeden başka bir duygu gerçekçi gözükmüyor. Marcie ve Roman’ın ilişkisi hayata devam etmenin bir sembolü olsa da, ikili kendilerine ayrılan süre bazında anlatıyı yükseltecek belirgin bir etkileyicilik içermiyor. Beklenen itirafın yaşanacağı kısım ise anlatının genelinden farklılaştığı, barındırdığı duyguları kapsamadan iyi kurgulanmamış unsurlardan biri. Bu çözüm aşaması için direkt bir yüzleşme sekansı ayarlanıyor. Filmin özgün çatışmaları içeren dili burada biraz kolaya kaçıyor. Anlatı, tıpkı Dennis’in patlamaya hazır bir mayına dönüşmüş olması gibi sabırsız bir şekilde infilak etmek istiyor sanki. Bu kısımda filmin gerçekçilikle harmanladığı doğallığı da biraz kayboluyor. Görünmeyen manevralar, görünür ve tahmin edilebilir kalıyor. Düşünülen dramatik planlar, tıpkı bir kuklayı kontrol eden ipler gibi belirginleşiyor. Finalde Roman ve Dennis’in bir kafede buluşuyor olması ise akıllara Alfonso Cuarón‘un kült eseri Y Tu Mamá También‘in (2001) kapanış sahnesini getiriyor.

Twinless, kurulum aşamasındaki yetkinliğini çözüm aşamasındaki tercihleriyle biraz zedelese de, denedikleri ve yarattıklarıyla insanın kalbine dokunmayı başarıyor. Bizi en sahici duygularla kaybettiklerimizin bıraktığı boşlukların arasından kucaklıyor. Yaşadığımız hayatın cevabı olmayan sorularına karşı geliştirdiğimiz alışkanlıkları sorgularken, yanıtları direkt bireyin benliğine yönlendiriyor. Bizlere de Marcie’nin şu sözlerine tutunmak kalıyor: “Cehennemin içerisinden geçeceksen yürümeye devam edeceksin.” Çünkü iyileşmemizin başka bir yolu yok.


Ahmet Duvan‘ın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Pillion: Deriden Ceket, Taştan Kalp

Dust Bunny: Türler Arasında Tekinsiz Bir Masal

Ahmet Duvan
Psikoloji bölümü öğrencisi. Sinema üzerine blog yazarı. Film eleştirmeni.

Dracula: A Love Tale: Aşkın Trajik Laneti

önceki yazı

Bridgerton 4. Sezon 1. Kısım: Masalın Bittiği Yer

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir