
Dune: Awakening (PC)
Dune: Awakening, Arrakis’in kalbinde geçen yeni MMORPG deneyimiyle Dune evrenini bambaşka bir açıdan keşfetmeye davet ediyor.
Dune benim her anlamda çok sevdiğim bir seri. Evren ile ilgili neredeyse tüm içerikleri tüketmeye çalışıp, Dune ile ilgili her şeye olabildiğince hakim olmaya çalışırım. Anlatının felsefi, ekolojik, dini ve politik temelleri oldukça sağlam ve içine çeken türden. Bu yüzden Dune ile ilgili bir oyun yapıldığını duyunca heyecanlanmıştım. İlk tanıtım fragmanı yayınlandığında son saniyesindeki MMORPG yazısına kadar heyecanım oldukça yüksekti fakat onu görünce biraz hayal kırıklığı yaşamıştım. Çünkü o ana kadar açık dünya bir Dune oyunu olacağını düşünmüştüm. Yine de konu çok sevdiğim bir evren olunca ufak da olsa bir umut tuttum içimde. Oyunu daha önce Conan Exiles oyununu geliştiren Funcom geliştirdi. Bu anlamda MMORPG türüne yabancı olmayan bir şirketin elinden çıkan Dune: Awakening, bakalım hem evrenin fanlarının hem de MMORPG fanlarının beklentilerini karşılayabilmiş mi?

Paul’un Olmadığı Bir Dune Evreni
Bildiğiniz gibi özellikle Dune‘un ilk 2 kitabı Paul’un mehdilik yolculuğunu işliyor. Oyunun son tanıtım fragmanlarına kadar bunu oyunda nasıl işleyeceklerini merak ediyordum. Bunu da son zamanlarda oldukça popüler olan paralel evren durumu ile çözmüşler. Oyunun geçtiği evrende Lady Jessica, doğurması gereken kız çocuğunu doğuruyor ve Paul evrende hiç var olmuyor. Biz ise Arrakis’e gelen bir yabancıyız ve bu noktada karakterimizi ve onun geçmişini oluşturuyoruz. İlk amacımız ise kaybolan Fremenler’i bulmak.
Bu şekilde bir paralel evren kararı alarak aslında hikayesel eleştirilerden kaçmış oluyorlar. Tabii ki genel hatlarıyla evren aynı ama tutarlı ya da tutarsız diye eleştireceğimiz karakterler burada yoklar. Yaralı bir şekilde bir mağarada uyanan karakterimiz, sonrasında Arrakis’in zorlu şartlarına adım atıyor. Oyun ilk anından aslında zorlu şartları ve kavurucu çöl havasını hissettirmeyi başarıyor. Ki Dune: Awakening‘in bana göre yaptığı en iyi şey, yarattığı atmosfer.

Atmosferin Etkileyiciliği Oyuncuyu Büyülüyor
Dune sadece anlattığı konularla öne çıkmamalı bana göre. Arrakis’in o zorlu şartlarını oyuncuya veya izleyiciye iyi bir şekilde geçirebilmek de önemli. Villeneuve bunu filmlerinde çok başarılı bir şekilde yapmıştı. Dune: Awakening için de aynısını söyleyebilirim.
Uçsuz bucaksız bir çölde, gölgelerde bir Fremen gibi yaşayarak hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Sizleri Shai-Hulud, Coriolis Fırtınaları ve susuzluk gibi çok büyük sorunlar bekliyor. Tabi bu atmosfer şartları haricinde çeşitli düşman gruplarıyla da mücadele etmeniz gerekiyor. Dünya tasarımı olarak oldukça başarılı bir iş var karşımızda.
Dune: Awakening keşif yapıp, yeni üsler kurup çeşitli düşmanlarla savaşmak için oldukça geniş bir haritaya sahip. Oyun sizleri bu zorlu atmosfere bıraktıktan sonra uzun bir süre elinizden de tutuyor aslında. Bir noktaya kadar iyi hissettirse de bu süreç bana biraz uzun geldi. O yüzden biraz rahatsız oldum fakat bu durum bazı oyuncular için daha da iyi olabilir, tercih meselesi tamamen. Kaybolan Fremenler’i bulmaya başladığımızda ise onlar hem bizlere neler olduğuna dair bilgiler veriyor, hem de bu zorlu dünyada nasıl hayatta kalacağımıza dair yol gösteriyorlar.

Hayatta Kalmanın Zorlukları
Oyunun başlarında güneşte bile doğru düzgün yürüyemiyor karakterimiz. Uzun süre güneşte durmamak lazım. Bununla beraber su seviyemizi de sık sık kontrol etmemiz gerekiyor. Kaynak yönetimi Dune: Awakening‘te oldukça önemli. Oyun sizi bundan dolayı zorunlu olarak keşfe itiyor. İlk başlarda keyifli gelse de bir süre sonra oyuncuyu bayabiliyor.
Bunların hepsini yaptıktan sonrasında kendimize bir üs inşa ediyoruz. İnşaat oldukça keyifli ve çok fazla seçenek sunuyor. Aynı zamanda bir sürü çeşit alet de bulunuyor. Jeneratörler, su arıtma cihazları vs. Oldukça çeşitli bir eşya sistemi var. Spice yine hikayenin merkezinde yer alıyor tabi ki. Ekonomi ve güç anlamında da oldukça önemli.
Şahsen benim çok fazla MMORPG deneyimim bulunmuyor. Ancak bu tarz oyunlarda hemen gelişip, her şeye sahip olmamak, oyuncunun yavaş yavaş gelişmesi daha doğru. Çünkü MMORPG’ler uzun soluklu oyunlar ve bundan 2 ay sonra da benim bu oyuna girip tekrar oynayabiliyor olmam lazım. Dune: Awakening bana bunları hissettirebildi. Arada girip o çölün zorlu şartlarında araç sürüp, gezinmek ve kum solucanlarını görmek istiyorum.

Dövüş Mekanikleri Zayıf Kalıyor
Silahlı çatışmalar için çok bir eksiklik olduğunu söyleyemeyeceğim. Hatta çeşitlilik anlamında hissiyat olarak mükemmel olmasa da iyi olduğunu düşünüyorum. Fakat Dune: Awakening‘in yakın dövüşü ciddi derecede sıkıntılı. Animasyonlar ve hareketler çok sınırlı. Bu da aldığınız zevki azaltıyor. Daha akıcı, daha dinamik bir şey görmek isterdim özellikle yakın dövüş tarafı için.
Oyun bir MMORPG olduğu için en önemli yönlerinden birisi de insanlar ile etkileşim süreci. Özellikle birkaç arkadaşınız ile beraber oynarsanız alacağınız zevk daha da artar. Birlikte üs kurup, düşmanlar ile savaşabilirsiniz. Ayrıca yeni başlayan bir arkadaşınız varsa kaynaklarınızı onunla paylaşıp daha hızlı adapte olmasını sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda Fremenler ile ortaklık kurup buna göre düşmanlar ile mücadele edebilirsiniz.
Müzikler ve sesler oyunun atmosferini besleyici şekilde yapılmışlar. Özellikle bazılarında Hans Zimmer’ın Dune filmleri için bestelediği müziklerin esintileri hissediliyor. Açıp dinleyeceğiniz türden müzikler değil belki ama oyunu oynarken sizi oyun dünyasında hissettirmekte başarılı.
Oyun görsel açıdan oldukça tatmin edici. Işıklandırmalar ve çevre göz alıcı. Ben PC’de herhangi bir performans sorunu yaşamadım. Sadece MMORPG oyunlarında sık yaşanan, sunucuya bağlanamama ya da geç girme durumları yaşanıyor ama bunlar da normal tabi. Sinematikler oldukça kaliteli ve güzel görünüyorlar. Ben hepsini ilgiyle takip ettim. Karakter modellemeleri de güzel olunca sıkılmadan diyalogları izleyebiliyorsunuz.
Sonuç
Dune: Awakening sizleri Dune evreninde daha önce deneyimlenmemiş bir hikaye yolculuğuna çıkarıyor. Yukarıda bahsettiğim ufak detaylar hariç benim takıldığım çok sıkıntısı olmadı. Atmosferin güzelliği, merak uyandırıcı hikayesi ile MMORPG severlerin en azından şans vermesi gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Zaten bu evreni seviyor ve benim gibi her içeriğini tüketmek istiyorsanız, her türlü oynamak isteyeceksinizdir. Ancak beklentiniz aksiyon tarafı güçlü bir MMORPG deneyimi ise Dune: Awakening sizleri biraz üzer. İyisiyle kötüsüyle Dune: Awakening, korktuğum gibi çıkmayarak beklentilerimin üzerinde bir oyun oldu.
Poyraz Akyol‘un diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.




















Yorumlar