2024 yılının popüler işlerinden biri olan Wicked, yaklaşık bir yıllık aranın ardından Wicked: For Good adlı devam filmi ile geri dönüyor. Cynthia Erivo ve Ariana Grande‘nin rollerini yinelediği yapım, ülkemizde 21 Kasım’da vizyona girecek. 
Kaldığımız Yerden
Geçtiğimiz yıl vizyona giren ilk film, gerek gişede gerek izleyici tarafında gerekse eleştirmenler nezdinde oldukça pozitif bir karşılık bulmuştu. Hatta öyle ki, bu başarısı Oscar’da 10 dalda adaylık elde etmesini sağladı. Film, bunlardan En İyi Kostüm ve En İyi Prodüksiyon Tasarımı ödüllerini kazanarak adından söz ettirdi. Genel olarak çoğu noktada doğru adımları atmasının yanı sıra, filmin yoğun bir pazarlama sürecinden geçtiğini de söylemek gerek. Popüler isimlerin kadroda yer alması sebebiyle hem filmin pazarlaması hem de oyuncuların magazinsel gündemleri, 2024 yılının sonunda bitmek bilmeyen bir Wicked sürecinin içinde kendimizi bulmamıza neden olmuştu.
Wicked: For Good’a dair en büyük beklentim, kuşkusuz ilk filmin masalsı havasını devam ettirmesiydi. Son yıllarda çıkan en büyük müzikal işlerden biriydi neticede. Genelde bu tarz yapımlara bütçe bulmak neredeyse imkânsızken, Wicked bu döngüyü kırıp gişede oldukça iyi bir sonuç elde etmişti. İkinci filmle birlikte bu havanın hiç bozulmadan devam ettiğini söylemek mümkün. Gerek prodüksiyon gerek kostüm tasarımı konusunda yapım, elini korkak alıştırmadan ilerliyor. İki filmin bir arada çekilmesinin de elbette bunda payı var.
Wicked: For Good, hikâyeyi bıraktığımız yerin tam olarak 12 ay sonrasında geçiyor. Geçen bir yılda Elphaba’nın Oz Dünyası’nda tamamen şeytanlaştırılarak “Kötü Cadı” unvanının yaygınlaştığını görüyoruz. Madalyonun diğer tarafında ise Glinda, tam tersi şekilde “kusursuz” bir imaj çizerek halkın sevgilisi hâline gelmiş durumda. Bu açıdan bakınca aslında bir nevi hikâyede başladığımız yere geri dönmüş oluyoruz.
Müzikal Gücünü Kaybeden Bir Devam Filmi
İkinci film ile birlikte ne yazık ki çoğu noktada gözle görülür bir düşüş olduğu fark ediliyor. Özellikle hikâye ve kurgu tarafında problemler bulunuyor. İlk filmin iyi işlediği nokta, Elphaba ve Glinda ikilisinin zıtlıklarından doğan arkadaşlıktı; ancak Wicked: For Good’da aynı formülü yeniden uygulamaya çalışsalar da, bu çoğu noktada karşılık bulmuyor. İki karakterin birlikte yer aldığı sahnelerin azalmasıyla, özellikle filmin ilk yarısında tempo sorunları ortaya çıkıyor. Hikâye tarafında da kafa karışıklıkları dikkat çekiyor; belirli bir temel üzerinde akıp giden senaryo, sınırlarını genişletince her noktaya değinmek istiyor ve bu durum filmin içinde birtakım kopukluklar oluşturuyor.
Dediğim gibi, Elphaba ve Glinda’nın birlikte olduğu sahneleri izlemek, gerek atmosfer gerekse müzikal parçalar açısından yine oldukça keyifli. Fakat işler ikilinin ayrı ayrı yer aldığı sahnelere geldiğinde, bu bölümleri benimsemekte zorlanıyorsunuz. Fiyero dışında izleyici ile yan karakterler arasında bir bağ kurulduğunu söylemek zor. Hatta Fiyero konusu bile bazı açılardan soru işaretleri barındırıyor. Ancak filmin önemli bir kısmı, bu yan karakterlerin hikâyelerine ve başlarına gelen olaylara odaklanıyor. Bu da hayal ettiğimizden daha farklı bir gidişatın ortaya çıkmasına neden oluyor.
Wicked: For Good, müzikal kısımlarda da ilk filmin oldukça gerisinde kalıyor. Aradan geçen bir yıla rağmen Wicked’da çalan besteleri duyduğumda hâlâ anımsayabiliyorum, fakat bu film için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İzleyeli yalnızca bir gün olmasına rağmen, bir şarkı dışında aklımda kalan pek bir şey yok. İkonik sahne anlamında da Wicked’daki dans sahnesine yaklaşan bir an bile bulunmuyor. Filmin bu noktaları özellikle benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu, zira filme karşı oldukça büyük beklentilerim vardı. Elbette bir müzikal sever olarak yine de filmden keyif aldım, fakat müzikal sevmeyen biriyseniz Wicked: For Good pek size göre değil.
Prodüksiyon ve Performanslar Parlıyor
Teknik açıdan baktığımızda, filmin öncülü kadar iyi bir prodüksiyona sahip olduğunu söyleyebilirim. Filmi izlerken yine gözünüzü alamadığınız pek çok nokta bulunuyor, geri gitmeyen yanlardan biri kesinlikle bu. Dediğim gibi, kostüm tarafı da oldukça bonkör bir şekilde kullanılıyor. Görsel efektler de oldukça başarılı ve hiçbir noktada yapay hissettirmiyor. Cynthia Erivo ve Ariana Grande ise ilk filmden hiçbir şey kaybetmemiş, performanslarının yine zirvede olduğunu söylemek abartı olmaz. İkilinin Oscar’da yeniden adaylık alması beni şaşırtmaz. Ancak teknik ve performans anlamında ne kadar iyi olursa olsun, bahsettiğim hikâyesel tercihler ne yazık ki filmin öncülüyle aynı seviyeye çıkmasını zorlaştırıyor.
Dorothy kısımlarının da filmin içine yerleştirilmesi, The Wizard of Oz’u başka bir gözle izlememize neden oluyor. Bu bence hiç gerek olmayan bir tercihti. Filmi bu şekilde izleyince, Dorothy ve yanındaki Aslan, Teneke Adam ve Korkuluk ekibinin hikâyelerini bir anda çöpe atmış gibi oluyorsunuz. Bu anlar, ne The Wizard of Oz’un derinliğine ne de ilk Wicked filminin dünyasına yaklaşabiliyor. Üstelik bu durum, ekibin hikâyesinin etkileyiciliğini de tamamen yok ediyor. Bunun dışında filmin belli bir bölümünü yine vermek istediği mesajlar oluşturuyor ve bu mesajlar da ilk filmle hemen hemen aynı noktada.
2024 yılında çıkan Wicked, baştan sona düşmeyen temposu ve izleyicisini sinema salonunda büyülemeyi başarmıştı. Wicked: For Good ise özellikle ilk bir saatinde düşük tempolu ve çoğu noktada gerçekten vasat. Filmin ikinci yarısı, ilk filmin seviyesine yaklaşsa da, o noktaya tam olarak ulaşamıyor; ancak ilk saate göre çok daha iyi olduğunu söylemek mümkün. Film, gelen ilk tepkiler neticesinde sinema yazarları tarafından eleştirilse de, izleyiciler tarafından oldukça beğenilmişe benziyor. Bu da özellikle içindeki popüler figürleri düşününce beklenilen bir durum.
Wicked: For Good, benim için ilk filmden sonra bir hayal kırıklığı olsa da, bütününe baktığımda fena bir devam filmi değildi. Yazıda bahsettiğim gibi, müzikal seven biriyseniz elbette gitmenizi tavsiye ederim; zira bir daha ne zaman bu kadar yüksek prodüksiyonlu bir müzikal izleyebileceğimizden emin değilim. Fakat bu türle aranız çok iyi değilse, bu film pek size göre olmayabilir.
Ali Can Bartu Sakarya‘nın tüm yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.
Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.




















Yorumlar