0

Başrollerini Daisy Edgar Jones ve bu yıl en son Hit Man filmindeki rolüyle izlediğimiz Glen Powell‘in paylaştığı Twisters, 1996’daki versiyonundan sonra hikayesine kaldığı yerden devam ediyor. Yönetmen koltuğunda seyirciyi, 6 dalda Oscar adayı olup “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülünü kazanan Minari‘nin yönetmeni Lee Isaac Chung karşılıyor.

Bu iddialı isimleri Anthony Ramos (Hamilton, 2020), Sasha Lane (American Honey, 2016), David Corenswet (Pearl, 2022) gibi isimler keyifli oyunculuklarıyla tamamlıyor. Böylece ortaya oyuncu kadrosundan fire vermeyerek seyir zevkini yükselten bir iş koyuluyor. The Revenant, Overlord filmlerinin senaristi Mark L. Smith, 1996 versiyonunun orijinal senaristleriyle kendi kalemini adeta dans ettirerek keyifli bir senaryo ortaya çıkarıyor.

1996’daki Twister filminin ne devamı ne de yeni bir versiyonu olan Twisters, geçmişi sadece esinlenmek için kullanıyor. Açıklamalara göre bu bir devam ya da yeniden başlatma filmi niteliği taşımıyor. Chung, Jan de Bont‘un yarattığı felaket ortamını temele oturtarak taze bir kanla, nostaljiyi de elden bırakmadan sunuyor. İlerleyen teknolojinin fırsatlarını da sonuna kadar kullanan yönetmen, 28 yıl aradan sonra çekilen bir versiyon nasıl olmalı sorusuna adeta bir cevap veriyor. Temeli sağlam oturtuyor, geçen yılların öğretilerini ve getirilerini cebinde tutuyor, duygusal sosu eksik etmiyor ve keyifli bir felaket filmi yaratıyor.

Twisters Film İncelemesi | Arakat Mag

Geçmişi Parçalayan Kasırga, Geleceği Kurtarabilir mi? 

Twisters, Oklahoma’da 5 kişilik genç bir ekibin, bir kasırgayı ehlileştirmek amacıyla takip etmesiyle başlıyor. Henüz ilk dakikalarında dahi tansiyonu yüksek tutarak, izleyiciyi korkunç bir fırtınanın ortasına bırakıyor ve ekibin 6. üyesi haline getiriyor. Açılış sahnesinde yaşanan trajik olayla birlikte film, esas başlangıcına kavuşuyor. Yaşadığı travmanın etkisinden uzun süre kurtulamayan Kate Cooper, Oklahoma’yı terk ediyor ve New York’ta geçmişinden uzak, güvenli bir işe giriyor. Ancak geçmişindeki o trajik günden kalan tek arkadaşı Javi, uzun zaman sonra tekrar bir macera için Kate’i ziyaret ediyor.

Son teknoloji bir kasırga takip sistemini test etmek amacıyla eski günlerine dönen Kate, burada ilginç bir ekiple tanışıyor. Eski Rodeo binicisi, ünlü kasırga kovalayıcısı Youtuber Tyler Owens ve birbirinden farklı insanlardan oluşan samimi ekibiyle… Böylece yolları kesişen bu insanlar tek bir amaç için bir araya geliyor: Oklahoma’nın birbirinden tehlikeli fırtınalarının ortasında insanları kurtarmak ve kasırgaları hakimiyetleri altına almak. Fakat bunu geçmişlerinden kalan travmaları, korkuları ve acılarıyla yüzleşerek yapabilirler. Bunun yanı sıra Kate ile Tyler arasında yeşeren tatlı bağa da adım adım şahit oluyoruz.

Filmde lodosu, kasırgaları ve fırtınaları rodeoyla özdeşleştiren Tyler, rodeo geçmişinin etkisini de sık sık yansıtıyor. Öyle ki “Rodeo ve kasırgalar… ikisi de aynı şey.” repliğiyle ikisiyle de kurduğu geçmiş ve gelecek bağını açıklıyor.

Twisters Film İncelemesi | Arakat Mag

Oz Büyücüsünden Meteorologlara

Twisters, kötü adam rolüne kasırgaların gücünü ve yıkımını koyuyor ve karşısına duygu yüklü, eğlenceli ve amaçları olan bir ekip yerleştiriyor. İlk filmde kullanılan eski tip hortum yakalayıcısı araçla çıktıkları yolda henüz ilk sahneden 1996’ya selam gönderen film, ortak şifre diliyle de bu saygı duruşuna devam ediyor. Her yere ufak ufak serpiştirilen “Oz Büyücüsü” karakterine atıfta bulunarak oluşturulan şifreler iki film arasında duygusal, tatlı bir bağ oluşturuyor.

Twisters‘ın gerçeklik ve bilimle olan bağı da filmin yegane amaçlarından biri olarak öne çıkıyor. Zira Universal, 20 Haziran’da ünlü meteorologlardan oluşan bir ekibi gerçekçi bir bakış açısıyla yapılan yorumlar elde edebilmek için erken bir Twisters ön gösterimine davet etti. Gelen yorumların olumsuz ya da yetersiz bulmaktan ziyade iyiye işaret etmesi de bu yönünü kanıtlıyor. WFAA meteoroloğu Kyle Roberts bu yöndeki fikirlerini şu cümlelerle ifade ediyor:

Çok eğlenceli. Fırtına takibinin Hollywoodlaştırılmış hali. Orijinaline geri dönüşler olsa da bir devam filmi değil. Özel efektler harika ve eğlenceli bir izleme deneyimi oluşturuyor.

Başka bir WFAA meteroloğu Mariel Ruiz ise filmin meteorolojiye olan aşkını pekiştirdiğini ve mutlaka görülmesi gereken bir iş olduğunu ifade etti.

122 dakikalık süresi boyunca ritmi inanılmaz iyi koruyan film, bir kez olsun odağınızı başka bir yere çevirmenize izin vermiyor. Aksiyonunu, heyecanını, telaşını yer yer gelen duygusal, dingin sahnelerle adeta yenisine hazırlıyor. Süresini hiç hissettirmeden, başında hissettirdiği duygusallığı finalinde de ince bir tebessüm gibi işliyor. Çıkarken mutlu ve içten içe tatmin olacaksınız. 

Şevval Sara‘nın diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Twitter, Instagram, Discord ve Letterboxd aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Fly Me to the Moon: Amerikan Rüyası Gerçek Mi?

Kinds of Kindness: Gerekli Zalimlik

Şevval Sara Kot

Fly Me to the Moon: Amerikan Rüyası Gerçek Mi?

Previous article

MaXXXine: Hak Ettiğim Hayat

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.