0

Lanetli ev filmleri epey bir meşhurdur fakat eski dönem lanetli ev filmleri genelde olayların gece belirli bir saatten sonra gerçekleştiği filmlerdi. Günümüz sineması, korku unsurlarını artık gece gündüz ayırt etmeksizin sunmaya başladı. Olayları sadece geceye sıkıştırmayınca filmlerin efektifliği artıyor, her an bir şey olabilme durumu ortaya çıkıyor. The House on Pine Street de aynı şekilde gece-gündüz ayırt etmeksizin korku unsurlarının “başarılı” bir şekilde gösterildiği bir film. Filmin yönetmenleri Aaron Keeling ve Austin Keeling’in 2. uzun metrajı olan The House on Pine Street, hikaye olarak gerçekten başarılı, korku unsurları olarak etkileyici ve oyunculuk olarak da şahane bir film. Yönetmenlerin 2. uzun metraj çalışması olan film korku sinemacısı kimliği için gayet yeterli ve başarılı bir çalışma. 2015’in de en iyileri arasında gösterebileceğim The House on Pine Street, amatör gözüken fakat amatörlüğünün verdiği gerçeklik ile etkileyici olmuş güzel bir korku filmi.

Kısaca konusuna değinelim… Jennifer ve Luke, Şikago’daki sıkıntılı yaşamlarından Jennifer’ın annesinin Pine Street üzerinde bulduğu ev sayesinde bir süreliğine kurtulmuştur. Jennifer taşındıkları yerden ne kadar hoşnut olmasa da hamilelik sebebiyle birkaç ayını yeni evde geçirmeyi kabul etmiştir. Taşınmaları ile başlayan film, Jennifer’ın evde yaşamaya başladığı olaylar ile ivme kazanıyor. Kocası Luke, iş sebebiyle evde olmadığı için Jennifer her defasında evde tek başına kalır ve her evde tek başına kalışında kapılar kendi kendine açılmaya-kapanmaya başlar, üst ya da alt katta yürüme sesleri gelir. Jennifer durumu en başta evin eski olmasına verir fakat evdeki varlığın Jennifer ile temas kurmasının ardından evin lanetli olduğuna kesinlikle karar verir. Klişe, kocası tabii ki Jennifer’a inanmaz hatta annesi ve komşular da inanmaz ama Jennifer’ın başına gelenlerin de ardı arkası kesilmez.

Klişe üzerine kurulmuş bir senaryo olsa da olayların gece gündüz ayırt etmeksizin olması etkileyici olmuş. Özellikle her yalnız kalışında başına bir şey geliyor oluşu filmi çoğu aynı tarzda filmde ayırıyor. Aynı şekilde evdeki varlığın sebep belirtmeden Jennifer ile uğraşması da gene bir farklılık. Jennifer’ı oynayan Emily Goss gerçekten güzel bir oyunculuk sergilemiş. Yan rollerin etkili olmaması, Emily’nin daha fazla ön plana çıkmasına sebep oluyor. 1990 doğumlu oyuncunun şöyle bir filmografisine baktığımızda çıkmayı bekleyen 6 kısa filminin, bir dizisinin ve 2 uzun metraj filminin olduğunu görüyoruz. Emily, bir ihtimal ileride bol bol adını duyabileceğimiz oyunculardan biri olabilir. Revaçta bir isim dersem yalan olmaz.

Yönetmenlerin çekim tekniği, ışıklandırma filmin amatör bir iş gibi durmasını sağlamış fakat bu amatörlük de filmi daha gerçekçi kılmış. Böylesine ufak bir film için efektlerin de harika olduğunu söylersem yalan olmaz. Klişe bir fikir olmasına rağmen birkaç ufak farklılık ile üstüne ekleme yapılmış ve güzel bir çalışma çıkarmışlar. Benim gibi korku unsurlarının bombardıman şeklinde verilmesi gerektiğini düşünen biri için de gayet güzel bir film. Her an her dakika bir şey olabiliyor, gündüz bir anda geceye dönüşebiliyor, ana karakterler bir anda havalanıp saha sola çarpabiliyor.

Şimdi filmin tuhaf tarafına gelelim. Çekim yapılan evin gerçekten de lanetli olduğuna inanılıyor. Ev, 1840 yılında inşaa edilmiş. Yönetmenler evi Craigslist’den buluyor. Ekip, çekim için evde yatıp kalkıyor. Ekibin anlattığına göre filmin çekimleri sırasında birçok ilginç olay yaşanmış. Başlarına bir şey gelmese de evde tuhaf sesler ve olaylar olduğunu söylüyorlar. Filmin çekimi 19 gün sürüyor. Zaten film amatör görünümünü bu 19 günlük bağımsız çalışmadan alıyor.

Sözün özü… Amatör görünümünden aldığı güç ile iyi bir iş çıkaran film, bir gece korkmak istiyorum diyenler için birebir. Özellikle evde sürekli yalnız kalanlar için etkileyici olacaktır. Klişe bir hikaye olduğuna aldanmadan izlemenizi önerebileceğim bir film The House on Pine Street. Yerinizden zıplama ve ürkme garantiniz de benden. Hem bakın, ev de gerçek!

8

Valerii Ege Deshevykh
Ukrainian Creative Director | Motion Picture Writer | Horror Freak

The Second Mother – Film Eleştirisi

Previous article

Koleksiyonluk Korku: The Conjuring 2

Next article

You may also like

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published.