80
YAZARIN PUANI

Akademi ödüllü yönetmen Asif Kapadia yeni filmi 2073 ile bizi çok uzak olmayan bir gelecek ile buluşturuyor. Demokrasinin çöktüğü, insanların yaşayacak yer bulamadığı bir gelecek burası. Filmin oyuncu kadrosunda Samantha Morton, Naomi Ackie ve Hector Hewer yer alıyor.

80
YAZARIN PUANI

2073, 37 yıl önce yaşanan bir olay sonucu dünyanın kötü bir durumda olması ile başlıyor. Toz bulutu yüzünden yerin altında yaşayan insanlar ile toz bulutunu göremeyecek kadar yukarıda yaşayan insanlar arasındaki ayrım, demokrasinin öldüğü ve diktatörlüğün hüküm sürdüğü bir Amerika’da bizi karşılıyor. Burada Ghost (Samantha Morton) bize hem geleceği hem de geçmişteki olayları anlatıyor. Şuan günümüzde yapılanların geleceğimize nasıl yansıyacağının bir ön bakışını izliyoruz.

2073 Film İncelemesi Arakat Mag Asif Kapadia Tony Grisoni Naomi Ackie Samantha Morton Hector Hewer İstanbul Film Festivali 4

Demokrasinin Adım Adım Çöküşü

2073 kurgu ve gerçeğin güzel bir sentezini ortaya koyuyor. Filmin gelecekte geçen kısımları bilim kurgu filmi gibi işlenirken, geçmişe gittiğimiz kısımlar gerçek hayatta yaşanmış olayları anlatıyor. Yönetmen Asif Kapadia dünyanın bu hale gelmesini dört konu ile anlatıyor. Demokrasinin çöküşü ve nefret iklimi, ayrımcılık ile oluşturulan nefret, yapay zeka ve sosyal medyanın bizi uyutması ve son olarak iklim. Bu dört konunun gelecekteki sonuçlarını filme güzel yedirmeyi başarıyor.

2073‘ün sevdiğim bir yanı, gelecekte gördüğümüz olaylardan bir süre sonra geçmişe gidip gelecekte yaşanacak şeylerin sebeplerini göstermesi. İlk olarak demokrasinin çöküşünü üç ülke üzerinden anlatıyor. Filipinler, Hindistan ve İngiltere’nin yöneticilerinin nasıl kendi kafasına göre karar aldıkları, kimi düşman kimi dost belirlediklerini gazeteciler eşliğinde gösteriyor. Sosyal medyada gazeteciler üstünde bir nefret yayarak onları baskı altına almaya ve onları hapse atarak susturmaya çalışıyor. Burada ülke fark etmeksizin aynı yöntemin uygulandığını görüyoruz. Hikayesini bu üç ülke üzerinden anlatıyor ama dünyanın geldiği son noktada çoğu ülkenin de bu durumda olduğuna değiniyor.

2073 Film İncelemesi Arakat Mag Asif Kapadia Tony Grisoni Naomi Ackie Samantha Morton Hector Hewer İstanbul Film Festivali

Ümitsizliğin Verdiği Hüsran

2073, bize aslında şu an yaşadığımız dünyanın da bir bilim kurgu filminden çıkmış gibi olduğunu yapay zeka ve onu kontrol edenler üzerinden anlatıyor. Bu bölümde ise üç insan üzerinden gidiyor film. Elon Musk, Jeff Bezos ve Mark Zuckerberg‘ün dünyayı nasıl manipüle ettiğini ve yöneticiler ile nasıl bir bağ kurduğunu anlatıyor. Bu kısmı filmin en vurucu kısmı çünkü yapay zekanın bu şirketler tarafından bizi manipüle etmek, tembelleştirmek için nasıl kullanıldığına güzel bir şekilde değiniliyor. Bu üç adamın ellerinde tuttukları big data ile nasıl yöneticileri kontrol ettiğini, bu sayede hiç olmadıkları kadar zenginleştiklerini görüyoruz. Bu sayede hem yöneticiler yönetmeye devam ediyor hem de bu adamlar daha da zenginleşiyor.

Bir başka konu ise ayrımcılık. Bu kısımda ise din üzerinden insanların nasıl ayrıştığı, hiçbir suçu olmayan insanların sırf ileride potansiyel tehdit oluşturuyor diye öldürülmesini işliyor. Kimin tehdit olduğunu ise yapılan algoritmalar belirliyor. Bir bilgisayar sizin hayatınızı bu kadar hızlı değiştirebiliyor. 2073 bunu ileride bir yapay zeka ayaklanması olacak diye değerlendirmiyor. Tam tersi bu iş böyle devam ederse insanları rahat rahat sokaklarda yaşayamayacağına, sizden olmayanın her insanın potansiyel bir tehdit oluşturduğunu Ghost üzerinden anlatıyor. Sadece onun geçmişini bilmedikleri için onu potansiyel tehdit olarak gösteriyorlar.

2073, yozlaşmış bir dünya gösteriyor bize. Bu dünyada halk susuyor ve sustukça yöneticiler daha fazla sapıtıyor. Filmin gelecekte geçen kısımlarında Ghost bazen yaşadığı yerden insanların kaybolduğunu ve bunun normal karşılandığını söylüyor. Hatta filmin sonlarına doğru o yakalanınca da demek sıra bana geldi diyerek tiye bile almıyor yaşananları. Bu çaresizliğin, vurdumduymazlığın hüküm sürdüğü bir dünya 2073. Zaten yönetenlerinde bundan güç kazandığını yüzümüze yüzümüze vuruyor Asif Kapadia.

2073 Film İncelemesi Arakat Mag Asif Kapadia Tony Grisoni Naomi Ackie Samantha Morton Hector Hewer İstanbul Film Festivali

Sonucu Önceden Belli

2073 son zamanlarda izlediğim en enteresan işlerden biri oldu. Belgesel desem değil, bilim kurgu desem değil, ben ne olduğuna karar veremedim açıkçası. Filmle ilgili emin olduğum şey ise, güzel kurgulanmış bir film olması. Geçmiş ve geleceğin güzel bir sentezini ortaya koymayı başarıyor.

2073, şu sözler ile bitiyor. “Umarım bunu birileri bulur. Kimse ağzını açıp da bir şey yapmadı. Benim için çok geç, ben yalnızdım ama sizin için çok geç olmayabilir.” 2073, bizim için gelecekten gelen bir uyarı. Eğer yönetenlerin her geçen gün daha da güçlenmesine izin verirsek 2073 belki çok da uzak olmayan bir gelecekte bizim başımıza gelecek.


Yiğit Kirpi‘nin diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Ecce Bombo: Umutsuz Neslin Trajikomik Sıkıntısı

Didi: Göçmenliğin Gölgesinde Sancılı Bir Büyüme

YİĞİT KİRPİ
Bilgisayar mühendisi ama aynı zamanda sinema tutkunu. Kendi çapında yazar ve fantastik edebiyat hastası. Wes Anderson ve David Fincher hayranı 😂

    The Amateur: Öldürmek İçin Zeka Yeterli Mi?

    önceki yazı

    Four Nights of a Dreamer: Düşlerle Geceye Karışanlar İçin

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir