Bu yıl Antalya’da sıcak havaların aksine yağmurlu, yıldırımlı havalar daha hakimken yine festivale büyük bir ilgi vardı. Salonlar çoğunlukla doluydu ve seyirci, hem film sırasında hem de sonrasındaki Soru & Cevap bölümünde film ekiplerini zorlamayı başardı. Bu yazının yayımlandığı sırada 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde Özcan Alper’in Erken Kış filmi, favori konumunu koruyarak en iyi eleştirileri almaktaydı. Ödül gecesinde neler olacağını hep beraber göreceğiz.

Festivalde bulunduğum süre içerisinde izlediğim filmler hakkındaki kısa yorumlarımı bu yazıda bulabilirsiniz.

Ulusal Yarışmadan Filmler


Kanto

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Ensar Altay‘ın Kanto‘su; sevgisizlik, aile değerleri ve maneviyat üzerine rutin hayata dair bilindik gözlemleri tekrarlıyor. Limitli senaryosu, ortalama performanslarla albenisi olmayan bir film olarak seyircide etki bırakmıyor.

Atmosfer kurma becerisi ise çok zayıf kalıyor. Filmin oyuncularının bir yerden sonra çok teatral performanslar sergilemesi ve bunun birlikte baş gösteren tempo sorunları, Kanto‘yu seyirci açısından zor bir deneyime dönüştürüyor. Senaryonun her noktasında karşımıza çıkan tahmin edilebilir hamleler ise filmin zenginleşmesini engelliyor.


Tavşan İmparatorluğu

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Tavşan İmparatorluğu, insan-doğa ilişkisi ve içimizdeki iyilik-kötülük ikilemi üzerine son derece başarılı bir film. Seyfettin Tokmak, kariyerinin en iyi işine imza atarak seyirciyi kendine bağlamayı başarıyor. Filmde donuk ama post-apokaliptik bir his veren Tarkovskyvari bir atmosfer yakalanmış. Görüntü yönetmenliği ise ayrıca nefis.

Genç oyuncular, filmi adeta sırtlarında taşıyor. Tanıdık isimlerden olan Sermet Yeşil, klasik rollerinden biri olmasına rağmen, ne eksik ne de abartılı bir performans sunmuş. Bu bağlamda filmin sıkıntılı noktası, finalden önceki son çıkışta yaşanan sahnenin bir sertliğe ihtiyaç duyması. Öte yandan, bu kadar negatif bir coğrafyada hayatta kalmaya çalışan karakterlerin hâlâ umut etmesinin ise yönetmenin iyimserliği olduğunu düşünüyorum. Bazı eksikliklerine rağmen Tavşan İmparatorluğu senenin en iyi yerli filmlerinden biri.


Aldığımız Nefes

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Toplumda kadının görünürlük sorunları, ülkedeki orman yangınları ve alınmayan önlemler gibi önemli konulara değinen Aldığımız Nefes, samimi oyunculukları ve başarılı görüntü yönetimiyle dikkat çekiyor. Film, ilk 30 dakikalık bölümünde tam bir sinematik deneyim yaşatırken, bir anda bireysel seçimlerin kurbanı haline gelip düşüşe geçiyor. Filmin senaryosu sıradanlaşıyor ve sefaletin öne çıktığı bir kırsal dramına dönüyor.

Final ise sanki Dogtooth referanslı bir son gibi. Şeyhmus Altun, ilk uzun metrajı için epey karanlık bir büyüme hikayesi seçmiş. Yönetmenin kardeşine ait biyografik ögelerden yararlanıldığı bilgisi, ayrıca ek not olarak düşülebilir. Söyleşi kısmında öğrendiğimiz bu tercih, filmi izlerken yaşadığımız depresif ruh halimizin bir anlamda özeti gibi!


Bağlar, Kökler ve Tutkular

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Üç karakter üzerinden mülteci sorununa temas eden Bağlar, Kökler ve Tutkular, yakın planlara girmeyerek seyircide duygu yoksunluğu yaratıyor. Mesela, ilk hikayede Ushan Çakır’ın üstlendiği yılgın gerilla karakterine karşı pek bir şey hissetmiyoruz.

Filmdeki dansçı karakteri ise hiç oturmamış. İnanılmaz derecede muhafazakar bir ailenin kızı hakkında filmin hiçbir fikri yok gibi. Üstelik karakterin okula da gitmediğini düşünürsek, ailenin endişelenmemesi bile filmdeki senaryonun ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor.

Üçüncü kısımdaki çoban hikayesi de basbayağı protest bir hikaye. Bence seyirciyi bazı anlarda resmen istismar ediyor. Bağlar, Kökler ve Tutkular eli yüzü düzgün bir sinematografi sunsa da, senaryo aynı yemeği çevirip çevirip tekrar servis etmiş. Bu sebeple de filmin pek bir orijinalliği kalmamış.


Barselo

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Barselo, eril düzenin kadınların hayatını nasıl cehenneme çevirdiğini bir suç hikayesi üzerinden suni şekilde anlatıyor. Yönetmen Erdem Yener, adeta Barda benzeri bir yola giriyor. Ama nihayetinde çok fazla tekrara düştüğünü söylemek lazım. Senaryosundaki hamleler ne kadar sert olsa da, karakterlerin kara mizaha göz kırpan itici hınzırlıkları filmin dokusuna pek uygun gelmiyor.

Öte yandan, filmdeki ansambl performansların iyi sergilendiğini söylemek zor. Bu nedenle, bazı oyuncular fazla öne çıkmış. Bunların başında Ahmet Varlı, Beyti Engin, Bora Karakul var. Kadın oyuncuların ise yer yer oldukça yapay durduklarını söylemek lazım. Rollerine tam anlamıyla girememişler. Özellikle Dolunay Soysert son derece göze batıyor.

Barselo, herkes adına izlemesi zor bir film olacaktır. Çünkü bu tür tipler var! Böyle suçluların varlığının gerçekliği ve anlatılan hikayenin maalesef gerçekleşebilecek olması, filmin en çok gerilim yaratan unsuru oluyor. Tüm eksikliklerine rağmen, Erdem Yener ilk filmiyle sınıfı geçiyor.


Sahibinden Rahmet

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Festivalin ilk gösterilen ulusal yarışma filmi olan Sahibinden Rahmet, tipik bir “toplumun açgözlülüğü portresi” sunuyor. Oyuncu kadrosu genel hatlarıyla iyi bir iş çıkarsa da, karakterlerin gelişimi sıkıntılı ivmeleniyor. Cem Yiğit Üzümoğlu‘nu bir köylü olarak görmek, fiziki açıdan inandırıcılık anlamında sorunlar yaşatsa da, film ilerledikçe oyuncunun performansı sayesinde karaktere ısınmaya başlıyorsunuz.

Üzümoğlu‘nun karakterinin ilk ve son andaki halinin -orta bölümdeki değişimlerine rağmen- benzer kalması, senaryonun çok daha incelikle çalışılması gerektiğinin ispatı. Lakin, kimi sahnelerinin akılda kalıcı olması filmin en büyük artısı olabilir. Özellikle Fransız koleksiyoncu ile olan pazarlık anı, çok ikonik bir sahneye dönüşmüş.

Öte yandan, hikayenin başı neyse onun travmatik versiyonu ile filmin sonunda karşılaşıyoruz. Senaryonun farklı katmanlara ihtiyacı olmasından dolayı, seyirci aradığını net olarak bulamıyor.


Doğudan Fragmanlar

62. Antalya Altın Portakal Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Tüm filmlere farklı yorumlar yapılsa da, herkesin ortak bir noktada birleştiği tek film Doğudan Fragmanlar oldu. Teknik anlamda karda çekim yapmanın çok zor olması açısından film, bu meziyeti babında takdiri hak ediyor. Ancak diğer tüm unsurlarda sınıfta kalan bir yapıma dönüşüyor.

Radyo tiyatrosunu andıran anlatı biçimi, kadraj tercihleri ve temposuzluğuyla festival filmlerine alışkın sinefil izleyiciler için bile bir sabır testine dönüşüyor. Biçimsel denemeleri seyirciye geçmiyor ve ulusal yarışmanın en beğenilmeyen filmi olarak akıllarda kalıyor. Çok fazla kişinin salonu terk etmesi bir gösterge midir bilinmez, ama filmin sonuna kadar kalan benim gibi sayılı insan için bu yılın en tahammül edilmez filmiydi.


Uluslararası Yarışmadan Filmler


Confidente

Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

The Guilty (2018) benzeri tek mekan ve telefon başında geçen filmlere bir yenisi daha ekleniyor. Bu sefer Ankara’dayız ve bir dönem filmiyle karşı karşıyayız. Confidente, 1999 yılında geçen olayları telefon başında harmanlamaya çalışırken, maalesef pek inandırıcı olamıyor. Bilhassa, deprem sırasında yardım merkezine dönüşen 900’lü hat çalışanının suni yer bildirimi ile kurtarmaya çalıştığı hayat olsun, bir anda patlayan derin devlet ve savcı-mafya krizi olsun seyirciye hiç geçmiyor.

Öte yandan, seslendirme sanatçılarının ses performansları sayesinde film akıcılığını kaybetmiyor. Ancak Erkan Kolçak Köstendil ve Saadet Işıl Aksoy’un mevzusu, senaryoyu tamamlayan noktalar olmaktan çıkıyor. Aksoy harika bir auraya sahip olsa da, karakteri yapay kalıyor. Bu yüzden de senaryonun hiçbir noktasında filme dahil olamıyoruz. Hele ki 1999’daki bir olay üzerinden günümüze dair eleştiri yapmaya çalışılması, açıkçası döneme pek oturmamış. Dolayısıyla, kurulan hikayeye dair kontrolsüzlük her açıdan belli oluyor.


A Poet

Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Güney Amerika ülkelerinin sömürgeci politikasının alegorisi şeklinde okuyabileceğimiz A Poet, insanın ikiyüzlülüğü ve nankörlüğü üzerine de çok sağlam bir hikaye ortaya çıkarıyor.

İticiliğine rağmen, ana karakterin film boyunca düştüğü durumlar ve toplum tarafından içine sürüklendiği sıkıntılar yer yer trajikomik, yer yer ise yüz kızartıcı olabilecek kadar manidar ve çarpıcı tasarlanmış.

Bazı yönleriyle filmdeki baba-kız ilişkisi ise Toni Erdmann‘ı fena halde hatırlatıyor. Sözün özü, harika bir “tutunamayan” öyküsü yaratılmış. Şiir gibi işleyen toplumsal bir taşlama ortaya çıkmış.


Mother’s Baby

Film Festivali Değerlendirmesi Arakat Mag 2025 A Poet Aldığımız Nefes Bağlar, Kökler ve Tutkular Barselo Confidente Doğudan Fragmanlar Kanto Mother's Baby Sahibinden Rahmet

Mother’s Baby‘de Johanna Moder’in lohusa depresyonuna dair yaptığı yorum, seyirciyi paranoyak ve sinir bozucu bir deneyime sürüklüyor. Şüphe uyandırmak için yaratılan illüzyonlar ve imgeler, Marie Leuenberger’in canlandırdığı Julie karakteriyle birleşerek başarılı bir atmosfer filminin kapılarını açıyor.

Her anında Rosemary’s Baby’den izler taşıyan film, her ne kadar kendini bir korku filmi olarak konumlandırmasa da, bariz bir şekilde korku filmi türüne sinyal çakıyor. Filmdeki bebeğin varlığı bile seyircide bir gerginlik yaratıyor. İzlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz, ama izlerseniz de sizi üzmeyecek filmlerinden biri. 


Haktan Kaan İçel’in diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, X ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

32. Adana Altın Koza Film Festivali 2. Gün | Algoritma’ya Biat Et, Promised Sky ve Dahası

Toronto Film Festivali 4. Gün | Karmadonna, Peak Everyting & The Last Viking ve Dahası

HAKTAN KAAN İÇEL
2008'den beri sinema yazarlığını sürdürüyor.

    Monster: The Ed Gein Story: Delilik ve Merhametin Kesişimi

    önceki yazı

    Kanto: Vicdan, Suçluluk ve Bir Aile Dramının Çatlakları

    sonraki yazı

    Yorumlar

    Yorumlar kapatıldı.

    Bunlar da ilginizi çekebilir