Geldik Dune: Prophecy sezon finaline. Geçen haftaya kadar bu bir final incelemesi olacaktı fakat dizinin 2. sezonu da onaylandığından dolayı artık bir sezon finali incelemesi olacak. 23 Aralık’ta BluTV’de yayınlanan bölüm ile bir süreliğine bizlere veda ediyor Dune evreni. Yeni sezonu da onaylandığından dolayı bazı gizemler çözülürken, yeni gizemler de yaratarak nokta konuldu sezona. Ama oldukça beğendiğim bir bölüm olduğunu söyleyeyim. Lafı da fazla uzatmadan bölümün spoilerlı incelemesine geçelim.

Dune: Prophecy Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag

Virüsün Kaynağı

Normalde yazdığım şekilden farklı bir şekilde başlamak istedim bu yazıya. Çünkü haftalardır beklediğimiz Desmond olayı sonunda nispeten çözülmüş durumda. Bu yüzden önce onu konuşmamız gerek. Sonunda gizemli mavi gözlerin neye ait olduğunu gördük. Yazılarımda da çok defa bahsettim hatta bir yazıda Tanrı İmparatoru derken diğer yazımda bir düşünen makine olabilir dedim. Çıkardığı robotsu sesler gereği zaten bir makine çıkması daha olasıydı ve öyle de oldu. Desmond’ı bir makinenin ameliyat ettiğini görüyoruz. Solucan kendisini yedikten sonra bir şekilde bedenine erişip (o şeklin nasıl olabileceğini ileride anlatacağım) onu ameliyat ediyorlar ve son birkaç bölümdür konuşulan virüsün, bir makine tarafından Desmond’ın içerisine yerleştirilen biyolojik bir silah olduğunu görüyoruz.

Öncelikle Desmond’ın, Shai-Hulud saldırısından nasıl kurtulduğu hala muamma. Kurtulduğu bile bilinmiyor bence. Bu da kendisinin bir Gulam olma ihtimalini hala devam ettiriyor. Gulamlar, Tleilaxular tarafından geliştirilen klon diyebileceğimiz bireylerdir. Tleilaxular, Dune evrenindeki en iyi genetik mühendislik tekniklerine sahip grup olduğundan, bu tarz deneyleri bulunmaktadır. Gulamlar ise ölmüş bireyler tarafından alınan genetik materyal sayesinde Tleilaxular’ın ellerinde yeni bir klon olarak ortaya çıkarlar. Gulamlar’ın aynı zamanda ölmüş bireyin anılarına da erişim imkanı bulunuyordu. Ayrıca ne tesadüf ki ilk gulam örneklerinde metalik renkte gözler de bulunuyordu. Sonrasında bu sorun tabii ki çözüldü.

Desmond’a bunları yapanın kim olduğunu bilmiyoruz. Pelerinli bir silüet görsek de kim olduğunu açıklamıyor bizlere. Fakat şundan eminiz Dorotea ve destekçileri Turuncu Katolik İncili’ne uyarak makinelere oldukça karşılar. Anirul’un varlığını ise Dorotea’yı desteklemeyenler biliyor sadece ki bunların birisi de Tula. Anirul, Desmond’ın özel biri olduğu fikrini Valya üzerinden Tula’ya empoze ederek, devamında Desmond’ın da oradan kopmasıyla birlikte acaba başka bir düşünen makine destekçisine hizmet etmiş olabilir mi? Bunlar 2. sezonda cevap aradığımız sorular olacak.

Dune: Prophecy Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag Travis Fimmel

Tula’nın Çaresizliği

2. bölümde gördüğümüz Suk Doktor’u tekrardan virüsü araştırmak için Wallach IX’a geliyor. Virüsü araştırmak için de Tula bu virüse maruz kalmayı kabul ediyor. Ancak doktor, Prana Bindu ismi verilen sinirlere ve kaslara hakimiyet eğitimi aldığını hatırlatarak bunu yapabileceğini söylüyor. Bene Gesseritler’in zehrin etkisini geçirme gibi hücresel düzeyde manipülasyonlar yapabildiğini biliyoruz. Ancak dizideki kardeşlik üyeleri henüz bu konuda ustalaşamamış gibi. Valya bile bölümün sonunda ne kadar zorlanıyor bunu yaparken.

Tüm bunların yaşanması Tula’yı bir çaresizliğe sürüklüyor ve tek çözümün Desmond’ın yanına gitmesi olduğunu düşünüyor. Tabi Desmond’ın yanına gitmek hem de apar topar bir şekilde kardeşliğin başını boş bırakmak ve orada birazdan yaşanacak olayların hiçbirinden haberdar olamamak demek. Oğluna kavuştuğunda ise, Valya üzerinde voice bile kullanıp onu durdurabilecek bir hale geliyor Tula. Tula hala oğlunu kurtarabileceğini düşünüyor fakat Desmond, her ne kadar annesini görünce duygusallaşsa da ona normal olarak henüz güvenemiyor. Bu yüzden de annesini tutuklatıyor.

Dune: Prophecy Sezon Finali İncelemesi Arakat Mag

Kardeşlikte Çatlaklar

Dorotea ile ilgili düşündüğüm şeylerin doğru çıkması sevindirdi beni. En azından havada bırakmayıp altını güzel bir şekilde doldurdular bu bölümde. İkinci sezonda da burası üzerinden bayağı bir olay dönecek gibi zaten. Dorotea’nın destekçilerine ne olduğunu da görüyoruz flashback sahnesi ile. Ki bu asla beklediğim bir şey değildi. Valya’nın ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seren bir sahneydi. Avila hariç herkesi öldüren Valya ve destekçileri, Bene Gesseritler üzerinde mutlak hakimiyetini o anda ilan ediyorlar.

Valya ve Tula kardeşlik üzerinde tekrardan nasıl hakimiyet kurabilecek büyük bir soru işareti. Ancak Bene Gesseritler’in dizide “Abomination” olarak söyledikleri, hilkat garibelerine karşı bakışları çok katıdır. Öyle ki Alia Atreides için bile ileride sıkıntı olacaktır bu bakışları. Bu terimi zihnen ve ruhsal olarak yozlaşmış bireyler için kullanırlar. Lila şu anda bu terime uyan birisi. Fakat kardeşliğin ona karşı henüz bir tutumunu görmedik. Belki de Valya ve Tula ileride Lila’nın bu durumu üzerinden kardeşlik üzerinde tekrar hakimiyet kurmaya çalışacak olabilir.

Tula’nın Wallach IX’dan ayrılması ile birlikte, Lila (Dorotea), destekçilerinin ölü bedenlerini herkese gösteriyor ve hemen ardından gidip Anirul’u kırıyor. Tekrardan düşünen makinelere karşı olduğunu vurgulayan bir sahne görmemiz bence önemliydi.

Valya’nın Büyük Planı

Ynez’in Keiran’ı kurtarmaya çalışırken tutuklanması Valya’yı oldukça korkutur. Çünkü bütün bu genetik çalışmalar, iktidarların ve imparatorların ayarlanması hepsi Ynez’in, yani bir Bene Gesserit’in tahta oturabilmesi için. Flashback sahnesinde her şeyin yıllar öncesinden planlandığını görmek oldukça hoştu. Javicco’nun artık tamamen kontrolü kaybettiğini düşünen Valya, onu ortadan kaldırıp bir yandan da Ynez’i kaçırmak için planlara başlar. Valya kasti olarak tutuklanıp, o sırada Ynez’i Theodosia ile beraber kurtarmayı planlar. Bunu yapabilmek için de Francesca’nın imparatorun kanına girmesi gerekmektedir. Fakat Francesca aşkını kardeşliğin önüne koyar. Bu da onun sonu olur zaten.

Javicco’nun sezon boyunca yaptığı salaklıklardan ve ne kadar aciz olduğundan hep bahsettim. Ancak bu bölümde yaşanan olay acizliğin zirve noktasıydı. Senin tahtına gelip Valya oturuyor ve o kadar çaresiz durumdasın ki, kadını orada tutuklatamıyorsun bile. Direkt senin yardımına muhtaç bir şekilde sadece sana bakıyor. Zaten Natalya da bundan şikayetçi olduğundan dolayı Desmond’ı kendi yanına çekip Javicco’dan uzaklaştırdı. Valya, Javicco’ya ne kadar zayıf, aciz ve salak biri olduğunu örnekler üzerinden anlatır ve en sonunda kendisini tutuklatır.

Valya’nın Francesca’nın imparatora duyduğu sevgiyi anlamayacak kadar salak olduğunu da düşünmüyorum. Gom Jabbar’ı Francesca’ya verip öldürmesini istedi fakat aslında kendisi imparatoru içeriden yok ederek aslında her şeyi istediği gibi yürütmüş olabilir. Çünkü bölüm içerisinde Francesca’nın gözlerine bile bakınca bunu yapamayacağı çok bariz belli oluyordu. İmparatorluğa gelince de; Constantine, Arrais filosunun başına geçirildiğinden dolayı şu anda oyun dışı kalıyor. Ynez de Valya ile kaçtığından dolayı başa geçemez. Muhtemelen bir Cersei Lannister durumu olacak ve Natalya başa geçecek.

Kaçış Planı

Theodosia, Ynez’in yerine geçerek prensesin geçmesini sağlar. Aynı zamanda Desmond ile mücadele ederek onlara vakit de kazandırır. Valya ise Desmond’ın geldiğini fark edince Keiran ve Ynez’e limandaki gemiye gitmelerini söyler. Bu da Desmond ile Valya’nın beklenen yüzleşmesine ön ayak olur. Valya üzerine gelen bütün askerleri voice kullanarak alt ettikten sonra Desmond’ın karşısına geçer. Desmond ise burada virüsü Valya üzerinde kullanır. Hem Desmond hem de Valya neredeyse ölecekken Tula oraya yetişir ve Valya’yı virüsten kurtarır. Virüsün en büyük beslenme kaynağının korku olduğunu daha önceki bölümlerde öğrenmiştik. Burada ise Korkuya Karşı Dua’nın belki de temellerini görüyoruz. Yine de bir “I must not fear. Fear is the mind-killer” repliğini görmeyi bekledim ama göremedik. Bu biraz beni üzdü açıkcası.

Valya rüyanın tamamını gördükten sonra virüsün kaynağının Desmond olduğunu anlayıp onu öldürmeye çalışıyor. Tula da tabi ki oğlunu öldürmemesi için Valya üzerinde voice kullanıyor. Bunları yukarıda da söyledim ancak şuna değinmedim. Valya, Desmond’a ne yapılacağını Tula’ya bırakırken aslında çok daha büyük bir tehdit ile mücadele ettiklerini fark ediyor. Bu onu bir yandan dehşete düşürürken, bir yandan da Desmond’ın asıl problem olmadığını fark ediyor.

Son sahnede Valya, Ynez ve Keiran’ın Arrakis’e geldiklerini görüyoruz. Peki neden Arrakis’e geldiler? Herkesin rüyasında ortak olarak gördüğü şey solucan. O yüzden araştırmalara buradan başlamak doğru bir karar gibi. Ayrıca Ynez’i de yanından ayırmak istemiyor başına bir şey gelebilir diye. Burada Keiran ile Valya’nın arasındaki ilişki oldukça önemli çünkü Keiran hiçbir Harkonnen’dan haz etmiyor. Tek amacı Ynez’i koruyabilmek. Burada çok hoşuma giden bir detay da var. Harkonnen, Corrino ve Atreides aynı anda Arrakis’e ayak basıyorlar. İleride bu gezegen üzerinden politikaların döneceği 3 büyük hanedanlığı aynı anda görüyoruz. Ufak ama hoş bir detay.

Genel Değerlendirme

İyisiyle kötüsüyle Dune: Prophecy ilk sezonu bitti. Ufak da bir genel değerlendirme yapayım. Dizinin en büyük problemi bence karakterler ile fazla bağ kurulamaması. Valya nispeten tek bağ kurulabilecek karakter fakat onun dışındaki herkes, durumlara ve olaylara hizmet etmekle görevli gibi sadece. Yan karakterler de ilgi çekici olmadığından dolayı; dizi, karakter hikayelerinden uzaklaşıp, evrenin durumunu anlatan bir hikayeye evriliyor. Ayrıca 6 bölümde bu hikayeyi anlatmak da yanlış bir karardı bence. Eğer 6 bölümde anlatılacaksa da bütün bölümler final bölümü kadar uzun olmalıydı. Bu tarz dokunuşlar ile karakterler ile daha fazla bağ kurabileceğimiz sahneler ekleyerek dizinin etkileyiciliği arttırılabilirdi.

Söylediğim olumsuzluklara rağmen evren içerisinde tutarlı bir hikaye anlatılıyor. “Planlar içinde planlar” mottosu başarılı bir şekilde işleniyor dizide. Bu açıdan sevindirici. Tasarımlar, çekimler filmleri fazlasıyla andırdığından farklı bir yerdeymiş gibi hissetmiyoruz. Sadece ikinci sezonda bütçenin biraz daha artmasını ve CGI kalitesinin de buna bağlı olarak yükselmesini bekliyorum.

Yapılan başarısız reklam politikaları yüzünden biraz göz ardı edildi dizi ancak evreni sevenlerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Ben, reklamlar da az yapılınca herhalde bayağı kötü bir iş izleyeceğiz diye düşünürken beklentimin üzerinde bir yapım izledik. Umarım yapımcılar, ikinci sezon ile ilk sezonun üzerine ekleyebilir ve çok daha güzel şeyler izleyebiliriz. Bu zamana kadar okuyan herkese teşekkür ediyorum. Başka bir Dune içeriğinde görüşmek üzere.


Poyraz Akyol‘un diğer yazılarına ulaşmak için buraya tıklayınız.

Daha fazlası için bizi Youtube, Twitter ve Instagram aracılığıyla takip edebilirsiniz.

Dune: Prophecy 5. Bölüm İncelemesi: Fedakarlık Yapılmalı

Dune: Prophecy 4. Bölüm İncelemesi: Söylenti Paniğe Hizmet Eder

Poyraz Akyol
Poyraz Bilgisayar Mühendisi ve Bilgisayar Oyunları Yüksek Lisans Öğrencisi. Film ve dizi izlemek onun en büyük tutkusu, oyun oynamak ise en büyük keyif kaynağı.

Carry-On: Tek Mekân Gerilim Filmi

önceki yazı

Netflix’te Yılbaşı Aşkları Başkadır!

sonraki yazı

Yorumlar

Yorumlar kapatıldı.

Bunlar da ilginizi çekebilir